Org. Berk 1 numaralı zanlı

Erzincan Ergenekon soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamede 'zanlı sıralaması' yapıldı

Salı, 02 Mart 2010 - 09:40

Org. Berk 1 numaralı zanlı

Erzincan Ergenekon soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamede, Üçüncü Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk, Başsavcı İlhan Cihaner, Jandarma Komutanları Albay Ali Tapan, Albay Recep Gençoğlu, MİT Bölge Müdürü Şinasi Demir'in de aralarında bulunduğu 16 şüpheli hakkında, 7.5 ila 15 yıl arasında değişen hapis cezaları istendi.

İŞTE ZANLI SIRALAMASI!

Erzurum Özel yetkili Cumhuriyet Savcıları tarafından hazırlanan ve geçen Cuma günü Özel Yetkili 2'nci Ağır Ceza Mahkemesine verilen 61 sayfalık iddianame, kabul edildi. Erzincan Ergenekon soruşturmasıyla ilgili iddianamede birinci şüpheli olarak 3'üncü Ordu Komutanı Orgenaral Saldıray Berk, ikinci sırada Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner, üçüncü sırada Erzincan İl Jandama Komutanı Albay Ali Tapan, dördüncü sırada Erzincan eski ve şimdiki Eskişehir İl Jandarma Komutanı Albay Recep Gençoğlu, beşinci sırada Erzincan İl Jandarma İstihbarat Şube Müdürü Binbaşı Nedim Ersan, altıncı sırada İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı Üsteğmen Ersin Ergut yer alıyor.

Diğer şüpheli toplam 16 kişi arasında Jandarma Astsubaylar Orhan Esirger, Şenol Bozkurt, Murat Yıldız, Erzincan MİT Bölge Müdürü Şinasi Demir, MİT görevlileri Sadri Barkın İnce, Kıvılcım Üstel, Üçüncü Ordu'dan İstihbaratçı Astsubay Ahmet Saraçlar, av bayisi Yaşar Baş, Erzincan Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi öğretmenliği İkinci sınıf öğrencisi Abdulvahap Güllü ve Erzincan'da pazarcılık yapan Erdal Zirek'in adları yeraldı.

Bu sanıklardan 11'i tutuklu bulunurken, iddianamede müşteki (şikayetçi) olarak ise sadece Ahmet Demir adı geçiyor. 37 yaşındaki Ahmet Demir'in Erzincan'da oturduğu belirtildi.

İddianamede Üçüncü Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk hakkında TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Terörle Mücadele Yasası'nın 5, TCK'nın 53 ve 58-9 maddelerinden ceza isteniyor. 17 Şubat'tan beri tutuklu bulunan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner hakkında ise iddianamede 'silahlı terör örgütüne üye olmak, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, birden fazla kişiyle tehdit' suçlarından dava açıldığı belirtildi.

Tutuksuz yargılanan Albay Ali Tapan ile tutuklu olan Albay Recep Gençoğlu ile Erzincan MİT Bölge Müdürü Şinasi Demir hakkında da silahlı terör örgütüne üye olmak, TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Terörle Mücadele Yasası'nın 5, TCK'nın 53 ve 58-9 ve 63'üncü maddelerinden ceza istendi.

KOMPLO KURDULAR

İddianamenin 'Soruşturmanın Gelişimi ve Elde Edilen Deliller' bölümünde, 27 Ekim 2009 günü Erzincan'ın Çatalarmut Barajı'nda bulunan mühimmatlar konusunda başta İl Jandarma Komutanı Albay Ali Tapan olmak üzere şüpheliler üsteğmen Ersin Ergut, astsubay Orhan Esirger ve binbaşı Nedim Ersan'ın komplo kurup plan yaptıkları, plan dahilinde mühimmatları Erzincan Emniyeti ile suni olarak irtibatlanmaya, bunun için de yalancı tanık ayarlamaya çalıştıkları ileri sürüldü.

Gizli tanık (X)'le kent dışında görüşüp çeşitli vaatler karşılığında ikna etmeye çalıştıkları bu gelişmelerden Albay Tapan ile Başsavcı İlhan Cihaner'in de haberi olduğu belirtildi. Başsavcı İlhan Cihaner, Emniyet hakkında 'Adli olayı geç bildirmek'ten soruşturma başlatırken; bulunan mühimmatın sanki Emniyet tarafından önce oraya attırılıp sonra da ihbar ettirildiği iddiası ortaya atılarak ve bu suni iddiayı ispatlamak amacıyla da yalancı tanık bulma çabalarına girişildiği iddia edildi.

