Öldüren telefon!

Cumartesi, 03 Temmuz 2010 - 15:01

Öldüren telefon!

Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Fransızca Bölümü öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Abdullah Er, otomobil kullanırken cep telefonu ile konuşmanın bedelini hayatıyla ödedi. 48 yaşındaki Yrd.Doç.Dr. Er, Aşkale’den Erzurum’a gelirken öğretmen eşine, “15 dakika sonra evdeyim” dediği sırada, otomobiliyle takla atarak su kanalına düştü. Yrd.Doç.Dr. Er’i, eşi, telefonda duyduğu kaza sesi üzerine hastanelerde aradı ve ağır yaralı buldu. Tüm çabalara rağmen kurtarılamayan Yrd.Doç.Dr. Er, memleketi Erzincan'ın Kemaliye İlçesi'ne götürülerek toprağa verildi.

Kaza, 30 Haziran Çarşamba günü saat 22.00 sıralarında meydana geldi. Aşkale’den, Erzurum’a dönmek için 25 ER 798 plakalı otomobiliyle yola çıkan Yrd.Doç.Dr. Abdullah Er, geç kaldığı için eşi 40 yaşındaki Ferhat Er’e telefon açtı. Çay Köy yakınında olduğunu ve en fazla 15 dakika sonra Atatürk Üniversitesi yerleşkesi içindeki evine varacağını söyleyen Yrd.Doç.Dr. Er'in konuşma sırasında direksiyon kontrolünü yitirdiği otomobil taklalar atarak bölünmüş yolun ortasındaki su kanalına düştü. Bu sırada telefonu kapatmayan Ferhat Er, eşinin kaza geçirdiğini duydu. Kazada ağır yaralanan Yrd.Doç.Dr. Abdullah Er, yoldan geçen sürücüler tarafından Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Aziziye Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Ancak Yrd.Doç.Dr. Er, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Yrd.Doç.Dr. Abdullah Er'in cenazesi, Atatürk Üniversitesi'nde görevli çalışma arkadaşları ve ailesi tarafından memleketi Kemaliye’ye götürüldü. Erzurum merkezdeki Evliya Çelebi İlköğretim Okulu'nda sınıf öğretmeni olan Ferhat Er, “Cep telefonuyla konuşurken otomobili süreceğini tahmin etmiyordum. Kazayı duyduktan sonraki bekleme süreci bir ömür kadar uzundu” dedi. Yrd.Doç.Dr. Abdullah Er'in İstanbul’da Hukuk Fakültesi'nde okuyan kızı 19 yaşındaki Fatma Er ile okçulukta Yıldızlar Türkiye Şampiyonu olan lise öğrencisi oğlu 16 yaşındaki Mehmet Sıtkı Er, cenazede gözyaşlarını tutamadı.

Kemaliye’nin Yuva Köyü'nde eşi Sıtkı Er’in ölümünden sonra tek başına yaşadığını anlatan 80 yaşındaki Ümmügülsüm Er ise “Oğlum beni Kemaliye’de hiç yalnız bırakmazdı. Her ay en az bir kez gelirdi. Şimdi torunlarımla tatile geldiler sandım. Karşıma oğlumun cenazesi çıktı” diyerek ağladı.

Kemaliye’nin tarihi, müziği ve folklorü üzerine uzun yıllar araştırmalar yapan ve Dilli Deresi'nde 3 bin 500 yıllık Türk kaya resimlerini bulan Yrd.Doç.Dr. Abdullah Er'in birçok müzik enstrümanı çaldığı belirtildi.

Yrd.Doç.Dr. Er'in cenazesi, Kemaliye Tahta Camisi'ndeki cenaze namazının ardından Yuva Köyü'ndeki aile mezarlığında toprağa verildi.