Ordunun savaş planları kayıp

Cuma, 13 Mart 2015 - 05:00

Ergenekon ve Balyoz kumpaslarıyla ilgili yapılan iki yargı işlemi Türkiye tarihin en büyük casusluk skandalına dönüşmek üzere.

İlk konu Mehmet Baransu’nun tutuklanma kararı. Baransu malum; Balyoz belgelerinin bavulla verildiği kişidir. Dava gazeteciliğin gri bölgesinde geziniyor ve izahı zor. Bu yüzden soruyanıt yöntemiyle inceleyelim:

Baransu Balyoz’dan mı tutuklu?

Genelkurmay mahkemeye özetle şu mütalaayı vermiş: “Balyoz, Suga, Oraj, Çarşaf planları sahte. Ancak bavulda, bize ait 118 gerçek gizli belge var.” Zaten bunlar davada bilirkişi raporlarıyla defalarca kanıtlanmıştı. Mahkeme, kararında “Gizi belge açıklamaktan... tutuklamanın reddine...” diye apaçık yazıyor. Yani balyoz yayını suçundan tutuklama yok.

Baransu neden tutuklandı?

Baransu “Egemen Harekat Planı belgelerini tahrip etmek... gizli belgeleri temin”den tutukladı. Bu planı belki ilk kez duydunuz. Genelkurmay’ın kozmik odasından çalınan plan, Balyoz bavulu içindeymiş. Baransu da bunu kabul etmiş. Ama bu planı nedense teslim etmeyip yok ettiği yönünde ifade vermiş. “Birine verdim, aldı gitti” dese tartışmasız casus olurdu zaten.

Egemen Harekat Planı nedir?


Plan, Yunanistan’la olası savaşta Türk Ordusu’nun taktiklerini içeriyor. Planda Yunan ordusunun zaafları, birliklerinin konumu, bombalanacak yerlerin koordinatları, nasıl savunma yapılacağı gibi kozmik sırlar olması muhtemel. Bu bilgiler gazetecilik konusu olamaz. Zaten Taraf da böyle bir yayın yapmadı.

Gazeteci belgeden suçlanır mı?


Gazeteciye gizli belge çok gelir. Suçlanma riskine rağmen “İçine bakmam” demezsin. Belki içinde haber yoktur. Ama belgede darbe planı bulursan gizliye saklıya bakmaz yayınlarsın. Burada kamu yararı, yasal gizlilikte değil belgenin ortaya saçılmasındadır. Baransu belgeyi almış bakmış. Normaldir. Ben de riske rağmen aynısını yapardım. Ama o sahte belgeleri haber yapmazdım.

Taraf ne yaptı?

Baransu ve Taraf ekibinin iki seçeneği vardı. Ya belgeleri savcıya vermemek ya da tamamını vermek. Egemen Harekat Planı’nı ne amaçla bavuldan ayırırsın? Gazetecinin en yapmayacağı şey budur. Bu bir ordunun topyekun savaş planıdır. O belge casusluk piyasasında 10 milyonlarca dolar eder. Bunu sorarlar adama. Durum çok ciddi.

Savaş planı kimin elinde?

Bir casusluk şüphesi de 2010’da Ankara’da ordunun kozmik odasının aranmasıyla sonuçlanan Arınç’a suikast iddiasıyla ilgili ortaya çıktı. Savcılık, kozmik odadaki hakim incelemesinde ordunun savaş planlarının tutanaksız çıkartıldığını ve kimin eline geçtiğinin belli olmadığını tespit etti. Akıl almaz bir durum. İki dosyada da “Belgeler nereye gitti?” sorusunun yanıtı ve casusluk ağı araştırılıyor.

Son sözümüz Arınç’a:
İyi ki ordusunun sırlarının yolunu casuslara açan politikacıların idaresinde savaşa girmemişiz.