Osman olgunlaşır ama...

Perşembe, 01 Kasım 2012 - 05:00

“Öyle Bir Geçer Zaman ki” (Kanal D) dizisinde Cemile’nin olgunluk çağı aşkını bir kenara koyarsak, bir olgunlaşma sürecine tanıklık ettiğimiz esas aşk ikinci kuşakta akıyor... Osman bir şekilde büyüdü. Bunun nedeni henüz çocukken yaşadığı travmalar da olabilir, ergenliğin getirdiği delikanlılık hali de... Ama büyümenin en önemli ipucu kuşkusuz fedakarlık meselesidir.

Ağabeyi Mete ile aynı kıza olan aşkında Mete lehine seri şekilde fedakarlık yapan Osman hızını kesmezse daha yirmisine varmadan façayı bozduracak... Önceki gece yine dayak yedi. Romantiklikten sopa arsızlığına uzanan bu yolda şu kızı aradan çıkarmazlarsa Osman sesi kadar yumuşak bir simaya sahip olamayacak, benden uyarması!

İŞ İYİ SAAT KÖTÜ!

“Aileler Yarışıyor” (TRT 1) isimli yarışma ilginç bir saatte tekrar karşımıza çıktı. Önceki gün Ufuk Özkan’ın sunumuyla yeniden hayatımıza giren yarışmanın daha önce Erol Evgin ve Beyazıt Öztürk gibi efsaneleşmiş iki sunucusu vardı... Şimdi Ufuk Özkan, biraz da “Geniş Aile”deki Cevahir karakterini hatırlatan “fırlamalıkla” heyecanı ayakta tutmaya çalışıyor...

[[HAFTAYA]]

Arka fonda kullanılan led ekranın izlerken yarattığı rahatsızlığı saymazsak “Aileler Yarışıyor” yine dört başı mamur bir formatla karşımızda... Ama dedim ya yayın saati biraz tuhaf. 14.45’te kim yarışma izlemek için ekran karşısına oturur o henüz belli değil? Belli olan tek şey o saatlerde daha önce denenen hiçbir yarışma formatının sezon sonunu görmeyişi. Hayırlısı artık!

Uçurum uçuruma yuvarlandı!

Dizilerin final yaptığı haberini vermek TV kritiği yapanların korkulu rüyasıdır. Ama bu yıl bu anlamda bir hayli bereketli geçeceğe benziyor... İlk kez sezon ikinci ayına varmadan 20’den fazla dizi saha dışına atıldı. Son gelen habere göre “Uçurum” (atv) dizisi önümüzdeki hafta finale gidiyor... Görmezden gelineni ekrana taşımak büyük risk.

İzleyici canını acıtan şeyler izlemek istemiyor. Buna rağmen iyi kötü ayakta tuttuğu işler var. Bana göre onlardan biri de “Uçurum” dizisiydi... Kanal yöneticilerinin reyting denen sisteme itiraz etme gibi bir şansları yok ama bazı dizileri en azından prestij kontenjanından yayınlayabilirler. Maliyet kurtarmasa bile, maneviyat kurtarır diye düşünüyorum ben!

Hikaye sil baştan mı?

“Bir Zamanlar Osmanlı Kıyam” (galiba bu Kıyam eki atıldı) önümüzdeki haftadan itibaren yine ekranda olacak (TRT 1)... Dizide müthiş değişiklikler olmuş. En azından esas kadronun yarısı gitmiş. Ağırlıklı transfer olarak da Özcan Deniz diziye girmiş... Zaten fragmanların Özcan Deniz odaklı oluşu bize hikayenin nereye doğru yöneleceğinin ipucunu veriyor...

Benim anlamadığım, bu denli konuşulan ve masraf edilen bir dizinin ciddi bir rötar yaparak yayına giriyor oluşu... Bir şeyler fazla mı ters gitti yoksa her şey sıfırlanıp, hikaye asıl şimdi mi başlıyor; merak ediyorum...

GECE EKRANI ÖZEN İSTİYOR!

Elbette gece sabaha kadar haber bülteni izleyen biri değilim. Ama gece yarısı kuşağından sabah saatlerine kadar haber sunan spikerleri gözden de kaçırmıyorum... Durum bende şöyle bir algı yaratıyor; kanallar o saatleri potansiyel gördüğü spikerlere bir “idman alanı” gibi kullanıyorlar. Doğrusunun bu olduğuna emin değilim...

Çünkü ekran arkasında çok fazla ve seri şekilde hatalar yapılıyor. Ve o saatlerin izleyicisi bu özensizliğe alışmak zorunda bırakılıyor... Bana göre tüm gün reytinglerinde önemli bir payı olan o saatlere özen gösteren hangi kanal olursa olsun kendisini bir şekilde gönüllerin zirvesine taşıyacaktır...

BU DA ALKIŞ İSTER...

“Seksenler” (TRT 1) dizisi 12 Eylül dönemini kamu kanalında yapılabilir ölçüde resmetmeye devam ediyor. Anlatım dilinde itirazlara neden olan taraflılık iddiası var kimine göre... Ben işin kurgu yani görsel anlatım boyutuyla ilgileniyorum. Dizi çalışanları dönemin en çok can yakan üç cezaevinden birinde Ulucanlar’da yaşanan travmaları resmetmek için cezaevi ortamını canla başla inşa etmiş...

Bu ayrıntı gerçeklik unsurunun hikayeye odaklı olmasından daha önemli. Birçok insan, Allah düşürmesin o dönemde dört duvar arasında yaşananları hiç bilemedi. Dört duvarın içini de! En azından bir simülasyon imkanı tanıyan dizi kanımca bu yüzden bile saygıyı hak ediyor ...

Bir lise dizisi daha...

Yeni bir lise dizisi geliyor. Uzun soluklu işleriyle dikkat çeken Erler Film imzalı olacak bu komedi işinde ağırlıklı olarak “Akasya Durağı” ve “Cennet Mahallesi”nden tanıdığımız oyuncular rol alacak...

Bu işin en iyisi bir dönem sinemada efsaneleşen “Hababam Sınıfı” serisidir elbette. Ama şu da var ki, şimdilerde okul dizileri ekranda yine bir ilgi alanı yaratıyor... Sanırım demin saydığımız diziler gibi ekrana “pata küte” dalacak bu yeni dizi de rüzgardan payına düşeni alacaktır. Gerçekleri resmetse bari...