Oyuncakları Estee'nin makyaj malzemeleriydi...

Pazar, 22 Kasım 2009 - 05:00

Oyuncakları Estee'nin makyaj malzemeleriydi...

Kendi adını verdiği dünyanın en ünlü kozmetik markasının yaratıcısı Estee Lauder, 2004’te kayıtlara göre 95, ailesine göre 97 yaşında öldü. 1988’de Time dergisi tarafından seçilen ‘Yüzyılın En Etkili 20 İş Dehası’ arasında yer alan Estee Lauder, arkasında milyonlarca dolarlık, dünya çapında bir kozmetik imparatorluğu bıraktı. Kadınlar hala onun ‘Parfümü havaya sıkın ve oluşan parfüm bulutunun içine girin’ öğüdünü uyguluyor, onun kadınlara bıraktığı mirastan yararlanıyor. Josephine Esther Mentzer (Estee Lauder), New York’ta yaşayan Macar bir anne ve Çek bir babanın kızıydı. Estee Lauder’in ilk kozmetik işi, kimyager amcasının yaptığı kremleri güzellik salonlarına ve otellere satmak oldu. Kapı kapı dolaşıyor, güzellik merkezlerinde, kuaförlerde saç kurutma makinesinin altında oturan kadınlara tek tek ürünlerini denetiyordu. Çok becerikliydi, New York’taki birkaç depoyu ürünleri satması için ikna etmeyi başardığında 1948 yılıydı. Bu satış dehası, 1930’da işadamı Joseph Lauder ile evlendi. Üç yıl sonra oğlu Lenard doğdu ama çift 1939’da boşandı. Boşanma nedenini Estee Lauder şöyle açıkladı: “Çok genç evlenmiştim. Böyle bir durumda kaçırdığınız birçok şey olduğunu düşünüyorsunuz. Ama ondan sonra farkına vardım ki aslında dünyanın en iyi, tatlı kocasına sahiptim.” Ve sonunda ‘dünyanın en tatlı kocası’ ağır bastı, Estee Lauder, eşi Joseph’le 1942’de yeniden evlendi. Bu evlilikten de ikinci oğlu Ronald doğdu. Ve karı-koca birlikte kozmetik işini sürdürmeye başladı. Kocası merkezden idare ediyordu, Estee Lauder ise kendi ürünlerini satan mağazaları dolaşıyor, kendi seçtiği kızları standlara yerleştiriyordu. 1995 yılına kadar işinin başında olan Estee Lauder, sadece kozmetik ürünleriyle değil güzelliğe dair söylediği özlü sözlerle de tanınıyordu: “Mükemmel bir dünyada elbette hepimiz ruhlarımızın güzelliği ile değerlendirileceğiz. Ama mükemmellikten böylesine uzak bir dünyada güzel bir kadının her zaman avantajları olacaktır!”

Babaannesinin izindeki torun

Estee Lauder’den sonra oğulları ve torunları da onun izinden gitti. Ama yeni Estee Lauder, torun Aerin Lauder oldu. 2007’de ‘Dünyanın En Seksi Mirasyedileri’ arasında seçilen Aerin Lauder, bugün Estee Lauder imparatorluğunun başında. Estee Lauder’in çıkardığı ‘Exotic’, ‘Nude’ ve ‘Wild’ adlı ürünlerin yaratıcısı olan Aerin, çantasında koku örnekleriyle dolaşıyor. Ürettiği Jasmine White Moss adlı koku için, “Babaannem hayatta olsaydı gurur duyardı” diyor. İki oğlu olan ve fortune.com’da ‘En Etkili Amerikalılar’ arasında yer alan 39 yaşındaki Aerin Lauder, tutkunu olduğu Paris’teki lüks davetlerde de star muamelesi görüyor...

