A. Yavuz Kocaömer

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/02/01/8186505.a-yavuz-kocaomer.png

Önce insan sonra hakem

Pazartesi, 19 Temmuz 2010 - 05:00

2 hafta önce, Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğitim Vakfı’nın (TESYEV) organizasyonu ile LİG TV’nin davetlisi olarak Türkiye’ye gelen dünyaca ünlü eski hakemlerinden Dr. Markus Merk ile tanışıklığımız bundan 1-2 yıl önce Almanya’da olmuştu. Daha sonra ricamız üzerine İstanbul’a geldi. Futbol ile yakından ilgilenenlerimiz Markus Merk’in ne kadar başarılı ve düzgün bir hakem olduğunu bilir. Dr. Markus 3 defa dünyanın, 7 defa ise Almanya’nın en iyi hakemi seçilmişti. Aslen diş hekimi olan Markus Merk, 1991 yılında ilk defa Güney Hindistan’a gider. 35 çocuk yurdunda 2500 çocuğun dişlerini kontrol ve tedavi eder. Gördüğü manzara karşısında çok üzülen ve bu insanlar için bir şeyler yapmak gerektiğine inanan Markus Merk, 2 sene sonra Hintli bir aile ile birlikte 17 dönümlük bir arsa satın alır. 1996 yılında ise Kaiserslautern’de ‘Hindistan Yardımı’ isimli kamu yararına bir dernek kurar.

3 tane çocuk köyü

Bugün gelinen noktada Sogos Patty, Mary Martha ve Benedict isimli 3 tane çocuk köyü kurar. Şu anda bu okullarda 1050 öğrenci ders görürken, aynı köyler içinde kurulmuş 10 yetim evinde ise 140 yetim barınmakta. Markus’un 4’üncü yeni biten projesi ise bir yaşlılar evi. Bu arada 2011 yılında Benedict okuluna ilave yapılarak buradaki öğrenci sayısı da artırılacak. Bu arada Mary Martha Çocuk Köyü’nün yakınlarında 50 yataklı bir ‘Yetim Evi’ daha bitmek üzere. Sosyal konulardaki duyarlılık ve meydana getirdiği eserler için Dr. Markus, 2005 yılında Alman Devlet Liyakat Nişanı’nı alıyor. 2 yıl önce diş hekimliğini bırakan Markus, Almanya’da haftada en az 3 gün ‘Güvenli Karar Vermek’ isimli konferanslarla şirketlerin yöneticileri ile bir araya geliyor. Bizlerin deyimiyle ‘Adam gibi adam’ olan Markus Merk, eminiz Türk futboluna da önümüzdeki dönemde önemli katkılar sağlayacaktır.

Görme engelliler sporları

Türkiye Görme Engelliler Spor Federasyonu’na bağlı olarak goalball, futsal B1, futsal B2-B3, yüzme, halter, atletizm, satranç ve judo dallarında 60’ın üzerinde görme engelliler spor kulübü faaliyet gösteriyor. Çok değil bundan 10 yıl önce görme engelliler spor kulüpleri sayısı sıfırdı. 1999 yılında ilk goalball toplarını (içinde zil olan toplar) Atatürk Havalimanı’nda bir torba içinde gümrüğe getirdiğimde kontrol memurları da çok şaşırmıştı. Özellikle son senelerde Mesut Dedeoğlu’nun başkanlığında görme engelliler sporu yalnız yurt içi müsabakalarda değil, uluslararası alanda da önemli başarılara imza atmaya başladı. Uluslararası Görme Engelliler Spor Federasyonu Genel Sekreterliği de (IBSA) şu anda Mesut Dedeoğlu tarafından yürütülüyor. Son 2 yılda, özellikle goalball, halter ve judoda uluslararası başarılar peş peşe gelmeye başladı. Geçtiğimiz yıl Amerika’da yapılan Halter Dünya Şampiyonası’nda 3 altın, 4 gümüş ve 3 bronz madalya kazanan görme engelli haltercilerimizden Serhat Uz kendi kilosunda bir dünya rekorunun da sahibi oldu. Yine geçtiğimiz yıl Amerika’da yapılan Dünya Gençlik Oyunları’nda 4 altın, 1 gümüş ve 1 bronz madalya kazanan görme engelli sporcularımız bu yıl Antalya’da yapılan Dünya Judo Şampiyonası’nda 2 bronz madalya elde ederek kızlarda takım halinde ikinci oldular. Şampiyonaya katılan ülke sayısının 38 olduğunu söylersek başarının önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.

