Ölüm kalım meselesi

Annesini, bir doğa yürüyüşünde geçirdiği kaza sonucunda kaybetmiş Zorbey Aktuyun (28). Ama dağlara küsmemiş, aksine iç içe olmuş. Hatta 13 yıldır biraz da annesi için kaya tırmanışı yapıyor

Ölüm kalım meselesi

Zamanının çoğunu Bafa Gölü’nün, Avrupa’nın, Çin’in, Arjantin’in, Afrika’nın yalçın kayalarında geçiriyor. O, hayatını parmaklarının ucuyla tutunabildiği küçük çıkıntılara emanet eden, yerçekimine meydan okuyan bir kaya sevdalısı.

Röportaj: Ali R. Karadağ

Kaya tırmanışı denince akla gelen ilk isimlerdensin. Kaç yıldır kaya tırmanıyorsun?

Spora tenisle başladım. 15 yaşımdayken kamp malzemeleri satan bir dükkanda kaya tırmanışı yapan biriyle tanıştım. Onun malzemelerini kullanarak ilk tırmanışlarımı yaptım. Hâlâ da benim partnerimdir dağlarda. Zamanla tek uğraşım tırmanış oldu. 13 yıldır tırmanıyorum.

Neden kaya tırmanışını daha çok sevdin? Adrenalin meselesi mi?

Tırmanış sporunun bir hayat felsefesi var. Doğada olmak önemli. Bu spor hem performans hem meditasyon demek. Artık odaklanabildiğim tek şey tırmanmak. Bazen 6 saat tırmandıktan sonra zamanın geçtiğini fark edebiliyorum.

Tehlikeli bir spor ama.

Bu sporun tehlikeleri hayatımı şekillendirdi. Sporcu bir aileden geliyorum. 15 yaşındayken annem bir doğa yürüyüşü (trekking) sırasında geçirdiği kaza nedeniyle öldü. Annemin çok sevdiği doğaya ve bu spora sırtımı dönemedim, kaza nedeniyle dağları suçlamadım. Sanırım ters psikoloji uyguladım, dağlara küsmek yerine daha çok dağlarda zaman geçirdim.

Milli Takım’a ne zaman seçildin?

Milli Takım’a girmek için başarılı bir tırmanışçı olmanız gerek. 2003’te yapay duvarda yapılan bir yarışmaya katıldım, ilk deneyimim olmasına rağmen üçüncülük derecesi aldım. Bu başarı beni motive etti. Başarılar art arda gelince 2007’de Milli Takım’a seçildim. Dereceler kazandım ama tırmanışa daha çok zaman ayırmak için 2011’de takımdan ayrıldım. Zaten bireysel tırmanışları seviyorum. Takımı bıraktıktan sonra kendimi yeniden buldum. Uzak ülkelerdeki dağlara gitmeye başladım.

Hangi ülkelerde kaya tırmanışlarına katıldın?

Birçok ülkede... Çin, Hindistan, Arjantin, Güney Afrika... Gittiğim yerlerde bu alanın en iyi atletleriyle tırmandım. Çok da yararlı oldu, çünkü dağcılık ve tırmanış kültürleri çok zengin. 100 yıllık kültürel ve teknik birikimleri var.

Söylediğin ülkelere gitmek kolay olmasa gerek. Finansman işini nasıl hallettin?

Sponsorluk, genellikle ürün tedarikiyle sınırlı kalıyor. Ulaşım ve diğer masrafları dostlarımın yardımıyla sağladım şimdiye kadar. Ama tabii ki ürün sponsorluğu da önemli. Çoğu teknolojik ve pahalı ürünler. Bir tırmanıştan sonra çok yıprandığı için atmak zorunda kaldığımız malzemeler var. Malzeme sponsorum olmasa bu sporu yapmak zor olurdu benim için. North Face sponsorluğunda Niğde- Aladağlar’da Doğu Duvarı’na çıktık mesela. Türkiye’nin en zor duvar tırmanışıdır orası. Tırmanışımız 34 saat sürmüştü.

Kullandığınız malzemelerinden bahset biraz da.

Kaya tırmanış ayakkabıları (friction), emniyet kemeri, ip, magnezyum tozu, esnek ve dayanıklı hafif kıyafetler, teknik ekipmanlar, tulum-çadır... Hepsi de dayanıklı ve işlevsel olmalı.

Hangi sıklıkla tırmanıyorsun?

Haftanın beş günü... Antrenman ve süreklilik çok önemli. Bazen sabah 5’te kalkarım tırmanmak için. Saatlerce duvarda kalırım. Tırmanıyorum, yeni rotalar açıyorum ve yeni tırmanış bölgeleri seçiyorum. Hep dağlardayım yani.

Tercih ettiğin bir tırmanış bölgesi var mı?

Dünyanın en büyük kaya tırmanış alanında, Bafa’da yaşıyorum. Bir tırmanıcı için çok büyük bir lüks bu. Ayrıca Antalya-Olympos, Niğde-Aladağlar favori yerlerim.

Kitabını annesine ithaf etti

Tırmanmanın dışında neler yapıyorsun?

Kaya tırmanışı konusunda teknik bilgilerimi paylaşıyorum, sporcular için üretilen ürünleri test ediyorum, ayrıca antrenörüm, eğitmenim, yazarım. Açtığım rotaları kitaplaştırdım. Bu yıl hazırladığım ‘Bafa Gölü Bouldering’ adlı kitabım Türkiye dışında Amerika ve İsviçre’de de satılacak.

Kitabın ne gibi bir faydası olacak ki tırmanmayı zaten bilenlere?

Açtığım rotalarda tırmanmak için şimdiden birçok sporcu bölgeye geldi. Daha da gelecek kişiler var. Bafa’ya asla yolu düşmeyecek olan bu kişiler sadece rotaları merak ettikleri için geliyorlar. Zincirleme bir reaksiyon bu. Avrupa’da binlerce sporcu yayınlanmış rotalarda çıkışlar yapmak için gider ve dener. Gittikleri bölgeyi de beslerler. Tırmanış alanlarındaki arazilerin fiyatı bile artıyor.

Kitabını annen Yonca Aktuyun’a ve Erdem Tapul’a ithaf ettiğini görüyorum.

Erdem, hem çok sevdiğim bir dostum hem de tırmanış partnerimdi. Bir kış tırmanışında, çığ kazasında kaybettik onu. Ölümü beni çok etkiledi. Sadece kendim için değil; annem ve Erdem için de tırmanıyorum dağlara...