'Örtülü ödenekten para alan tek medyum benim'

Adı Abdullah Sevgili. Kolej ve Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu, İstanbul Üniversitesi'nden yüksek lisanslı, İsviçre'de eğitim almış... Ama mesleğini yapmıyor, yapmayı da düşünmüyor. O bir medyum. Türkiye onu 'Medyum Zodyak' olarak tanıyor

a
a
Cumartesi, 25 Eylül 2010 - 05:00


'Örtülü ödenekten para alan tek medyum benim'

Röportaj: Nilüfer Kas

n.kas@hotmail.com.tr

Yeteneğini 9 yaşında keşfeden, en ünlü hocalardan ders alan Medyum Zodyak birbirinden ilginç iddialarda bulunuyor. En önemlisi de eski Başbakan Tansu Çiller döneminde örtülü ödenekten para alması. Kargoyla muska gönderen, aylık geliri 50 bin TL olan bir medyumun ilginç öyküsünü okuyacaksınız.

Büyüyle, falla işi olmayanlar için kendinizi tanıtır mısınız?

İstanbul’da 1971 yılında dünyaya geldim. Annem Güler ev kadınıdır, hayatında hiç çalışmadı. Babam İzzet Sevgili, Karaköy’de saatçilik yapardı. Babamı küçük yaşta kaybettim. Annem, ikinci evliliğini yaptı. Ama o da uzun sürmedi. Dört kardeşiz, ben iki numarayım.

Entelektüel ve iyi eğitimli bir medyum olduğunuz söyleniyor. Hangi okullarda eğitim gördünüz?

Fındıkzade İlkokulu’nu 3 yılda bitirdim. Fransız Lisesi Senoit Benoit ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nde okudum. İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yüksek lisans yaptım. Daha sonra İsviçre’de Institute De Marie’de 6 ay ekonomi eğitimi aldım.

Bu kadar iyi eğitim almak herkese nasip olmaz. Neden mesleğinizi yapmadınız?

Kaymakam mı olacaktım? Ayda 2 bin TL maaşa talim mi edeyim? Oradan oraya tayin mi olayım? Bu iş daha çok kazandırıyor. İşimden memnunum.

 Görü yeteneğinizi ne zaman ve nasıl fark ettiniz?

9 yaşındaydım. İstanbul- Fındıkzade’de oturuyorduk. İstanbul Emniyet Müdürü Şükrü Balcı’nın şoförü Erdal Ağabey komşumuzdu. Ben yatarken karşı duvarda bir görüntü belirdi. Erdal Ağabey tüp hortumunu ağzına dayamış, intihar ediyordu. Hemen anneme gittim ama “Saçmalama, delirdin galiba” diye bana inanmadı. Aynı günlerde Erdal Ağabey’in tayini Doğu illerinden birine çıkmıştı. Şükrü Balcı da “Merak etme, ben seni yeniden İstanbul’a getireceğim” demiş ama Erdal Ağabey bu tayini gururuna yediremeyerek bir hafta sonra, duvarda gördüğüm gibi tüp gazla intihar etti.

Korkunç bir durum olmalı. Anneniz ne tepki verdi?

“Bu çocuk manyak” diyerek beni doktora götürdü. Unkapanı’nda ünlü bir psikiyatrdı. Uzman, IQ’mun çok yüksek olduğunu söyledi.

“Askerliğim fal bakarak geçti”

Bu görü yeteneğiniz o olayla sona erdi mi?

Erer mi hiç? Aksine çoğaldı. Kenan Pars’a benzeyen bir gazeteciyi, çöken evin enkazının altında gördüm. Anneme söyledim, sabah evinden gazetecinin cenazesi çıkartıldı. Alt katımızda oturan Aydoğdu soyadlı Karadenizli ailenin büyüğünün 3 ay sonra öleceğini söyledim, yine doğru çıktı. Bunları söylediğimde 9 yaşımdaydım. Annemin de falcılarla çok işi olurdu.

 Askerlik yaptınız mı?

Antalya-Lara Karpuzkaldıran’da askerlik yaptım. Yedek subaydım. Askerliğim boyunca fal baktım. Ben fal bakardım, Coşkun Sabah ud çalardı. Engin Noyan, Metin Kaçan da askerlik arkadaşlarım.

 Yeteneğinizi geliştirmek için ne yaptınız? Bu işlerde birilerinden el almak gerektiği söylenir. Siz de medyumlardan el ya da ders aldınız mı?

Tokat-Çatalkaya Köyü’nde Mustafa Hoca’nın yanında 3 ay kaldım. Mustafa Hoca büyüyle hem iyilik hem kötülük yapıyordu. Ben hayatta kötü büyü yapmam. Köyde yağmur yağsa Mustafa Hoca’nın evi ıslanmazdı. Lanetlenmiş bir adamdır. Ayrıca Kastamonulu Topal Hoca, Elazığlı Abdullah Hoca ve Erzurumlu Abdülkerim Şehitoğlu’ndan ders aldım. Bana, kenzül havas (gizli ilimler), ebcedi kebir (yıldız name), toprak, su, ateş, havayı öğrettiler. Hataylı Fikri Hoca’dan da su falını (cin daveti) öğrendim. Annemin medyumu Madam Sara artık 80 yaşında. Tek öğrencisi benim. Madam Sara bu konunun piridir. Elini değdirmeden masaları kaldırır.

