Onur Öymen: Ayrılmaya hazırım

Cuma, 21 Mayıs 2010 - 05:00

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) en etkili isimlerinden biri Onur Öymen, uzun yıllardır Deniz Baykal ile omuz omuza siyaset yapıyor. Partinin en önemli konularında karar alma mekanizmalarında yer alıyor. Uluslararası ilişkilerden iç politika konularına kadar CHP’nin görüşünün şekillenmesinde bugüne kadar Öymen’in önemli rolü oldu. Onur Öymen 2003 yılından bu yana CHP’nin genel başkan yardımcısı koltuğunda oturuyor. Onur Öymen 1964 yılında Dışişleri Bakanlığı’na girdi. Kopenhag ve Bonn Büyükelçiliği yaptı, 1995-97 arasında Dışişleri Bakanlığı Müsteşarlığı görevinde bulundu. Çok iyi derecede İngilizce, Fransızca, Almanca ve İspanyolca konuşuyor.

Diplomasi ve politika kulislerinde zarif bir insan olarak tanınmakla birlikte medyada ve kamuoyunun belli kesimlerinde parti içindeki şahinlerden biri olarak görüldü. Dersim İsyanı’nın bastırılmasıyla ilgili sözleri çok tartışıldı ve sert bir dille eleştirildi. Hatta bu konuda partinin bir başka ağır topu Kemal Kılıçdaroğlu ile ters düştü. Kılıçdaroğlu o günlerde Öymen için “Gereğini yapmalı” ifadesini kullandı.

Geçen zaman içinde CHP’de pek çok gelişme yaşandı. Deniz Baykal kaset komplosunun ardından istifa etti ve 22- 23 Mayıs’taki kurultayda yeniden aday olmayacağını açıkladı. Birkaç günlük kararsızlığın ardından aday olacağını ilan eden Kılıçdaroğlu ise parti liderliği için hafta sonundaki kurultaya büyük bir destekle giriyor.

Onur Öymen’le dün Ankara’da bir araya gelerek yaşanan son gelişmeleri konuştuk. Öymen, CHP yönetiminden ayrılmaya hazır olduğunu ve parti genel merkezindeki çekmecelerini boşalttığını açıkladı. Neden böyle bir karar aldığını sorunca partinin çalışacağı yeni ekibi rahatlıkla belirleyebilmesi için bunu zorunlu gördüğünü ifade etti. Öymen’in konuşmalarından hem CHP Genel Sekreteri Önder Sav hem de Kemal Kılıçdaroğlu’na kırgın olduğu hissediliyor.

Onur Öymen, “Kılıçdaroğlu’nun adaylığını koymasında hukuki olarak hiçbir sorun yok elbette; ancak partimizin gelenekleri adaylık kararının istişareyle alınmasını söylüyor. Halbuki böyle olmadı. Baykal da ben de Kılıçdaroğlu’nun adaylığını televizyonlardan öğrendik” diyor.

Baykal son sözü söylemedi!

Deniz Baykal’ın en çok itimat ettiği kişinin Önder Sav olduğunu hatırlatan Öymen’e göre yaşananlar nezaket kurallarına uygun gelişmedi. Onur Öymen’e “Bundan sonra da parti vitrininde yer almayı arzu ediyor musunuz?” diye sorunca kendisinin hiçbir göreve talip olmadığını partide kendisi için en yüksek rütbenin sade üyelik olacağı cevabını verdi.

Anladığım kadarıyla Kılıçdaroğlu’nun bir görev teklif etmemesi halinde Onur Öymen parti yönetiminde yer almaya aday olmayacak.

Öymen, Deniz Baykal’ın bundan sonra nasıl hareket edeceği ve ne yapacağı konusunda ise “Baykal hiçbir sıfata ihtiyaç duymaz. Onun adı yeter. Bugün Süleyman Demirel’i anlatmak için bir sıfat kullanıyor muyuz? Aynı şey Baykal için de geçerlidir. Onu yükseltmek için mutlaka bir görev tanımı yapmak zorunda değiliz” diye konuştu.

Ayrıca Öymen’e göre Deniz Baykal henüz son sözünü söylemedi.

Erdoğan’la ne konuştu?

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, dış politikadaki gelişmeler ve Zonguldak’ta yaşanan maden faciası hakkındaki sorularıma da şu yanıtları verdi.

- Almanya’daki madenlerde çalışan Türk uzmanlar Türkiye’de benzer kazalar yaşandığında da defalarca yardım önerdiler ancak hükümet yurt dışında bu konularda deneyimli kişilerle temas etmeye gerek görmedi.

Abdullah Gül, Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu’nun seyahatleri iktidarın dış politika konularında gayretli olduğunu gösteriyor. Ancak alınan sonuçlar iyi değil. Yunanistan ve Ermenistan gibi çok başarılı gösterilen dış politika hamlelerinde bile Türkiye en fazla taviz veren ülke oldu.

- İran meselesinde de dünyaya yanlış bir fotoğraf mı verdik diye düşünmeliyiz. Başbakan Tayyip Erdoğan’la Anıtkabir’de yürürken de İran’la yaşanan nükleer krizi konuştuk. Akıllara başka bir şey gelmesin.