Olmayana ergi

Salı, 29 Eylül 2009 - 10:44

Derler ya, doğmamış çocuğa don biçilmez. Gelmemiş mektuba da cevap verilmez. Şimdi Baykal, Erdoğan’ın mektubunu bekliyor. Gelsin ki cevap versin.

                                                                                       ?

Peki Başbakan ne diyebilir mektubunda? Mesela dese ki: Sevgili Baykal, Türkiye Cumhuriyeti Laik, Demokratik bir Hukuk Devletidir. Başkenti Ankara’dır. Bayrağı ay-yıldızlı albayraktır. Resmî dili Türkçe’dir. Tek millet, tek devlet ve tek vatandır. Geriye ne kalıyor? Öyleyse değer mi kavga etmeye?

                                                                                      ?

Şuraya gelmek istiyorum. Açılım paketinde nelerin olduğu’ndan ziyade nelerin olmadığı ve asla olamayacağı vurgulansaydı, iki aydır kimse boşuna nefes tüketmezdi. Zira olmazsa olmaz’lar belirlenince gerisi teferruattır.

                                                                                      ?

Yâni, olmayana ergi diye bir yöntemden bahsediyorum. Olacakları değil, olmayacakları konuşalım önce... Onlarda mutabık kalırsak, işimiz kolaylaşır. Yeni bir anayasa yapacaksak, yahut bazı maddelerini değiştireceksek, orada da aynı yöntemi kullanalım. Uzlaşma kültürü olmayan insanlarız biz...

Hiçbir müzakereye balıklama dalamayız. Eğer dalarsak daha birinci cümlede kavga ederiz. Öyleyse? Pakette neler var’dan önce neler yok’u sorgulayalım. Neler olabilir’den önce neler olamaz’ı konuşalım.

                                                                                     ?

Sevgili okuyucular. Size desem ki:

- İçinizde Misak-ı Milli’ye itirazı olan var mı?

- Yok. - Varsa çıksın ortaya.

- Hayır, yok.

Komik bir soru ama gayet net ve berrak bir örnek vermek istedim. En zor denklemleri çözerken bile önce ortak bir değer aranır. İşte ona ‘payda’ denir.