İRTİCA EYLEM PLANI

İddianamede halen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında Ergenekon silahlı terör örgütü kapsamında soruşturma olan Albay Dursun Çiçek tarafından imzalanmış 'İrtica ile Eylem Planı'nın Erzincan'da hayata geçirilmek istendiği öne sürüldü. İddianamede, bu amaçla Ergenekon silahlı terör örgütüne bağlı olarak faaliyet gösteren şüpheli Orgeneral Saldıray Berk liderliğindeki yasa dışı oluşumun faaliyetlerde bulunduğu öne sürüldü.

GÜLEN CAMAATİNİN EVLERİNE

Bu çerçevede Gülen cemaatininin Erzincan'daki evlerine, okullarına, silah, uyuşturu vs. suç unsurları ila yasa dışı illegal dökümanlar koydurularak sonrasında bu yerlere eş zamanlı olarak operasyon yaptırılması ve böylece Gülen cemaatinin silahlı terör örgüleri kapsamına alınmasının sağlanmasının da hedeflendiği ortaya çıktığı belirtildi. İddianamede terör örgütünün amacı şöyle yer aldı:

"Bu anlamda devletin, hükümetin ve TBMM'nin işlevini ortadan kaldırmayı amaçlayan Ergenekon terör örgütünün bu amacı gerçekleştirmek için kullanabileceği insanların sıradan insanlar olmaması, özellik arzeden devlet kademelerinde nitelikli görevler yapan kişilerden seçilmesi gerektiği ve terör örgütlerinin de bu hususa oldukça önem atfettikleri devletin çeşitli kademelerinde üst düzey görev yapan insanlar arasından da kendilerine yönetici veya üye seçtikleri ve bunları kendi illegal amaçları doğrultusunda talimat verme suretiyle yönlendirdikleri konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır."

'CİHANER, GİZLİ TANIĞI TEHDİT ETTİ' İDDİASI

İddianamede, gizli tanık 'Erzincan' kod adlı kişi kanalı ile Albay Dursun Çiçek tarafından kaleme alınan İrtica ile Mücadele Eylem Planını Erzincan'da uygulamaya koydukları, bu bağlamda Gülen cemaatini gerek evlerine ve gerekse diğer kurumlarına yasa dışı bir şekilde ruhsatsız silah, uyuşturucu, içeriği suç unsuru taşıyan belge vs. koydurtmak istedikleri, elamanı bu yönde kullandıkları, Gülen grubuna ait olduğu söylenen Erzincan Otlukbeli Kolejini silah vs. gibi suç eşyası koydurtmak istedikleri öne sürüldü. Gizli tanığın kötü emellere alet edildiğini düşünerek vazgeçmesi üzerine MİT görevlilerinin Erzincan Cumhriyet Başsavcısı İlhan Cihaner'i araya koyduğu ileri sürülen iddianamade, Başsavcının elaman ile Fiat Doblo bir marka araç içinde şehir dışında görüştürüldüğü bilgisine yer verildi.

Görüşmede Başsavcının 'Erzincan' kod adlı gizli tanığa MİT'çilerden bahsederek "Ağabeyilerin senden ne istiyorlarsa onu yap. Yapmayıp şikayet edersen belki biz zarar görürüz. Ama seni ve aileni de bitiririz. Babanı öldürürüz, kardeşlerinin çalıştığı memuriyetleri sonlandırırız" diye tehdit ettiği iddianamede yer aldı.

NEDEN ERZİNCAN'DA UYGULANMAK İSTENDİ?

İddianamede, irtica ile mücadele eylem planının Erzincan'da uygulanmak istenmesinin nedenleri şöyle sıralandı:

"1- Erzincan'da hem Alevi ve hem de Sünni vatandaşlarımızın yoğun olarak bulunması, diğer taraftan hem Kürt, hem de Türk kökenli vatandaşlarımızın oturması nedeniyle kötü niyetli kişilerce bu durumun suistimal edilmesinin kolay olduğunun düşünülmesi,

2- Şüpheliler Saldıray Berk'in 3'üncü Ordu Komutanı olarak elindeki tüm yetkileri mensubu bulunduğu terör örgütünün illegal amaçları doğrultusunda kullanmaktan çekinmemesi, bilakis bu konuda diğer şüphelilerin mevki olarak üzerinde bulunması durumunu da kullanarak onlar üzerinde etkinlik sağlaması,

3- Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner mensubu bulunduğu örgütün illegal amaçları doğrultusunda yaptığı faaliyetlerde yol gösterme ve hukuki koruma sağlayacak konumda bulunması, Erzincan'ın farklı etnik kimleri barındıran yapısından yararlanılarak huzursuzluklar çıkartılması ve dolayısı ile buradan başlatıcak olayların tüm ülke çapına yayılmasının mümkün görünmesi,

4- Erzincan'da gerek önceki İl Jandarma Komutanı Recep Gençoğlu ve gerekse halen görevde bulunan İl Jandarma Komutanı Ali Tapan'ın elinde bulundurduğu kolluk gücünü, örgütün amaçları doğrultusunda kullanmaktan çekinmemeleri, örneğin jandarma tarafından Erzincan'da yapılan İsmailağa ve Gülen grubuna yönelik soruşturmalar öncesi bu gruplarla ilgili mahkemeden önleme dinlemesi talep edilirken, bu grup mensubu olduğu iddia olunan kişiler hakkında suç olarak silahlı terör örgütleri arasında olduğu bu şüphelilerce bilinen 'HİZBULLAH ve İBDA/C' terör örgütlerinin isimlerinin belirtilmesi, böylece bu silahlı terör örgütlerinin isimlerinin kullanılması halinde telefon dinleme kararlarının rahatlıkla alınabileceğini sahip oldukları mesleki birikim sayisinde gayet iyi bilinen şüphelilerin yetkilerini örgütün amacı doğrultusunda bu şekilde kullanmaları,

5- Tutuklu MİT Müdürü Şinasi Demir başta olmak üzere, diğer tutuklu MİT mensuplarının devletin ve yasaların kendilerine verdiği ülke çapında ve özellikle yabancı ülkelere yönelik istihbarat toplama ve değerlendirme yetkilerini kötüye kullanmaktan çekinmeyerek bu anlamda kullanmakta oldukları bir haber elamanına illegal olarak kişi-cemaat hakkında bilgi-belge getirmesi talimatı verdikleri, bu elamanla ilk ilişkiye girerken elamanın PKK konusunda yardımcı olmak istemesine rağmen, sonraki süreçte haber elamınını cemaat ve tarikatlar konusuna sevk ettikleri bu konulardan elamandan illegal olarak bir çok bilgi ve belgeyi temin ettikleri bu bilgi-belge nedeniyle bir yüzbaşının ordudan atılmasını sağladıkları tespit edilmiştir.

Tüm bu açıklamalar sonucunda Dursun Çiçek tarafından imzalandığı anlaşılan 'İrtica ile mücadale eylem planı' isimli belgenin, Ergenekon silahlı terör örgütüne bağlı olarak meydana getirilen, içinde Ordu komutanı, cumhuriyet başsavcısı, il jandarma komutanı, Jandarma istihbarat görevlileri, MİT İl Müdürü ve MİT çalışanları ile gerekli lojistik desteği sağlayabilecek sivil kişilerin yer aldığı oluşum tarafından Erzincan'da faaliyete geçirilebilmesinin mümkün olabileceği ve şüphelilerin meydana getirdikleri bu oluşumun bu zemini kullanmayı amaçladıkları görülmektedir."

SALDIRAY BERK'İN ALEVİ SEVGİSİ

İddianamede Astsubay Orhan Esirger'in evinde yapılan aramada ele geçirilen 183 numaralı CD'de, 'abiler ve ablalar' isimli dosyalarda, Gülen cemaati mensupları olduğu belirtilen kişilerin ad, soyad, baba adı, doğum tarihi, adresi ve telefon numaralarının yer aldığı fişleme tabloları bulunduğu bildirildi. Ayrıca, yine Gülen cemaatine mensup ışık evlerinin 48 adet adresi, Gülen grubuna ait okullarda okuyan öğrenci velilerinden kamu personeli olanların açık adresleri ve kimliklerinin bulunduğu fişleme tablolarının ele geçirildiği iddialarına yer verildi.

Yine Astsubay Esirger'in evinde bulunan CD'lerde, Üçüncü Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk'in Erzincan ve civarındaki Alevi köylerle özel olarak ilgilendiği, ihtiyaçlarının giderilmesinde ordu imkanlarının kullanıldığı, bu yüzden Alevi köylüler ve dedeler tarafından sevildiği, takdir beraatleri verildiği bilgilerine ulaşıldığı anlatıldı.

