Otoyol kenarlarında oturanlar dikkat! Damarlarınız risk altında

Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Şerefnur Öztürk hava kirliliği ve inme arasındaki ilişkiye dikkat çekerek "Özellikle otoyol kenarlarında yapılan evlerde oturanlar, kirli hava soluması nedeniyle risk altında" açıklamasında bulundu

Cuma, 08 Eylül 2017 - 16:00

Otoyol kenarlarında oturanlar dikkat! Damarlarınız risk altında
Uluslararası katılımlı İnme Tromboliz ve Nörorevaskülarizasyon Akademisi basın toplantısında konuşan Prof. Dr. Şerefnur Öztürk hava kirliliğinin havada bulunan damar partikül yüzeyinde hasar verici etkileri olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, "Bu artık kesin olarak kanıtlanmış bir gerçek. Özellikle kurşun bağımlı hava kirliliği çok daha önemli ve etkin. Aslında bunu değiştirilebilir risk faktörleri içinde saymak lazım çünkü çevreyi kirletmek de kirletmemek de biraz bizim elimizde. Bunun için elbette ki resmi organlarla birlikte çalışmak gerekiyor. Herkesin bu işe farkındalık düzeyinde el koyması gerekiyor. Temiz hava hakkı diye bir kavram da var biliyorsunuz. İnme üzerindeki etkileri de gösterildikten sonra herhalde çok da temel haklarımızdan biri olmuş olacak" dedi.

ANAYOL KENARLARINDA OTURUYORSANIZ...

Ana yolların kenarlarında son yıllarda inşa edilen büyük sitelere de dikkat çeken Prof. Dr. Öztürk burada yaşayanlarda da riskin arttığını belirterek  "Özellikle büyük şehirlerde trafik yoğunluğunun artmasıyla mutlaka hava kirliliği ve risk artıyor. Yol kenarlarında yaşayan canlılarda bile negatif etkiler var. Damarlar içindeki hasarları artık çalışmalar gösteriyor ve  bu konuda ciddi bir farkındalık geliştirmek ve bu hakkı da korumak zorundayız" diye konuştu.

'İNME YÜZDE 90 ORANINDA ÖNLENEBİLİR'

Dünyada bir yılda 17 milyon kişinin inme geçirdiğini ve 6 milyon kişinin inme nedeniyle hayatını kaybettiğini belirten Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, İnmenin hipertansiyon, obezite, kan yağlarının yüksekliği, aşırı tuz kullanımı, diyabet, hareketsizlik gibi faktörlere bağlı olduğunu ancak bu etkenler değiştirildiğinde yüzde 90 oranında önlenebilir olduğunu açıkladı.

Prof. Dr. Şerefnur Öztürk "İnme beyin damar hastalıkları dünyada en fazla fonksiyon kaybına neden olan, yaşam kalitesini en fazla etkileyen ve ölüm nedeni olarak da ikinci sırada yer alan hastalık grubudur. Son açıklanan TÜİK raporlarına göre Türkiye´de beyin damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybeden kişilerin sayısı 2016 yılında yaklaşık 40.000´e ulaşmıştır" dedi.

'EN GEÇ 4,5 SAAT İÇİNDE TEDAVİYE BAŞLANILMALI'

Türk Nöroloji Derneği Yoğun Bakım Çalışma Grubu Moderatörü Prof. Dr. Ethem Murat Arsava ise inmede en etkin ve en önemli tedavilerden biri olan intravenöz trombolitik adı verilen pıhtı eritici tedaviye felç başlangıcından sonra en geç 4,5 saat içinde başlanması gerektiğini belirtti. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa elde edilen faydanın da o kadar fazla olduğunu belirten Prof. Dr. Arsava bunun için hastaların inme merkezlerine yönlendirilmesi gerektiğini açıkladı. Prof. Dr. Arsava, ayrıca bu tedavinin her hastanede yapılamadığını ve 4,5 saatlik sürenin aşılmaması için personel organizasyonu ve altyapı sağlanması gerektiğini de belirtti.

Buse ÖZEL-Ömer HASAR/İSTANBUL, (DHA)