Önce öğrenmek

Pazartesi, 22 Mart 2010 - 05:00

Referandumda, önünüze konan pakete bakacaksınız, maddelerin bazılarını beğeneceksiniz, bazılarını beğenmeyeceksiniz.

Ama ayıklama imkânınız yok. Buna evet, öbürüne hayır demeniz mümkün değil.

Ya hep, ya hiç.

Paketin tümüne evet veya hayır.

***

Referandumlar böyledir. Mesela 15 maddelik bir değişiklik paketine, her madde için ayrı ayrı değil tek mühür basacaksınız.

Evet veya hayır.

Yaygın itiraz şu:

- Olur mu efendim? Bazılarına evet diyeceğim, bazılarına hayır.

Tamam da, böyle bir referandumun bana örneğini gösterin. Dünyada eşi yok.

Referandumların formatı bu.

Tek kelimeyle cevap.



Sevgili okuyucular.

Beterin beteri var.

Ya 15 maddelik bir değişiklik paketi değil de önünüze 150 maddelik yeni bir anayasa koysalar ne yapacaksınız?

- Efendim, ben yine her maddeye ayrı cevap vermek istiyorum.

Olmaz.

1961 Anayasasını oylamaya sunduk. Tümüne birden evet mi hayır mı?

Sonuç evet çıktı.

1982 Anayasasını hatırlamaz mısınız? Yüzde 93 Evet. Hem de hiçbir maddesini okumadan.

Hiçbir şerh koymadan.

Kayıtsız şartsız...

Evet veya hayır.

*** 

İşte, referandum, böyle bir kurum. Böyle bir oylama... Kural gayet açık.

Bunu öğrenmeden kimse ahkâm kesmesin. Önce öğrensin referandumun ne olduğunu... Özellikle de okumuş insanlar... Önce öğrensin.

Neye benzer?

Ben Nihavent Faslı’nı severim. Ama seri’nin içinde bazen sevmediğim şarkılar da gelir geçer.

Mecburen, onları da dinlerim. Hatta katlanırım. Çünkü ben Nihaventçiyim.

Ahter-i düşkün / Nar-ı aşkın / Sevdiceğim / Saçlarına bağlanalı diye bir dizi şaheser sürüp giderken araya aman ey gonca-i nevres nihalim diye aptal bir şarkı da sıkışmışsa ne yapayım?

Mesele bu kadar basit... Anlayanlar anlamayanlara anlatsın lütfen.