ORDU KOMUTANINA ÖRGÜT LİDERİ SUÇLAMASI

'Şüphelilerin bireysel durumları' ara başlıklı bölümde, 3'üncü Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk, Ergenekon Terör Örgütü'nün Erzincan yapılanmasının yöneticisi olarak gösterildi. Burada Berk'ten 'Sanığın Erzincan ilinde Ergenekon terör örgütünün faaliyetlerini, örgütün amaçları doğrultusunda koordine edip yönettiği, Dursun Çiçek'in hazırladığı sabit olan bir planının Erzincan'da icraya konulmasını sağlamak üzere farklı kamu kurumlarında görev yapan örgüt menhsubu sanıkları organize ettiği' ileri sürüldü. Örgütün amaçları doğrultusunda hedef olan kişi grup ve kurumların üzerine, evlerine güvenlik kurumları adına yapıldığı izlenimi verilerek haber elamanı adı altında kullanılan kişiler aracılığı ile suç eşyası, silah vs konulması organizasyonunu yönettiği öne sürülen Berk'in, 29 Mart seçimlerinden önce komutanlık bünyesinde düzenlediği 'seminer' adı altındaki toplantılarda seçimlerden sonra darbe yapmak, bu gerçekleştirilemezse 2009 sonlarına doğru Gülen cemaati içerisinde bulunan bazı öğrencilerle cemaat bağlantılı birkaç rütbeli askeri konuşturarak cemaati kıskaç altına almak ve 2011 seçimlerinden önce anketlere göre AK Parti'nin önde olması durumunda askeri müdahale yapma kararlarının alındığı dosyadaki gizli tanık 'Efe'nin beyanından anlaşıldığı ileri sürüldü.

 

KONVOY İDDİANAMEDE YER ALDI

Ergenekon silahlı terör örgütünün erzincan yapılanmasının lideri durumundaki şüpheli Saldıray Berk'in toplumsal barışın bozulması yürütme organının zaafiyete düşürelerek ülkede kaos ortamı yaratılması ve sonucunda askeri darbeye zemin hazırladığı iddia edildi.

Saldıray Berk'in üzerine atılı suçlardan şüpheli sıfatı ile ifdasenin alınması için yapılan davetlere karşılık vermediği belirtilen iddianamede, Eskişehir İl Jandarma Komutanı Albay Recep Gençoğlu'nun gözaltına alınarak Erzurum'a geirildiği gün Erzincan'da 3'üncü Ordu'ya ait araçlardan oluşan konvoyu önce şehir içinde dolaştırıp, Üzümlü İlçesi kavşağından geri döndürttüğü öne sürüldü.

İddianamede bu konuya ilişkin olarak, "Anayasa ve yasaların verdiği yetkiye dayanarak görevini ifa eden özel yetkili cumhuriyet başsavcılığı vekilliğimiz tarafından bu hareket yürütülmekte olan soruşturma nedeniyle göz dağı verme girişimi olarak algılanmıştır. Şüphelinin kendisine yasalar çerçevesinde verilen 3'üncü Ordu Komutanlığı'ndaki yetkisini böyle bir girişimde kullanması da düşündürücüdür" denildi.

TUZAK İDDİASI

Cumhuriyet Başsavcı Vekili Taner Aksakal tarafından hazırlanan iddianamede, 11 gizli tanığın anlattıkları geniş yer buldu. Erzincan'da üniversite öğrencilerin oturduğu bir cafenin sahibi olduğunu belirten gizli tanıklardan Munzur'un iddianamede Erzincan İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde görevliyken geçen yıl Kahramanmaraş'a tayini çıkan Astsubay Şenol Bozkurt'la ilgili anlattıklarına yer verildi.  Munzur'un Şenol Astsubay ve bir süre önce keneli suiskaste uğratıldığını ileri süren İliç eski Cumhuriyet Savcısı Bayram Bozkurt'la ilgili anlattıkları şöyle:

"Jandarma Astsubay Şenol, samimiyetimiz belli bir seviyeye gelince söz arasında İliç Savcısı ile tanışıp tanışmadığımı sordu. Ben de savcı beyin iş yerime gelip gittiğini söyleyince, Şenol komutan bana 'Bizi savcı beyle tanıştırır mısın? Bunun için bize ortam hazırlar mısın' dedi. Bunun üzerine organize ettiğim bir gün İliç Savcısı ile Şenol Komutan ve ekibini buluşturdum, beraber okey oynadılar. Bu şekilde tanışmış oldular. Aradan bir süre geçtikten sonra Şenol komutan benden bir masa donatmamı isteyerek, 'İliç Savcısını mutlaka çağırmanı istiyorum' demesi üzerine, İliç savcısını telefonla arayıp davet ettim. Savcı bey içeri girdiğinde Şenol Komutanın yanındaki bayanlarla beraber oturduğunu görünce bana 'Bunlar kim?' diye sordu. Ben de 'Savcım bu bayanları Şenol Komutan getirdi. Sizinle tanıştıracakmış' dedim.