Dünyanın en şık kadını
Aerin aslında kozmetikle ve güzellik kavramıyla doğduğu gün tanıştı. Akranları oyuncaklarla, bebeklerle oynarken o 5 yaşında babaannesinin makyaj takımlarıyla oynuyordu. Babaannesinin pembe şapkasını takıp çıkarıyor; onun yüksek topuklu ayakkabılarını giyerek evin içinde dolaşıyordu. Küçük Aerin’in oyuncakları, rujlar, allıklar, süslü püslü şapkalar, yüksek topuklu ayakkabılardı. Büyüyünce güzelliği ile basının ilgi odağı olan Aerin; bugün tarzıyla ‘dünyanın en şık 10 kadını’ arasında sayılıyor. Defilelerin konukları arasında yer alan Aerin Lauder’e şık giyim konusunda da babaannesi Estee Lauder öncülük etmiş. Aerin’in zevkleri büyükannesi Estee Lauder’e benziyor. Genç kadın şu anısını anlatıyor: “17 yaşındayken babaannem beni Paris’te Valentino defilesine götürmüştü. Oradan aldığım siyah-beyaz tüvit ceketi ilk giydiğimde kendimi olgun bir Fransız kadını gibi hissetmiştim. O ceket hala durur ve her giyişimde yine aynı şekilde hissederim.”
Evinde giyinme odası, gardrobu ve ofisi bir arada olan Aerin Lauder bunu “Çocukluğumdan beri kendi odam, saklanmak için bir yerim olmasını istedim” diye açıklıyor. Peki dünyanın en iyi giyinen kadınlarından Aerin Lauder’in gardrobunda neler mi var? Kendisi anlatıyor: “Askılarımda Chloe ve Calvin Klein’dan beyaz bluzlar, Gucci ve Yves Saint Laurent’ten renkli elbiseler, özenle seçilmiş aksesuarlar, babaannem Estee Lauder’den kalma her ikisi de vintage olan Hermes Birkin çantalar ve modern Lanvin bilezikler var.” Arkadaşı olan ünlü modacı Michael Kors, Aerin için; “Jackie Onassis gibi stil sahibi Amerikan kadınının vasiyetini sürdürüyor. Kaliteli ve zamansızlık bakışıyla sadelik ve lüksü harmanlıyor” diyor. Aerin ise kendi stilini şöyle anlatıyor:
“Feminen görünmek benim için çok önemli. Stilim yeterince geleneksel. Kesinlikle her zaman şık olan annemden ve klasik stile sahip, Givenchy ya da Ungaro tercih eden Estee’den etkilendim. Beni hiçbir şekilde başarısızlığa uğratmayacak elbiselerden tercihim Tracy Feith, Chloe ya da Michael Kors. Siyah pantolon gardrobumda daima asılıdır. Jean’leri skinny’den diğer pek çok çeşide kadar hepsini giyiyorum. Levi’s’ın siyah ve beyaz jean’i her zaman üzerimdedir. Pantolonlarımın üzerime mükemmel oturması için terziye gidiyorum. Gece için, çok fazla kısa elbise giyiyorum. Eskiden sadece uzun elbise tercihimdi, ama kısa elbise kolay ve her şeye uygun. Şimdi uzun giydiğimde kendimi özel hissediyorum.” Aerin Lauder çanta seçimini ise şöyle anlatıyor:
“Marc Jacobs Stam çantalar feminenlik ve sinirlilik hali arasında bir denge. Balenciaga, Chloe ve siyah Ralph Lauren Ricky çantaları ölümüne takar ve severim.” Ayakkabılara gelince, onun için düz ayakkabılarla yüksek topuklular arasında hiç fark yok. Marc Jacobs’tan gökkuşağı düz ayakkabılar, Christian Louboutin, Miu Miu, ve her çeşit Lanvin gardrobunun alt kısmını kaplıyor. Diğer bir dolabında da Manolo Blahnik ve Christian Louboutin stiletto ve açık ayakkabılar var. Trende uygun bir gardroba sahip olmasını stratejik alışverişe borçlu olduğunu söylüyor Aerin Lauder. Sırrını da şöyle açıklıyor: Stilistim yok. Ne sevdiğimi biliyorum. Stilistliğimi kendim yapıyorum. Moda dergilerinden beğendiklerimi yırtıyorum. Telefon numarası varsa beğendiklerimi sipariş etmek daha da kolay oluyor.

Evde de vintage tutkusu...
Aerin Lauder’in vintage tutkusu gardrobunun yanısıra evine de yansıyor. New York’un en lüks caddelerinden Park Avenue’daki dairesinin en gözde parçaları büyükannesi Estee Lauder’den miras... Muhteşem ayna, babasından kalma kitaplardan oluşan müthiş kütüphane, annesinin emaneti mücevherler ve Paris’teki bir müzayededen aldığı avize. Aerin Lauder, ‘geleneksel ve feminen biri’ olduğunu söylüyor ve bu özelliği hayatındaki her alana yansıyor. Aynı büyükannesi gibi. Estee Lauder’in hatırası ve mirası genç kadının yaşamına ışık tutuyor