Ölçü ne?

Salı, 08 Eylül 2009 - 17:12

Televizyonlarda 6-7 Eylül Belgeseli’ni izlerken, takvim yapraklarına takıldım. Bizde ne kadar çok “gün” var. 6-7 Eylül bitti, 12 Eylül geliyor... O bitecek 16, 17 Eylül gelecek. Bilenler bilmeyenlere anlatsın.21 Mayıs, 27 Mayıs, 22 Şubat, 28 Şubat, 8-9 Mart, 12 Mart, 27 Nisan... Hangi birini sayalım. Ne kadar çok gün varsa, o kadar az demokrasi. Ters orantılı.

                                           ***

Demokrasi’yle Cumhuriyet’i birbirinin alternatifi olarak görmekten kaynaklanan, tuhaf bir kronoloji bu. Şimdiki açılımlar bizi bu kötü alışkanlıktan kurtarabilir mi, bilemiyorum. Ne yazık ki tahrikler devam ediyor.Dinci kesim/ İslamcı basın. Ne biçim laf bunlar? Eğer dinci kesim varsa, din karşıtı bir kesim de var, eğer İslamcı basın varsa, İslam karşıtı basın da var, öyle mi? Ama burası bir İslam ülkesi. Kim kimi kategorize ediyor? Ve hangi hakla? En tehlikeli bölünme böyle başlamıştır. Ve bu iş camidekiler/meyhanedekiler ayrımına kadar gelmiştir.

                                            ***

Şimdi açılımcı mısın, değil misin diye yeni bir tasnif var. Ne olacak? Eğer açılımcıysan yandaş ve yalaka’sın... Yoo, öyle değil. Bu hükümetin en sert en koyu muhaliflerinin içinde bile açılımcı arkadaşlar görüyoruz. Buna mukabil, bu hükümetten fevkalade memnun öyle insanlar var ki, açılım’a karşılar. Yâni, kimse kimseye yafta asmaya kalkmasın. Siz sermayeyi de böyle bölüp yeşil, sarı, kırmızı falan diye tasnif ettiniz ama sonradan rüzgara göre nasıl mevzilendiğinizi çok iyi biliriz.

Yandex.Metrica