Oyaları konuşturan kadın

Oyaların dili olduğunu düşünebilir miydiniz? Eskiden; kocaya darılmak, kaynanayla atışmak, eltiyle kavga etmek ayıp sayıldığı için kadınlar duygularını oyalar aracılığıyla anlatırmış. Oya, sözsüz bir lisanmış adeta. Hüzün, öfke, kızgınlık, sevinç, üzüntü, acı gibi her türlü duygu, oyaların ilmeklerinde anlam bulurmuş. Oyaların verdiği mesajları Emine Semra Erkan'dan öğrendik. Emine Hanım 40 yıldır oya topluyor. Koleksiyonunda sayısını bilmediği kadar oya var

Oyaları konuşturan kadın

Günümüzde antika değeri taşıyan oya, el emeği göz nuru bir el sanatı. Birçok objenin koleksiyoneri olur da bu kadar anlam içeren oyaların meraklısı olmaz mı? Olur. Emine Semra Erkan 40 yıldır oya topluyor. Evinin içi öylesine dolup taşmış ki koyacak yer bulamıyor artık. Bu sevdası, annesinden kalma bir alışkanlık. Emine Hanım “Annem oyaları çok severdi. Alanya’da turistik eşya dükkânı vardı. O zamanlar kadınların oya satması ayıp sayılırdı, onlar da satmak için gizlice getirirlerdi dükkana. Dükkânı kapatmaya karar verdiğinde bana ‘Bu oyalar heba olmasın, onlara sahip çık’ dedi. Ricasını kırmadım” diyor. Dükkandakileri almakla kalmamış Emine Hanım, rehberlik yaparken gittiği her yöreden örnekler getirmiş. Başlangıçta sadece rengini, motifini beğendiklerini almış. Oyaların bir dili olduğunu anladıktan sonra öyküsü olan örnekleri toplamaya başlamış. Bu sanatla ilgili herşeyi okumaktan da geri kalmayan Emine Semra Erkan oyaların dilini ve hikâyelerini konferanslar vererek insanlara aktarıyor.

Koleksiyonunuzda kaç oya var?

Sayısını bilmiyorum. Ama Türkiye’nin bütün yörelerinden, kutu kutu oyam var.

Oya nedir ve Anadolu insanı için ne ifade ediyor?

Bu, daha çok Anadolu’ya ait, tekniği örgü olan bir el sanatı. Eskiden okuma-yazması olmayan bir toplumun iletişim aracıymış. Sevgi, nefret, üzüntü, sevinç, akla gelebilecek her türlü duyguyu, kadın, yemeninin kenarına yaptığı oyayla dışarıya yansıtırmış. Kocaya darılmak, kaynanayla atışmak, eltilerle kavgaya tutuşmak gibi Anadolu geleneklerine aykırı davranışları sözlü olarak dile getiremeyen kadınlar, tepkilerini ve hayata dair beklentilerini oyalarla anlatmış.

“Çarkıfelek oyasını boşanan kadın işler”

Motiflerinde binbir türlü sır mı gizli yani?

Evet. Her oyanın bir mesajı vardır. Konya yöresinde yapılan ‘çayır çimen’ oyasını, gelin kayınvalidesine yapar ve nikahtan önce gönderir. Verilen mesaj şudur: “Aramız çayır çimen gibi ferah ve iç açıcı olsun.” ‘Kıllı kurt’ oyasını ise mutlu olmayan gelin, kaynanasına gönderir. Bir de ‘mezar taşı’ oyası var ki çok ilginç. Yan yana dizilmiş mezar taşları şeklindeki bu oya da gelin tarafından kaynanaya gönderilir. Mesajı: Aramızdaki soğukluk mezara kadar sürecek. Kocası veya kaynanasıyla arası iyi olmayan gelinler biber oyası yapıp takar; “Aramız biber kadar acı” anlamında... Kaynana takarsa, verdiği mesaj “Bana dik dik bakma gelin; biber gibi yakarım seni”dir. Mudurnu yöresinde yapılan çınar yaprağı oyası, uzun ömür ve bilgelik temennisi için işlenir. Portakal çiçeği oyası; doğumla ölümü, gençlikle olgunluğu, ümitle maziyi ifade eder. Zilli maşa oyası kavgacı, geçimsiz, eli maşalı insanları simgeler. Çarkıfelek oyasını, eşinden ayrılan kadınlar işler. Kütüle oyası, Adana’da yapılır. Nikahtan sonra gelin, eltisine kütüle oyası vererek “Aramız çiçek gibi olsun” demiş olur. Umudun, aşkın sembolü olan sümbül oyası Tokat’a özgü. Kaynana dili oyası ise kötü ve çok konuşan kaynanaları temsil eder.

Oyanın üretim süreci nasıl?

Paranın, pulun, malzemenin olmadığı yokluk yıllarında kadınlar; sapla, samanla, papatyayla, çikolata kağıdıyla işlemiş oyalarını. Üstelik o dönemde elektrik de yok; gaz lambalarının titrek ışığı altında yapmışlar. Ve düşünün ki oya, katiyen hata kabul etmez. Yanlış yapınca sökerek düzeltemez, baştan yaparsınız.

Motifleri anlatır mısınız?

Motifler; yapıldığı yörenin sosyal hayatı, gelenek, görenekleri ile ilgili ipucu veriyor bize. En çok çiçek oyası yapılıyor. Hayvan figürleri de var. Örneğin; deniz yıldızı. Doğurganlığı simgelediği için fare kulağı, kısmeti ifade ettiği için balık oyası da yapılıyor. Meyve oyalarını da unutmamalı. Hep taneli ve çekirdekli meyveleri motif olarak yapıyorlar. Sosyal olayları konu eden motifler de bulunuyor. Mesela “komşu komşuya küstü”, “meclis kuruldu”, “çiftlik sattıran”, “Türkan Şoray kirpiği”, “Zeki Müren göbeği” diye adlandırılan oyalar var.

'İSTANBUL ÜRÜNLERİ DAHA PAHALI'

Hangi yörenin eserleri daha öne çıkıyor?

Muhteşem zarafetteki İstanbul oyaları bambaşka. En pahalısı da onlar. Bursa ve Balıkesir oyaları görülmeye değer. Çeşit, renk ve irilik bakımından Ege oyaları da etkileyici. Doğuda ise boncuk oyaları ağırlıktadır.

Oyaların büyük bölümüne aykırı renk ya da motif konuyor. Neden?

Nazara karşı aykırı bir unsurdur bu. Özellikle yapılır. ‘Mükemmellik Allah’a mahsustur, kul bir yerde hata yapar’ mesajını taşır.


(26.07.2014 tarihli ekten alınmıştır)