Öncelikle çocuğun menfaati düşünülür

Pazartesi, 04 Ocak 2010 - 05:00

Üç yıl önce boşandım. Dokuz yaşındaki kızımın velayeti mahkeme tarafından annesine verildi. Artık ben almak istiyorum. Bu mümkün mü? Bunun için ne yapmam lazım? A.K.

Reşit olmayan çocukların velayeti boşanma halinde anaya veya babaya verilir. Bu konuda kararı boşanma davasına bakan hakim verir. Bu konuda karar verilirken öncelikle çocuğun menfaati düşünülür. Çocuğa kim daha iyi bakacaksa çocuk kimin yanında daha iyi bir geleceğe hazırlanacak ise hakim bunu araştırır ve velayet konusunda karar verir. Ancak zaman içinde şartlar değişebilir. Bu halde de çocuğun velayeti, veli olandan alınıp diğer eşe verilebilir. Ancak bu konuda da kararı hakim verir. Dolayısı ile çocuğun velayetini almak isteyen eş aile mahkemesinde dava açmalı ve velayetin kendisine verilmesi için haklı nedenlerini ispatlamalıdır. Tabii burada da hakim çocuğun menfaatini düşünerek gerekli kararı verir. Ya talebi kabul eder veya reddeder.

Hapis cezası var

Eşimden boşandım. Boşanma anlaşmalı oldu. Eşim bana ve çocuğumuza nafaka vermeyi ve tazminatı kabul etti. Ama boşanma kararından sonra bunları vermedi. Üzerine gitmeye korkuyorum çocuğumu kaçırabilir. Böyle bir şey olabilir mi? S.K.

Önce sormam lazım: Nafaka ve tazminat hususu mahkeme kararına geçti mi? Yani boşanma kararında bunlar var mı? Bazı hallerde, eşler hukukçu olmadığı için, sözlü anlaşmanın yeterli olduğunu zannedip bu hususu mahkeme kararına geçirmekte ihmal gösteriyorlar. Şayet karara geçti ise ve nafaka ödenmiyorsa, nafaka borcunun diğer borca göre özelliği vardır. Nafaka borcunu ödemeyen borçlu hakkında üç aya kadar hapis cezası verilir. Dolayısı ile hapis tazyiki altında nafaka borçlusu borcunu öder. İkincisi, çocuğu kaçırma konusu. Velayeti bir tarafa verilmiş çocuğu, velayeti kendisine verilmemiş ana veya babanın kaçırması halinde kaçıran kişiye Türk Ceza Kanunu’na göre üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. Kaçırma olayı cebir-şiddet kullanılarak yapılmışsa veya çocuk on iki yaşını bitirmemişse verilecek ceza bir katı oranında artırılır. Bunu bilmenizde yarar var ve hatta sanki aklınıza gelmiyormuş gibi bir bahane ile eşinize duyurmanızda da belki yarar var. Zira bahsettiğim cezalar az bir ceza değil, caydırıcı olabilecek cezadır.

Borçlu olan şirkettir

Bir hastanede çalışmakta iken ücretlerimiz ödenmemeye başladı. Birkaç ay sonra grup halinde işten ayrıldık. İşverene ihtarname çektik, bir kısmımız parasını aldı, ben alamadım. Şimdi hastanenin el değiştirme ihtimalini duyduk. Bu durumda hakkımız kaybolur mu? S.G.

Bir şirket ortak değiştirebilir veya eski ortakların hisselerini devralarak ortaklık yeni kimselere geçebilir. Ancak alacakları ve borçları baki kalır. Zaten hisse değişimi ile hükmi şahsiyet yani şirketin kendisi değişmez. Size borçlu olan şirket ortağı kişiler değil şirket hükmi şahsiyetidir. Yani anlayacağınız gibi ortakların değişmesi sizin alacağınızın ortadan kalkması anlamına gelmez, alacağınızı tahsil için vakit geçirmeden iş mahkemesinde dava açmanızı öneririm. Bu konuda gecikmeyin. Çünki davanız biraz zaman alabilir.