Palamut, Karadeniz'den Ege'ye transit geçti

Çarşamba, 28 Ekim 2009 - 14:39

Palamut, Karadeniz'den Ege'ye transit geçti

Bandırma Ticaret Odası Başkanı Osman Kocaman, Marmara Denizi’nde kirlilik nedeniyle bu sezon palamutun yüzünü göremediklerini belirterek, "Marmara Denizi’nde oksijen kalmadığından, palamutlar burada oyalanmadan Ege Denizi’ne geçti" dedi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) AB Uyum Komisyonu Başkanı da olan Kocaman, gazetecilere yaptığı açıklamada, Marmara Denizi’nin, kirlilik ve salya yüzünden elden gitmek üzere olduğunu, kurtarılması için devletin artık düğmeye basması gerektiğini söyledi.
Karadeniz’den Ege Denizi’ne geçiş yapan palamut örneğini veren Kocaman, "Marmara Denizi’ndeki kirlilik nedeniyle bu sezon, palamutun yüzünü göremedik. Palamut, eskiden Marmara Denizi’nden geçiş yapardı. Ama, Marmara Denizi’nde oksijen kalmadığından, palamutlar, burada oyalanmadan Ege Denizi’ne geçti" diye konuştu.

"DOĞAL AFET KAPSAMINA ALINSIN"

Kocaman, Marmara Denizi’nde avlanan balıkçıların büyük sıkıntı içinde bulunduklarına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Buna bağlı olarak balıkçıların da çiftçiler gibi doğal afet kapsamına alınarak, borçlarının ödenmesi gerekir. Eğer bu yapılmazsa, bir yıl içinde yüzlerce tekneye haciz gelebilir. AB’ye uyum gereğince, ülkemizdeki balıkçı sayısı azaltılmak isteniyor. Ancak bu azaltma, balıkçıları bir anda yok ederek değil, balıkçıya destek vererek gerçekleştirilmelidir. Halen çok sayıda Bandırmalı balıkçı, kirlilik yüzünden Karadeniz’de avlanıyor."

Yasak avlanmaların, ancak cezalar ve otokontrol sisteminin uygulanması ile engellenebileceğini ifade eden Kocaman, şöyle dedi:
"Örneğin, Ankara, İstanbul ve Bursa balıkhanelerinde hiç denetim yok. Buralarda bol bol trol balığı satılıyor. Oysa, Bandırma balıkhanesi çok kontrollü. Zaten Marmara Denizi’nde trolcüler, trol çekecek balık bile bulamıyor. Çünkü Marmara’da oksijen kalmadı."

"SU ÜRÜNLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ KURULMALI"

Kocaman, balık konusunda eğitim veren okullara büyük gereksinim bulunduğuna da değinerek, "artık okullu balıkçı nesli yetiştirmeliyiz. Çünkü bu okullardan yetişecek balıkçılar, ışıkla, trolle ve her çeşit yasak avlanmalar konusunda bilinçlenerek, otokontrol mekanizmalarını kurabilirler" dedi.
Su ürünlerinin, artık Genel Müdürlük düzeyinde temsil edilmesi gerektiğini vurgulayan Kocaman, "Balıkçılık sektörümüz, bırakın AB’nin de öngördüğü bir Balıkçılık Genel Müdürlüğünün kurulmasını, yıllardır Koruma Kontrol Genel Müdürlüğüne ait bir daire başkanlığına bağlı yönetiliyor. Ülkemizdeki balıkçılık sektörü için artık mutlaka en azından Su Ürünleri Genel Müdürlüğü kurulmalıdır" görüşünü dile getirdi.
Kocaman, hamsiye kota uygulamasına işaret ederek, "Teknenin boyutuna göre uygulanan kota, bizim için geçerliliğini yitirdi. Çünkü sektör, hamsi kotası limitlerine bile ulaşmıyor" dedi.

KAYKAY

Marmara Denizi’nde, bilim adamlarının bir deniz anası türünün sebep olduğunu bildirdikleri, balıkçıların "salya" veya "kaykay" diye adlandırdığı, avlanmayı olanaksız hale getiren beyaz jelimsi tabaka, ağları ağırlaştırarak dibe doğru çekiyor ve gözeneklerini tıkıyor.