'Onurumuzla oynadılar, sorumlusu AKP'dir'

a
a
Salı, 06 Temmuz 2010 - 17:50


'Onurumuzla oynadılar, sorumlusu AKP'dir'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İsrail’in, AK Parti’nin izlediği politikayı ters yüz edip, yerden yere vurduğunu öne sürerek, "Onurumuzla oynadılar. Nedeni; AK Parti, sorumlusu ise Başbakan Recep Tayyip Erdoğan. Buna stratejik derinlikte, stratejik boğulma denir" görüşünü savundu.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grubunda, Gazze’ye insani yardım götüren konvoya yapılan saldırının ardından yaşanan süreci ve dış politikadaki gelişmeleri değerlendirdi.

"AK Parti, sadece terör konusunda mı başarısız, dış politikada başarılı oldu da bizim mi haberimiz olmadı?" diye soran Kılıçdaroğlu, Gazze’ye insani yardım götüren gemiye yönelik saldırıyı anımsattı.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının kanının yerde kalmaması yönünde bir tavır aldıklarına işaret eden Kılıçdaroğlu, Hükümetin, BM Güvenlik Konseyi ve NATO’dan İsrail’i kınamasını istediğini, uluslararası soruşturma komisyonu kurulmasını, zararların karşılanmasını talep ettiğini, ancak sonucun "sıfır" olduğunu belirtti.

Kılıçdaroğlu, İsrail Hükümetinin olayı kınamadığını tam tersine "Türkiye bizden özür dilesin" noktasına getirdiğini kaydetti.
 

"ONUN İÇİN KAÇIYORLAR"

9 kişinin yaşamını yitirdiği saldırının bütün boyutuyla incelenmesi için araştırma önergesi verdiklerini, TBMM’nin gündemine getirdiklerini ancak AK Parti’nin oylarıyla reddedildiğini belirten Kılıçdaroğlu, "Türkiye’de halkın bu kadar önemli bir konuda bilgilenmesine, parlamentonun bu konuda araştırma yapmasına ’hayır’ diyen bir iktidarın, ’uluslararası kurul oluşturulsun, o soruştursun’ önerisine kim güven duyabilir?" sorusunu yöneltti. Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kendi parlamentonuzda bir konunun araştırılmasını istemiyorsanız, aynı olayın uluslararası alanda sorgulanmasını isteyemezsiniz. Önce kendi ülkenizde, kendi halkınıza hesap vermesini bileceksiniz. Önce kendi ülkenizde, kendi halkınızın, parlamentonuzun bilgilenmesini isteyeceksiniz. Neden korkuyorsunuz, neden çekiyorsunuz, neden kaçınıyorsunuz, bir kusurunuz, kabahatiniz mi var? Onlar gayet iyi biliyorlar; hem kusurları hem kabahatleri var. Onun içindir ki kaçıyorlar. İşin hazin tarafı, eğer uluslararası soruşturma komisyonu kurulursa, onun ucu AKP Hükümetine ve Türkiye’ye değebilir şeklindeki batı basınındaki yorumlardır. Abartılı bir dış politikayla yola çıkıp, onu iç politikaya malzeme eden bir anlayışın, Türkiye’yi getirdiği nokta budur."

"STRATEJİK DERİNLİKTE, STRATEJİK BOĞULMA"

Kılıçdaroğlu, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile İsrail Sanayi ve Ticaret Bakanı’nın Brüksel’de yaptığı görüşmeyi de değerlendirdi.
İki bakanın ne görüştüğünü soran Kılıçdaroğlu, büyük bir ihtimalle, "Ne olursunuz, bizden bir özür dileyin de şu defteri kapatalımın" düşünüldüğünü belirtti.

Kılıçdaroğlu, İsrail’in ise "Siz bizden özür dileyin" diyerek, AK Parti’nin izlediği politikayı, bir daha ters yüz edip, yerden yere vurduğunu ve onurlarıyla oynadıklarını söyledi. Bunun nedeninin AK Parti; sorumlusunun ise Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olduğunu öne süren Kılıçdaroğlu, "Buna stratejik derinlikte, stratejik boğulma denir. Geldiler ve boğuldular. Bir şeyler yapmak istediler, orada boğuldular, yalnız kaldılar. Dış politikada, soyutlanan, yalnız kalan bir Türkiye imajı çıktı ortaya" diye konuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu, 9 yurttaşın öldüğünü, kanlarının yerde olduğunu ifade ederek, "O kanların sorumlusu Recep Tayyip Erdoğan ve partisi Adalet ve Kalkınma Partisi’dir" dedi.

"SÖYLEM VE EYLEM TABAN TABANA ZIT"

Eksen kayma tartışmasının, izlenen politikaların güvensizliğinden kaynaklandığını savunan Kılıçdaroğlu, AK Parti’nin, hiç kimseye güven vermediğini, Türkiye’nin konumunun, her yerde tartışma konusu olduğunu ileri sürdü.

Güvensizliğin, AK Parti’nin söylem ve eylemlerinin taban tabana zıt olmasından kaynaklandığını iddia eden Kılıçdaroğlu, "AK Parti, eğer bir şey söylüyorsa bunun aksini yapacaktır" görüşünü savundu.

Kılıçdaroğlu, 23 Haziranda elektrik fiyatlarında indirim yapılacağı açıklamasının hemen ardından fiyatlara zam gelmesinin buna örnek olduğunu söyledi.
Hükümetin halka söz verdiğini ancak bir süre sonra yüzde yüz çark ettiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"Demokrasinin güçlenmesi açısından yurttaşlarıma çağrıda bulunuyorum: Uygar, hukukun egemen olduğu, demokrasinin geliştiği bir ülkede doğruyu söylemeyen, halkı aldatan siyasal parti, sandıkta alaşağı edilir. Görev halktadır ve süreniz gelmiştir.

Adındaki adalete, kalkınmaya bakmayın, adalet, kalkınma değil bu. Ne söylüyorsa, ne yazıyorlarsa aksini yapıyorlar. İsimleri adaletse bilin ki bu ülkeye adaletsizliği getiriyorlar, kalkınmaysa, ülkeye kalkınmayı getirmiyorlar. Bunların yapısı budur. Bunlar hesap kitap bilmezler, halkı düşünmezler. Bunların tek düşündüğü alan vardır; kendi cepleri ve yandaşlarının cepleri. Sayın Başbakan, halka ’Bize güvenin’ dememeli. Güvenmeyeceğiz, güvenmeme de bundan sonra bileceğiz ki Adalet ve Kalkınma Partisi için temel kuraldır. Onlara güvenmeyeceğiz."

AA