Onlar çiçek buketini sanata dönüştürüyor

a
a
Pazar, 14 Kasım 2010 - 10:16


Onlar çiçek buketini sanata dönüştürüyor

ASLI KUSEYRİOĞLU: İnsanları mutlu etmekten keyif alıyorum

Aslı Kuseyrioğlu çiçek işini 2003 yılından bu yana yapıyor. Cherie Flowers organizasyon şirketi ile çok başarılı. Çiçek dükkanında yok yok. Kuseyrioğlu keyfi olarak başladığı bu işi sonradan çok sevdiğini söylüyor: “Sevdiğim bir iş olduğunu anladım, müşterilerden gelen istekler ve kendi isteğim doğrultusunda işleri büyüttük. İnsanların, insanlara maddi ya da manevi bir şeyler verdikleri zaman kendilerini insan olarak hissettiklerine inanan bir yapıya sahibim. Bu işte de insanları mutlu etmekten keyif alıyorum, güzel günlerine vesile olmaktan keyif alıyorum. Daha önce vakıf işlerinde çalışıyordum. Şimdi ise çiçek ustası ortağımla beraber, dokuz kişiyle çalışıyorum. Çocuklarım yurt dışında okuduğu için buradaki iş tempomu yükselttim. Bütün enerjimi, elektriğimi işe verdim.” Siparişlerde ve organizasyonlarda sadece taze çiçek kullandıklarını söyleyen Kuseyrioğlu, “Müşterinin isteğine göre yapay çiçek kullanıyoruz ama vitrinimizde durmuyor. Çiçek siparişlerinin yanı sıra firmaların promosyon işleri, özel günler, kutlamalar v.s. de hazırlıyoruz. Düğün planlama konusunda da müşterilere yardımcı oluyoruz. Titiz bir yapıya sahibim. Bir düğün hazırlığı üç-beş ayı alıyor. Her şey kişiye özel yapılıyor. İşimi gerçekten çok seviyorum. İnsanları mutlu etmek kişiliğimin olgunlaşmasına sebep oluyor. Ne olduğumun her zaman farkındayımdır. İnsanlara yaklaşım şekli sebebiyle bu mühim bir olay” diyor. Aslı Kuseyrioğlu en çok şakayık seviyor. Bir de begonvil ve lila rengi gülleri... “Şakayık olmak isterdim. Katmer katmerdir, baktıkça içine girdiğin çiçektir.” Başka şube açmayı düşünmediğini belirten Kuseyrioğlu “Olduğum yerde büyümeyi tercih ediyorum. Her kesime elimizden geldiğince hitap etmeye çalışıyoruz. Çiçekçi dükkanıyız ama organizasyon işlerimiz de çok yoğun” diyor.

NİLGÜN KEÇİLİ: Hala amatör bir ruhla çalışıyorum

Çiçekçiliğe gönül veren, bu işle profesyonel olarak 28 yıldır uğraşan Nilgün Keçili, çiçekçilikte en deneyimli isim kuşkusuz. Nazlım Çiçekçilik olarak, Akmerkez açıldığından bu yana neredeyse 18 yıldır oradaki çiçekçi dükkanını işleten Keçili, İstinyePark’taki dükkanını ise kısa bir süre önce kapattı. Bu işin duayenlerinden... 28 yıl önce çiçek işine Nispetiye Caddesi’nde bir mağaza açarak yakın bir arkadaşıyla başladığını söyleyen Keçili, “Başladığımızda her şey o kadar farklıydı ki; bir buket dediğiniz zaman selefon kağıda yedi tane gül koyup üçgen bir paket yapılıyordu, buket buydu. Buna farklılık getirdik, çok değişik buketler, sepetler yaptık şık bir yer açtık, ikebana (çiçek düzenleme sanatı) kurslarına gittim, işi öğrendim ve gerçekten çok popüler olduk. Büyük kuruluşların süslemeleri ve çiçek gönderimlerini yapıyor, siparişlere yetişemiyorduk. İş olduğu zaman 18 sepet çıkıyordu günde. Çalışanlara önlükler giydirdik, yetiştirdik. Ortağımı kaybettikten sonra yola kendim devam ettim “ diyor. o gün bugündür Nilgün Keçili, işine aynı heyecanla devam ediyor. Keçili, organizasyon şirketlerinin çoğalmasıyla çiçekçilik işinin de değişime uğradığını vurguluyor ve devam ediyor: “iş çok şekil değiştirdi, farklı yerlere gitti, gelişeceğine dejenere oldu. Büyük bir sektör, işin eğitimi, okulu, kursu yok. Bir çırak ya da kalfayı alır yetiştirirsiniz, bir problem çıkar biri üç kuruş fazla verip çocuğu çeker alır. Sonra yeni baştan... Markamın kopyaları çıktı, mahkemeye verdik netice alamadık. Bunlarla mücadele etmek yavaş yavaş işin sonunu getiriyor... Kolay değil bu iş. Yurt dışından getirttiğim kitapları her gün tekrar tekrar inceliyorum. Geliştirmek için, yaratıcı bir şey yapmak için çaba veriyoruz. Hala amatörce uğraşıyorum, artık giden çiçeğin fiyatı önemli değil benim için. Bir iş alındığı zaman o güzel olana kadar uğraşıyorum.” Nilgün Keçili en çok şakayık çiçeğini seviyor, bir de bahçe güllerini ve “Şakayık kısa dönem olan ve bir gün yaşayan bir çiçek. İkinci günü çıkarırsa ne ala. Lisyantus’u da çok severim.” diyor. 

