Ono klasikleşmeyi başardı...

Cuma, 13 Kasım 2009 - 05:00

Bir dönem ekran modasıydı. Sabahları magazin konuşulurdu bu ülkede. Sonra ne oldu bilmem, ekipler dağıldı, yoluna yürüdü herkes...

Yanılmıyorsam artık sadece ONO (Orada Neler Oluyor?) KanalTürk’te yapıyor bu işi. İlginç olanı çevremdeki hemen herkesin bir şekilde ONO izliyor oluşu...

Bizim gazetenin Magazin Müdürü Müge Dağıstanlı ve Hürriyet’in yetenekli röportajcısı Sema Eren bir süreden beri birlikte sunuyorlar programı. Nicedir niyet etmişliğim vardı ama gitmek dün sabaha nasip oldu...

Aslında pek de iyi oldu. Çünkü gençlik yıllarımın efsane sanatçısı Metin Milli’yi dünya gözüyle yeniden görme zevkine eriştim. 30 yıl öncesinin pelerinli efsanesini unutmak mümkün değildi...

Vurgun’, ‘Seviyorum İşte Var mı Diyeceğin’ ve daha nice ölümsüz şarkıyı o nakşetmişti gönül telimize. Neyse... İçinde zamanın hızını ikiyle çarptığı bir program olmuş ONO. İki saat nasıl geçti anlamadım. Ve bir TV eleştirmeni olarak en rahat konuşmamı orada yaptım. Yanlışa yanlış diyebilecek kadar cesaretli ONO da. Yapanların hepsinin eline sağlık... Fakat daha önemli bir notum var ONO hakkında. Yönetmeni Erdem Kutsal. Bizim TV koridorlarında yetişip muhteşem bir yönetmen olmuş. Canlı yayında klip çekti dün resmen. İyilerin meslekte büyüyor oluşuna umutla bakıyorum. Aferin kardeşim!

Kurtlar Milli olacak mı?

Metin Milli ağabeyimiz, kendisine dolaylı bir oyunculuk teklifi olduğunu söyledi. Teklif, Kurtlar Vadisi’nden gelmiş... Metin ağabeyin karakteristik yüzü dizinin konsepti için bulunmaz nimet. Ben “hemen kabul et” dedim. O da niyetli belli ki... Ama kimin aklına gelmişse on numara bir fikir olmuş. Ekranların yeni Falconetti’si hazır, benden söylemesi... Bu arada bir not; tek kanallı TV döneminde Falconetti, ekranların en çok izlenen dizisi Zengin ve Yoksul’un kötü adamıydı...

Çok ilginç bir kulis...

Çok ilginç bir dedikodu dolaşıyor. Ya da popüler deyişle kulis diyelim. HaberTürk’te program yapan Hülya Avşar, reyting cenderesinde sıkışmış, öylece duruyor...

İddiaya göre kanal yöneticileri Avşar kızından en az yüzde 7 oranında izlenmesini istiyor. Fakat kumanda o rakamı toplayamıyor. Üstelik Avşar kızının elinde değil...

Mevcut izlenme oranı yüzde 4 civarında olan Hülya Avşar bu rakamı yükseltmezse ay sonunda yeni bir kariyer planlaması yapmak zorunda kalacak...

Dedikoduyla iş yapmayı sevmem. Ama ateş olmayan yerden de duman çıkmıyor, bilirsiniz!

Magazin Penceresi’nden bakın...

Kardeşlerden girmişken devam edelim. Bizim Ufuk, uzun zamandır yaptığı radyo programını dinlemem için bastırıyordu. Önceki gün trafikte denk geldim... KarmaTürk FM’de (99.0) Magazin Penceresi diye bir program bahsettiğim. Ufuk Ağca, hakikaten magazin dünyasının el değmemiş haberlerini ilk ağızdan veriyor. Çocukluğunu bildiğim fırlama Ufuk’un o halleri gözümü yaşarttı. Başarı çalışana en büyük armağan sanırım... Ufuk’un, Yavuz Yıldırım ve Elife’yle yaptığı programı kaçırmayın. Hani neydi o slogan; ilk sizin haberiniz olsun. Salı günleri saat 15.00-17.00 arasında!

Kadın dayanışması...

Bu satırlar yazıldığında sevgili Gül Gölge Saygı, annelik için saat sayıyordu. Kısmetse bebeğini eline almıştır şu an...

Eşi televizyon duayeni Murat Saygı’nın da heyecanla beklediği bir finalde buluşmuş olmalarını diliyorum. Allah analı babalı büyütsün...

Biz işe dönelim. Gül, bir süredir KanalTürk ekranında Ben Bir Anneyim programını sunuyordu. Doğuma ramak kala ekranı yakın arkadaşı Emine Ün’e emanet etti. Emine, bir hafta kadar programın sunuculuğunu yapıp, işi Ece Vahapoğlu’na devredecek...

Bu sürecin sonunda da Gül Gölge Saygı loğusalığını bitirip ekranına geri dönecek. Ben dayanışma diye buna derim. Anneler, anne adayları ve geleceğin anneleri aynı ekranda; daha ne olsun!