Sistem önemli Sistemli çalışıldığı zaman neler olabileceği böylece daha net bir şekilde görülüyor. Şimdi Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğitim Vakfı (TESYEV) önümüzdeki haftalarda Görme Engelliler Spor Federasyonu’na bağlı spor kulüplerine yurt dışından getireceği 450 adet futsal topu ile bir o kadar da goalball topunu dağıtacak. Engelli grupları içinde eğitim seviyesi en yüksek grup görme engellilerdir. Bu avantajlarını, kişisel hırslarını bir kenara bırakarak, Görme Engelliler Spor Federasyonu’na daha fazla destek vererek kullanırlarsa bu sporlarda uluslararası başarılarımızın daha da artacağına inanıyoruz.

ÇENGELLİ PANO

Burası Türkiye

Ülke nüfusunun yüzde 12’si engelli olmasına rağmen ülkemizde ne yazık ki engelliler ile ilgili konularda da ‘Burası Türkiye’ dedirten uygulamalara imza atılıyor. 5 Mayıs’ı kamu yöneticilerinin bilip bilmediklerini sorgulayacak değilim ancak 3 Aralık’ı biliyorlar, şüphem yok. Ülkemizde engelliler ile ilgili günlerde yeni bir şey yapılmaz, engellilerin yaşadıkları sorunlar her sene dile getirilir. Sözüm ona dernek ve vakıflar ‘klasik sorunları’ sıralayıp çözüm bekler. Devlet de ‘Elimizden geleni yapacağız’ diyerek geçiştirir. Engelli istihdamında ilerleme kaydedildi deniliyor ve 38 bin engelli alınacağı reklam ediliyor. Peki hangi kadroya biliyor musunuz? Lise mezunu 2 bin engelli ‘Hizmetli’ olarak atanacak. Oysa KPSS’de aynı eğitim düzeyinde mezun olanlara daha çok kadro ve pozisyon sunuluyor. Ancak engellilere gelince, meydancı, büro işçisi, hizmetli, santral memuru.

İsmail Çevikbaş

Tel: 0507 237 42 67

bilgeturk_84@hotmail.com

‘Her şey için teşekkürler’

15.06.2010’da Mustafa Kemal Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden mezun oldum. Daha önce de Harran Üniversitesi Bozova Meslek Yüksekokulu’nu bitirmiştim. Bu geçen süre içerisinde bana yön veren, fikir veren, akli selim hareket etmeyi, insanları sadece ve sadece insan oldukları için sevmeyi aşılayan, hayatımda sevinç kaynağı olan ve lisans eğitimim süresince bana verilen burstan dolayı çok değerli Yavuz Kocaömer ağabeyime ve TESYEV ailesine sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Kelimeler TESYEV’i ve siz değerli başkanımızı anlatmaya kifayetsiz kalıyor.

Hüseyin Polat

hpolat_063@hotmail.com

Su Ürünleri Mühendisi

Engelli vatandaşlara duyurulur

Şişli Etfal Hastanesi, engelli olarak heyet rapor alanlardan aşağıdaki bakanlık genelgesini bilmedikleri için ücret alıyordu. Maalesef ben de bu furyaya katıldım. Ama daha sonra hastaneye bir dilekçe yazarak bakanlık genelgesini de ekleyerek önce evrak kayıt bölümüne, sonra da Ana Bina B girişinden nakit ücret gişesine gidip gerekli işleri yaptıktan sonra ödediğim paraları geri aldım. Bu hususun engelli insanlarımıza gazeteniz aracılığı ile duyurulmasını rica ederim. Müracaat yaparken hastane barkotu da mutlaka yanınızda olmalı. Aksi takdirde ödeme alamazsınız.

Süreyya Ayçe

İşte o genelge

“3.3.2004 tarih ve 3539 (2004/30) sayılı Bakanlığımız genelgesinde: “Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik’te de belirtilen yetkili sağlık kuruluşlarına özürlü sağlık kurulu raporu almak için başvuran vatandaşların raporlarından, bağış veya evrak parası adı altında herhangi bir ücret talep edilmemesi, muayene, tetkik ve sağlık kurulu raporu işlemleri neticesinde doğan hizmet bedellerinin; 28.01.2002/ 3654 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve 3.12.2002/58 sayılı Başbakanlık Genelgesi uyarınca muayene, tetkik ve rapor ücreti alınmaması gerekmektedir” hükmü yer almasına rağmen vatandaşlarımızdan ücret talebi olduğu konusunda bakanlığımıza bilgi gelmektedir. Söz konusu genelge hükümlerine titizlikle uyulması hususunda gerekli hassasiyetin gösterilmesini önemle rica ederim.

Prof. Dr. Nihat Tosun Müsteşar

2