EKİN ÇARMIKLI ‘Küçük yaşlardaki merakım mesleğim haline geldi’

 Ekin Çarmıklı, bir buçuk sene önce açtığı La Maison des Fleurs ile çiçekçilik işinde iddiasını sürdürüyor. Çarmıklı çiçekçilik öyküsünü şöyle anlatıyor: “Her zaman sanata ve sanatla ilgili mesleklere karşı ilgim vardı. Eğitim hayatım süresince hep sanat ve dizayn dersleri aldım. Bu ilgimi kariyerim için seçmiş olduğum organizasyon sektörüyle birleştirince bundan bir sene önce ortaya La Masion des Fleurs çıktı. Rahmetli büyükbabam çiçeklere ve bitkilere çok meraklı birisiydi; kendi ilgisini torunlarıyla paylaşmayı ve bu merakını bize aktarmayı isterdi. Büyükbabamın sayesinde bana küçük yaşlarda işlenmiş olan bir merak, hobiye dönüştü. Öğrenci olduğum yıllarda cep harçlığımın büyük bir kısmı hep çiçeklere giderdi. Bu merakım bugün mesleğim haline geldi. Her gün hobimi yapıyorum diyebilirim.” Çarmıklı, alışılmışın dışında çiçekçi olarak faaliyet gösterdiklerinin altını çizip devam ediyor: “Kendi işimi kurmadan yurt dışında ve yurt içinde organizasyon ve servis sektörünün önde gelen isimleriyle birlikte çalışma fırsatım oldu. Şimdilik sadece Kuruçeşme’deki mağazamızdan hizmet veriyoruz. Ancak şehir içinde ve şehir dışında şube açmaya yönelik projelerimiz var. Ekin Çarmıklı çiçeklerin arasında çok mutlu. “Rengarenk bir ortamda, hepsini ayrı ayrıyken görüp sonra ortaya çıkarttığımız birleşimlerle mutluluğum daha da artıyor. Hazırladığımız çalışmaların hediye ediliş nedenleriyle müşterilerimizin özel günlerine renk katıyor olmak gerçekten çok memnun edici bir duygu. Çarmıklı en sevdiği çiçeğin şakayık olduğunu söylüyor, nedenini şöyle açıklıyor: “Formunu ve renklerini çok beğeniyorum. Çoğu ortama yakışan şık bir çiçek olduğunu düşünüyorum.” Çarmıklı, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Herkesin zevki ve beklentisi farklı oluyor. Bu anlamda bazen fikir ayrılıkları yaşadığımız müşterilerimiz oluyor tabii. Ancak bu sayede ufkumuzu genişletiyoruz ve deneyim kazanıyoruz. Kendimize ait bir tarzımız olsa da, müşterilerimize ayak uydurmak ve onları memnun etmek bizim için en önemli noktalardan birisi. Ayrıca çiçek de yurt dışında olduğu gibi değerini bulmaya başladı. Çiçekçiliğin bir sanat olduğunu, nerede nasıl çiçek kullanılması gerektiğini gösterebilir hale gelmeye başladık.”