Özelleştirme açılımı!

İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası, Anayasa değişikliğinin 12'nci maddesiyle hükümetin, özelleştirmelere karşı dava açılmasını engellediğini kaydetti

Pazartesi, 10 Mayıs 2010 - 05:00

Özelleştirme açılımı!

Paketin ekonomik sonucu

İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (İSMMMO), Anayasa değişikliğinin, ‘özelleştirmeye karşı dava açılmasını engellemek’ gibi önemli bir ekonomik sonucu olduğunu ortaya koydu.

İSMMMO tarafından hazırlanan ‘Özelleştirme Anayasası’ raporunda, Türkiye’deki özelleştirmelerin yüzde 78.8’ini gerçekleştiren Ak Parti iktidarının, her özelleştirmede sayısız dava ile karşı karşıya kaldığı vurgulandı.

Raporda, hükümetin çareyi ‘yargı engelini’ ortadan kaldırmakta bulduğu kaydedildi.

Açılan davalar katlandı

Rapora göre, son 7 yılın yoğun özelleştirme programı hayata geçirilirken, hukuki kaygılar da arttı.

1998’de çeşitli kişi ve kuruluşlar tarafından özelleştirme uygulamalarına karşı açılan idari ve adli dava sayısı 695 iken, 2007’de devam eden idari dava sayısı 3391, adli dava sayısı 240 olarak tespit edildi. O yıl 268 idari, 80 adli dava açıldı.

En dikkat çekici yıl 2008’de, 1351 idari 16 adli dava açıldı. Yargı her yıl belirli sayıda davayı sonuçlandırsa da devam eden dava sayısı 4 bin 543’e ulaştı.

Kamu yararı aranamıyor

Raporda, Anayasa değişikliğinin 12’nci maddesinde, “Yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimiyle sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz” denildiğine dikkat çekildi.

İSMMMO, “Bu madde, özelleştirmelerde yargının ‘kamu adına kamu yararı’ araması yetkisini ortadan kaldırıyor” dedi. Raporda, bu durumun, hükümetin büyük gelir beklediği enerji, Milli Piyango, kamu bankaları gibi özelleştirme ihalelerinde süreci hızlandıracağı dile getirildi.

Özal engelleyememişti

İSMMMO Başkanı Yahya Arıkan, ‘kamu yararı’ gözeten davaların, ‘yerindelik yetkisine’ göre açıldığına dikkat çekti.

Arıkan şöyle konuştu: “Yerindelik yetkisini Turgut Özal, Danıştay Kanunu’nu değiştirerek engellemeye çalışmıştı. Ama değişiklik, Anayasa Mahkemesi’nden döndü.

Karar, bu konuda bir daha yasal düzenleme yapılmasına da engel oldu. Ancak Ak Parti, Anayasa Mahkemesi’ni aşarak, doğrudan Anayasa’yı değiştirerek ‘yargı engelini’ ortadan kaldırmaya karar verdi.”

2