Olmaz ilâç

Pazartesi, 25 Ocak 2010 - 05:00

Kimine göre boru, kimine göre lav silahı.

Arada bu kadar fark olur mu? Birinin kağıt parçası dediği şeye öbürü ıslak imza diyor.

Sen istediğin kadar tatbikat de, öbür taraf balyoz diye bastırıyor.

Suikast planı mı, yoksa köstebek takibi mi? Gelin de çıkın işin içinden. Havada şu gördüğünüz tayyare mi seyyare mi?

***

Bunları yargı çözecek diye bekliyorsunuz.

Nasıl çözsün?

Halatın bir ucundan siz çekiyorsunuz, öbür ucundan onlar çekiyor... İki takım da kalabalık.

Arada bir cevher yumurtluyorsunuz:

- Konu yargıda olduğu için fazla konuşamam.

Daha ne konuşacaksınız? Söyleyeceğinizi söylediniz.

***

Beri tarafta öbür tartışmayı unutmayın. Milli Birlik ve Kardeşlik Planı dediğiniz açılım’a Yıkım Projesi diyenler var. Hem de epey iddialılar.

Yargı bunu hiç çözemez.

Çözse çözse seçim sandığı çözer. Ama o iş nasıl olacak? Çoğunluk daima haklı mıdır? Yoksa buna tahakküm mü denir? Siz bunda bile mutabık değilsiniz. Önce bir anlaşın bakalım.

***

Bir de fikrinize saygılıyım modası çıktı.

İpe sapa gelmez fikirlere niçin saygı duyacaksınız kardeşim? Adamın ağzına tıkayan yok. Bırakın konuşsun. Ama saygı duymak niye? Çok mu kibarsınız? Belli oluyor. Her lafınızda karşılıklı hakaret var. Ama saygı duyuyorsunuz, vay.. Kürsüye çıkıp konuşmaya hep sayın diye başlıyor hep saygılar diye bitiriyorsunuz. Yahu çok şekersiniz. Yarını iple çekiyorum. Gurup toplantılarında ağzınızdan bal akacak yine, bal.