Oray, Donkişotluğu seçti

Salı, 24 Kasım 2009 - 05:00

Oray Eğin, Star’daki Ya Şimdi Ya Hiç isimli programında, bir dönüm noktasına geldiğini açıklamıştı. Ya reyting tanrılarının istediği kurbanları verecek ya da “Ben bu işte yokum” deyip kenara çekilecekti... Oray, samimiyetle ilk şıkkı seçti. Ve cumartesi akşamı programı izleyenler reyting ekranında neler olabileceğini sonuna kadar gördü. Tartışmalar, stüdyo terk etmeler, bitmeyen bir ses kalabalığı... Bana göre Oray bu hattı seçerek doğru bir şey yaptı. Televizyonun henüz emeklediği dönemde kıra döke yaşadığı gelişim süreciyle izleyiciyi tekrar yüzleştirdi... Üstelik bunu yaparken şaşkınlığını da üzerinden atmış gibiydi. Birilerinin ortaya çıkıp, hiç yaşanmamış gibi yapılan bu işleri hatırlatmasında fayda var... Oray, Donkişot’luğu seçti. Umarım değeri bilinir.

Mesafe kapanmıyor

Hanımın Çiftiği’nde (Kanal D) aradan geçen zamana rağmen Güllü karakteri hâlâ havada duruyor. Özgü Namal hâlâ selefi İlknur Bozkurt’un gölgesinden kurtulamadı...

Özgü’nün oyunculuğu için sıradan demek mümkün değil. Ama hikayedeki Güllü sıradan olmayanın da üstünde bir karakter.

Hani, kilo alarak, Adana diliyle “Cırlavık” gibi bağırarak Orhan Kemal’in Güllü’süyle arasındaki mesafeyi kapatması mümkün değil...

Sanırım artık böyle gelmiş böyle gider diyerek duruma katlanacağız.

Hem gülerim hem ağlarım

Pazar izleyicisinin ilginç bir profili var. Tek başına hiçbir yapıma krallık vermiyor. Birkaç haftadır, zirvede olan “Çok Güzel Hareketler Bunlar” yerini yine birkaç hafta önce zirvede olan “Aşk Bir Hayal” isimli diziye (atv) bıraktı.

Biri komedi, öbürü Allahı’na kadar dram. Sanırım televizyon da böyle bir şey. Hem gülerim hem ağlarım hesabı. Ortası yok!

Nazlı boğuluyordu!

Vallahi zordu. Star Ana Haber’i sunan Nazlı Öztarhan, A tipi virüste son gelişmeleri anlatan habere geldiğinde boğazında gıcık oluştu. Nazlı’nın görev aşkıyla devam ettiği sunumu büyük bir endişeyle izledim. Önce sesini düzeltmeye çalıştı, sonra öksürerek toparlanma gayreti gösterdi. Son olarak hani derler ya son nefesine kadar işini bırakmadı ve neredeyse çıkmayan bir sesle haberi tamamladı. Ekran tiplerini makine zanneden ve düştüğü zor durumlara gülen bir kalabalık var. Nazlı’yı izlemişlerse gülmeyeceklerdir. En azından bundan sonra!

İskender melek olursa...

Uyan Türkiye’de (Star TV) konuk ettiğim Musa Uzunlar, Kurtlar Vadisi’ndeki İskender Büyük’le ayrıştığı noktaları tüm samimiyetiyle anlattı. Musa’nın altını özenle çizdiği şey, bir hayal karakter bile olsa İskender’in de bir insan olduğuydu. Belki de bu yüzden izleyiciye giderek sempatik gelen bir İskender Büyük izliyorum ben. Neyse... Musa Uzunlar’ın kelimelerinden çıkardığım kadarıyla İskender Büyük bir süre daha hayatımızda olacak. Dilerim dizinin ilerleyen bölümlerinde bir meleğe dönüşmez... Buna en çok Musa üzülür sanırım. Ona göre insan olmak, yaygın olarak inandığımız gibi iyi olmak anlamına gelmiyor çünkü. Hayırlısı olsun!

Öğretmenleri kim anlatacak?

Arka Sıradakiler (Fox TV), öğrencilerin hayatı ekseninde meselesini anlatmaya çalışıyor. Ama ortada ciddi bir eksiklik var. O da öğretmenlerin durumu...

Büyük Zafer Lisesi’nde tek sorun, öğrencileri disiplin altına almak. Bunu dostluk yöntemiyle büyük ölçüde başaran Kemal öğretmeni alkışlıyoruz.

Ve fakat lüks bir evde oturup istediği zaman istediği kadar para harcayan kaç tane öğretmenimiz var Allah aşkına?

Kemal öğretmen çizdiği idealist eğitimci portresinde paranın verdiği rahatlığı sonuna kadar kullanıyor ama atıyorum benim Mehmet öğretmenim yaşayabilmek için Akasya Durağı’nda taksicilik yapmak zorunda kalıyor...

Alın size iki tane öğretmen. İkisi de dizi karakteri ama birisi gerçek hayata yakın duruyor. Sorun bakalım kendinize acaba hangisi?