“Eşimi de bu yolla buldum”

Ünlü müşterileriniz var mı? İsim verseniz size kızarlar mı?

Gökhan Özen, Doğuş, Hamiyet, İsmail Hazar, Perihan Savaş, Ece Uslu bana fal baktırırlar. Çok daha ünlüler var ama isimlerini söylesem inkâr ederler şimdi.

Evlisiniz. Yoksa eşinizi de medyumluk yeteneğinizi kullanarak mı buldunuz?

Bana fal baktırmaya gelmişti. Kapıdan girer girmez asistanıma “Bu kızdan para almayın, eşim olacak” dedim. 1 yıl sonra nişanlandım ve kısa sürede evlendik. O sırada ben İber Otel Serra Palace’ın sahibinin kızı Füsun Akçay’la nişanlıydım. Kıza da nişanımızın 9 gün sonra bozulacağını söylemiştim. O inanmadı ama dediğim çıktı.

Bu yeteneğinizi yakınlarınız için kullanıyor musunuz?

Asla. Ben hocalardan el alırken söz verdim. Kendimize fal bakmayız, büyü yapmayız, karı-kocayı ayırmayız. Yoksa sahip olduğumuz gücü kaybederiz.

Sorması ayıp; Aylık kazancınız ne?

Ayda ortalama 50 bin TL kazanıyorum. Bazen bunun üzerine çıkıyor. Yıllar önce evimin kirasını bile ödemekte güçlük çektim ama şimdi İstanbul’un çeşitli semtlerinde 7 evim ve 2 arabam var.

Fala bakmak için ne kadar alıyorsunuz?

200 TL’ye bakıyorum. Ama bir holding sahibinin eşi, her seferinde 1.700 TL veriyor. Ne 100 TL aşağısı, ne 100 TL yukarısı. Nedenini bilmiyorum.

 Tarotun çeşitleri var mı? Varsa, siz hangisini tercih ediyorsunuz?

Da Vinci tarotu, Kızılderili tarotu, klasik tarot, çingene tarotu ve iskambil (kartomanzia) falı var. Ben Da Vinci ve çingene tarotunu tercih ediyorum.

Peki mum ışığında geleceği gösterebiliyor musunuz?

Bu işi Madam Elizabeth’ten öğrendim. Geleceği üç boyutlu gösteriyorum. Bunun için beş kelimeye ihtiyaç var. Bu kelimeleri kimseye söylemem.

Fal bakarak hayatını ciddi anlamda etkilediğiniz kimse var mı?

Diyarbakır’daki uçak kazasını önceden bildim. O uçağın hostesi olan Ebru’ya “İstifa et ya da göreve gitme” dedim. Hostes Ebru o kazadan benim sayemde kurtuldu.

Size sadece kadınlar mı geliyor? Olur mu hiç?

Çok sayıda erkek müşterim var. Emniyet müdürü, hâkim müşterilerim var. Geçenlerde fuhuş çetesiyle ilişkileri nedeniyle tutuklanan bir emniyet müdürünün karısı beni arayıp kocasının kurtulup kurtulamayacağını sordu.

“Atina’da terörist yakalattım”

Annenizin de bu tür yetenekleri var mıydı?

Yok, annem kendine fal baktırmak için medyumlara giderdi. Anadolu Yakası’nda Madam Sara’yı, Kurtuluşlu medyum Rita’yı ve Tophaneli Kadriye’yi annem sayesinde tanıdım. Bu işleri nasıl yaptıklarını dikkatle izlerdim. Bir kadına kartomanzia (iskambil kâğıdı) falı baktığımda 9 yaşımdaydım. Kocasının kadını aldattığını, yurt dışından felçli olarak döneceğini söyledim. Doğru çıkınca o yaşlarda tanınmaya başladım. Ama o zamanlar parayla fal bakmıyordum.

Sizi diğer medyumlardan farklı kılan bir özelliğiniz var mı?

Türkiye’de ‘örtülü ödenek’ten para almış tek medyum benim. Atina’daki bir otelde bir kaç teröristi yakalatan kişi de benim.

Şaka mı yapıyorsunuz?

Bu çok ciddi bir iddia. Ispatlamanızı isterlerse ne yapacaksınız? İnkâr edemezler. 1996 yılında ‘örtülü ödenek’ten çok ciddi bir para ödediler. 650 milyon lira civarındaydı.

Devletle ne zaman ortak işler yapmaya başladınız?

1994 yılında Terörle Mücadele’den ve istihbarattan gelenlere DHKP-C’li teröristlerin yerini bildirdim. Bir ara terör örgütlerinin ölüm listesindeydim.

Çok ilginç şeyler anlatıyorsunuz. Peki MİT’ten de gelenler oldu mu?

Bana MİT’ten geldiğini söyleyenler oldu ama gerçekten MİT miydi bilemem. Bilirsiniz, bu memlekette herkes kendini MİT’çi olarak tanıtıyor.

“CİNLER ASLA ŞAKAYA GELMEZ”

Cinler konusunda ne diyeceksiniz?

Bakın, sıradan cinler geleceği bilemez. Ben bu nedenle cinler padişahıyla muhatabım. Geleceği sadece onlar bilir.

Her istediğinizde konuşabiliyor musunuz?

Çağırdığımda gelirler. Bu iş şakaya gelmez. Su falına gece yarısından sonra bakarım. Ama o kişiyi suya baktırmam. Yoksa bakan kişi çarpılır. 

5