Ölçüye dikkat

Pazar, 14 Ocak 2018 - 05:00

Mahkemeleri de birbirine düşürdük.
AYM diyor ki: -
Hak ihlali var.
Yerel Mahkeme ise AYM’ye diyor ki:
- Bu yaptığın yetki gasbıdır. Hangisi doğru? İster misiniz iki mahkeme kendi aralarında -ayrıca mahkemelik olsun?



Zannedersiniz ki Şahin Alpay ve Mehmet Altan “bizdendir/onlardandır” diye kategorize edilmektedir...
Asla. Onlara, ne AYM’nin bir lütfu bu, ne de Yerel Mahkeme’nin -zannetmem ki özel bir garezi.
Kişilikleriyle hiçbir ilgisi yok. Eğer öyle olsaydı, diğer 2 başvuru sahibi de aynı torbada yer alırdı. Niye yoklar?



Demek ki sadece hukuk konuşuyor. Sadece yorum farkı var. Ve belki daha da bir sürü nüans...
Yani bazı mahkemelerin bağımsız, bazı mahkemelerin ise “bağımlı” olduğunu söyleyemezsiniz...
“Hiçbir Türk Hukukçusu, hiçbir yerden talimat almaz.” Şuna bir kerecik inansak, mesele zaten çözülecek. Fakat hayır... Siyasi partiler hemen ortaya fırlayıp ille de konuşuyor.

.........

Sonuç: Yargı’nın problemi yargıda değil. Siyasettedir... Biraz susun yahu...
Ortada bir hukuki hata varsa, zaten düzeltilir.

“Millet adına”

Yeri gelmişken...

Mahkeme kararları “Türk Milleti adına” veriliyor diye, nihai çözümü seçim sandığına devredemeyiz... Orası halk mahkemesi değildir. Seçim, hiçbir sanığı aklayamaz veya suçlayamaz. O işe yargı bakar.



Fakat bu bizim eski huyumuz. Her seçim zaferi, ya da her seçim hezimeti neredeyse bir hukuki içtihat gibi sunulmuştur.

Örnek verip eski yaraları depreştirmek istemiyorum. Ama yeter. Yargı’yla siyasetin arasına kalın bir duvar örmeliyiz artık. Hem iktidarları hem muhalefetleri, bu kötü alışkanlıktan kurtarmalıyız. “Türk Milleti adına.”