Ferhan Kaya Poroy

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/02/01/8186510.ferhan-kaya-poroy.png

Öperim de överim de..

Cumartesi, 12 Haziran 2010 - 05:00

Ben öpüyorum vallahi, “Birlikte yatmayın” dedikleri halde sarılıp yatıyorum da... Hatta onlar bizle yatmak istedikleri sürece yatağımız hep açık olacak onlara... Elimdeki imkanları da sunuyorum, güzel yaptığı işleri takdir de ediyorum. Hatta tökezlediğinde kendi kalksın diye düşünmüyorum, tutuyorum elinden. Ne yapalım yani, kim ne derse desin kıyamıyorum ki ben çocuklarıma! Aslında çok da yanlış yolda değilmişim, pedagoglar da öyle dediğine göre... Ebeveynlerin çocuk yetiştirirken düştüğü hatalar neler? Bunu ‘ebeveynlik mitleri’ diye de düşünebiliriz. İşte bazıları: 

-"Çok sarılıp öpersek çocuk şımarır" Başka ihtiyaçları göz ardı edilip suçluluk duygusuyla sürekli öpülen çocuklarda olumsuz davranışlar görülebilir.
-“Çok ilgi çocuğu doyumsuz yapar” Tam tersine, az ilgi çocuğu doyumsuz yapar. Çocuk az ilgiyle doymaz ve olumsuz da olsa ilgi alabilmek için davranış problemlerine başvurur. Çünkü çocuk öyle veya böyle görülmek ister.
-“Gerçek hayat çok acımasız. Çocuk da hayatın nasıl olduğunu şimdiden öğrensin” diyerek sınırlarının üzerinde sorumluluklar yüklenen çocukta başarısızlık ve yetersizlik duyguları gelişir.
-“Çocuğu övmek onu şımartır” Elbette ki gereksiz, yersiz veya haddinden fazla övgü çocuğun anne babaya olan güvenini sarsar. Çocuk dürüst olmayan bir övgüyü hemen anlar ve hak etmediğini bilir.
-“Dünya tehlikelerle dolu, çocuğu sürekli korumak gerek” tutumunun aşırıya kaçması durumu... Elbette ki çocuğumuzu korumak zorundayız. Ancak aşırı korumacı yaklaşımlar çocuğu geliştirmez, bağımsızlık ve bireyselliğini desteklemez.

Anne baba ne yapmalı?
-Çocuğu dinlemeli, duygu ve düşüncelerinin önemli olduğunu ona hissettirmeli.
-Çocuğu koşulsuz sevmeli, biricik ve özel olduğunu hissettirebilmeli.
-Yaşına göre sorumluluk vermeli ve çocuğa güvenebilmeli, ona güvendiğini gösterebilmeli. Anne baba ona güvenmeli ki o da kendisine güvensin. Ayrıca çocuğun limitleriyle beklentilerini kapasiteye göre ayarlayabilmek de çok önemli.
-Aşırı korumacı yaklaşmak yerine çocuk büyüdükçe yaşına göre bağımsızlığını desteklemeli. Bir yaş civarında arkasında durarak düşüp tekrar kalkma tecrübesini yaşamasına, ergen olduğunda arkadaşlarıyla sinemaya gitmesine izin verebilmeli...
-Ebeveynlerin kendilerinin de özgüven sahibi birer yetişkin olarak çocuklarına model olmaları gerekir. Hatalar karşısında “Sadece bir hayat tecrübesiydi” diyebilmek yerine kendisini çocuğunun önünde acımasızca eleştiren ebeveyn olumsuz bir örnek teşkil eder. İyimser bakış açılarına sahip aile ortamlarında yetişmek çocuğun özgüveninin gelişmesinde etkilidir.
-Sağlıklı iletişimlerin yaşandığı güven temelli ev ortamları yaratabilmeli.
-Çocukların yaşı büyüdükçe okul ve arkadaş çevresi özgüveni üzerinde zaman zaman olumsuz etkiler oluşturmaya başlayabilir. Anne babaların aşırı korumacı yaklaşmadan, bu gibi yaşantılara duyarlı olması ve çocuğun kendisiyle ilgili pozitif inançlarını tazelemesine yardımcı olması gerekir.
-Anne babalar çocuklarını onların birer uzantıları olarak görmek yerine onun gelişip bireyselleşmesini ve kendilerinden farklı bir birey olmasını saygıyla ve büyük bir merakla izlemek durumunda olduklarını hep hatırlamalılar.