Bunun üzerine Savcı Bey Şenol Komutanın yanına hiç uğramayarak durumdan rahatsız olduğunu belirtip iş yerimden ayrıldı. Ortamlı hazırladığım sırada Şenol Komutan bana bir kalem kamera vererek 'Savcı Bey geldiğinde onun bayanlarla olan ilişkisini bu kalem kamerayla çekeceksin' dediği için üzerimdeki kalem kamera ile Savcı Beyi karşılamıştım. Ancak Savcı Bey ortama girmeyince çekim işi de ortada kaldı. Ayrıca plan gereği Savcı Bey bayanlarla benim hazırlamış olduğum ortamda birlikte olup eğlenseydi ilerleyen saatlerde benim daha önceden ayarlamış olduğum eve götürecektik ve Şenol Komutan'ın daha önceden bana vermiş olduğu siyah renkli 14'lü diye tabir edilen tabancayı da savcı beyin eğleneceği evdeki çekyatın bir kenarına bırakmamı söyledi. 'Biz, sen silahı koyduktan ve savcı bayanlarla eğlenmeye başladıktan sonra oraya operasyon yapacağız ve savcıyı fuhuştan dolayı alacağız, ayrıca ruhsatsız silah bulundurmaktan da işlem yapacağız' demişti."

 BAŞSAVCI CİHANER'İN SUÇU

İddianamede, Erzurum H Tipi Cezaevi'nde 17 Şubat'tan beri tutuklu bulunan Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner hakkında yürütülen soruşturmanın hukuki dayanakları bulunduğu belirtildi. Şüpheli İlhan Cihaner'in Ergenekon terör örgütünün Erzincan yapılanması içerisinde, örgütün faaliyetleri çerçevesinde diğer şüphelilerle birlikte faaliyetlerde bulunduğu ileri sürüldü. Erzincan Emniyeti'ne yönelik yapmayı planladıkları komployu gerçekleştirmek için (X) kod adlı gizli tanığı ikna etmeye çalıştığı, bu komplonun içinde Cihaner'in de aktif olarak bulunduğu iddia edildi.

ALBAYLAR VE MİT BÖLGE MÜDÜRÜ NE YAPTI ?

Eskişehir İl Jandarma Komutanı Albay Recep Gençoğlu ile ilgili olarak iddianamede, '3'üncü Ordu Komutanlığı'nın düzenlediği 'seminer' adı altındaki darbe toplantısının yapıldığını ve kendisinin de bu toplantıya katıldığını ifadesinde kabul ettiği' belirtildi. Şu anki Erzincan İl Jandarma Komutanı Albay Ali Tapan'ın, Saldıray Berk ve İlhan Cihaner'in verdiği illegal talimatları yapma, yaptırma görevi üstlendiği, yalancı gizli tanık bulma işlemini bizzat yürüttüğü, vaat karşılığı ikna etmek için görüşme yaptığı, irtica ile mücüdele eylem planının uygulanması için emir ve talimat verdiği iddialar arasında yer verildi.

Erzincan MİT Bölge Müdürü Şinasi Demir hakkında ise Ergenekon Terör Örgütü'nün hedefine aldığı kişiyi kurum ve grupları kurumsal olanakları kullanmak suretiyle illegal olarak takibe aldıkları öne sürüldü.

CUMHURBAŞKANI, BAŞBAKAN, BAKANLARIN EŞLERİ FİŞLENDİ

Erzincan 3'üncü Ordu Komutanlığı İstihbarat Şubesi'nde görevli Astsubay Ahmet Saraçlar'a ait hard diskin içinde Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakan ve milletvekillerinin eşleri hakkında değerlendirme raporlarının yer aldığı fişleme dosyası bulundu. Hard diskte AK Parti'nin siyonizmle nasıl irtibatlı bulunduğu fotoğraflarla desketlenmiş, Başbakan Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın lükse olan tutkularını yansıtan fotoğraflarla hazırlanmış sunumlar ele geçirildi. İddianamede 3'üncü Ordu Komutanı Orgenaral Saldıray Berk'in emir ve talimatı ile bu bilgilerin derlenip toparlandığı Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın eşlerinden dolayı yıpratmayı, ülkede kaos ortamı getirmeyi, yasama ve yürütme erklerinin anayasal görevlerini kısmen ya da tamamen yapmalarını engellemeye, bir darbe ortamı oluşturarak illegal süretle yönetime el koymayı hedefleyen çalışma olarak nitelendirildi.

DHA

9