Onu baştan düşünecektiniz...

Çarşamba, 10 Şubat 2010 - 05:00

Nasıl başladıysa öyle bitmeli. Edebiyat klasiklerinden uyarlanan dizilere lafım. Çoğu hakkın rahmetine yürümüş yazarların eserlerini alıyor, uyarlıyorsunuz...

Yaptığınız her deneme giderek öyküden uzaklaşıyor. Roman karakterleri dizi karakterlerine dönüşünce tuhaflaşıyor. Modern çağın gereği olabilir.

Ama... Ama hikayeyi baştan yazamazsınız. Hikayenin ana karakterlerini öldüremezsiniz. Söz konusu uyarlama olunca kervanı yolda düzemezsiniz...

Bu yüzden Samanyolu’nda Vildan Atasever’in canlandırdığı Zülal karakterini öldüremezsiniz. Ya da onun yerine yeni bir oyuncu koyamazsınız...

Nejat’ı nasıl Özcan Deniz yerine Mahsun Kırmızıgül oynayamazsa, Zülal’e de benzer gömlek biçemezsiniz.

Nasıl derler; onu baştan düşünecektiniz!

Haydi Heidi izlemeye...

Yumurcak TV önümüzdeki günlerde çocukluğumuzun fenomeni Heidi isimli çizgi filmi yayınlamaya başlıyor... Üstelik yenilenmiş, yüksek çözünürlük kalitesiyle yapılmış animasyonuyla yayına girecek çizgi film... Çocuklarımızla aynı şeyi seyredebilmek imkanımız olacak çünkü Heidi’nin hikayesi değişmeyecek. Peter de, Dede de, Clara da orada olacak. Ne güzel...

Böylesi daha hoş oldu!

Fox’un Futbol Pazarı gitti. Yerine Gol Pazarı geldi. Yemin ederim daha izlenir bir hal aldı program. Ayşin Zeren konulara hakim bu bir... Maçları ve görüntüleri aktaran spiker arkadaş heyecanı da gerilimi de dozunda veriyor bu da iki. Daha rahat izliyor, daha dikkatli dinliyoruz olup biteni... Gol Pazarı olması gerekenin ekrandaki hali. Yeni, sade ve izlenilir. Sanırım kanalın futbol tutkunu İtalyan genel müdürü de sevmiştir!

Sen sev ben izleyeyim...

Fanatikleşmeden sevmeyi becerebilirsek yürüyüp gideriz ülke olarak. Bakın bu köşede yazılan iki dizinin fanatikleri eleştiriye asla tahammül edemiyor... Biri uzun bir zamandan beri Kurtlar Vadisi Pusu, diğeri de yeni türeyen Ezel fanatikleri. Yok böyle bir şey... Sen gönül gözünle izlersin, ben televizyoncu gözümle. Yanlışa yanlış demeye ant içmişsen ne hakaret keser yolunu, ne de tehdit. En azından bana sökmez... Güzele güzel dediğimde nasıl gülümsüyorsan, yanlışa yanlış dediğimde de durup düşüneceksin. Hepsi daha iyi bir ekrana kavuşmak için bu çabaların... Sen sevmeye devam et, ben de izlemeye. Herkes ödevini yapsın. Yarın bir gün Polat Alemdar alnından vurulduğunda ne yapacaksın?..

Okan’ın sağında olayım lütfen...

Disko Kralı’nda da (Kanal D) aynısı oldu. Dikkat ettim Medya Kralı’nda da öyle. Muhabbet Kralı’na dahil olamadım hiç, onu bilemiyorum?.. Şu var ki, Okan kimi ekrana göre soluna oturtuyorsa; geçmiş olsun. Bütün bir gece lafın kendilerine gelmesini bekleyip duruyor tüm konuklar... Hadi cuma gecesi Sevtap Parman’ın, af buyurun kıç şovundan başka bir şey izleyemedik. Ama benzeri ertesi gece de yaşanınca duruma aydım... Vallahi Reyhan (program koordinatörü) programa katılır mısın diye aradığında istenecek şey ortada; “Okan’ın sağındaki sandalyelerde olursa evet”. Onun dışında mostralıksınız haberiniz olsun!

Daha fazla dürtmeyin...

Murat Birsel, NTV ekranında dolanıyor.

Niye böyle bir giriş yaptın diyecek olursanız, sunduğu Gündemdekiler isimli programın saati sürekli değişiyor...

Son olarak pazar günü saat 20.00 sularına geldi. Yeni yerinde, eğlenmekten değil bilgilenmekten hoşlanan izleyici için ideal bir dilime oturdu...

Daha fazla dürtmeyin derim ben. Ölü olsa yellenir vallahi!

İyiye gidiyor gülüm!

Kemal Coşkuner mutfaktan televizyoncu. O yüzden yayını yönettiği Fox TV’de iyi fikirler üretiyor. Başlangıcı zayıf da olsa Al Gülüm Ver Gülüm bir yere geldi... Kurtlar Vadisi performansı enfes. Hele Güllü Erhan’ın hali neydi öyle?

Yine de program içindeki kopukluğu gidermek için basit bir formül var; iyi bir tiyatrocu... İsmi olan bir ağabeyi koyacaksın çocukların başına. Biraz o yönlenHadi Kemal, Zap Zup’tan bir izlence çıkardın. Al Gülüm Ver Gülüm’de işin daha da kolay.direcek stüdyoyu. Balkondaki tuhaf ikiliyi susturup, skeçlerin içine dahil edeceksin. Gör bak nasıl değişecek meselenin tamamı...

 İzlet artık şu çocukları; vallahi hepsinde iş var!