'Para kazanıp ev tutacağım!'

Cumartesi, 26 Eylül 2009 - 13:44

'Para kazanıp ev tutacağım!'

"Ben büyüyünce...” diye başlıyor artık bizde cümleler ve arkasından planlar geliyor. 9 yaşındaki Derin’in büyümekle ilgili hayali şöyle: “Ben büyüyünce; liseyi, üniversiteyi bitirince çalışmaya başlayacağım. Sonra arkadaşım Ece ile birlikte ayrı eve çıkacağım. İkimiz de birer golden retriever köpek alacağız ve onlara bakacağız.”

Sürekli olarak eve köpek almak isteyen ve benden “Mümkün değil!” cevabı alan Derin, kendisiyle aynı kaderi paylaşan arkadaşı Ece ile oturup bu çıkış yolunu bulmuş. Önce bozuldum biraz tabii... ‘Vayy, demek benim çocuğum benden ayrılmak istiyor’ diye düşündüm ama sonra ‘süper’ dedim içimden, ‘kızım bazı şeyleri elde etmek için eğitimin, iş hayatının, çalışmanın’ gerekliliğine de inanmış.

Bundan bir yıl öncesine kadar paranın bankamatikten dağıtıldığını zanneden ve her gördüğünü isteyen bir kız çocuğu için büyük bir aşama! Şimdilik planları devam ediyor ama kendime ve Ece’nin annesine de birer oda ayarladım kızların evinde. “Bizsiz olmaz” dedim, “Kızlarımız evde olmadan biz rahat uyuyamayız ki, arada bir size geliriz!” Derin memnuniyetle kabul etti ama uyarısını da yaptı; “Ama söyleyeyim köpek var!” “Olsun” dedim “Nasıl olsa köpeğe sen bakacaksın!”

Biz yemek masasında bu sohbetleri yaparken 7’lik Duru da lafa karıştı: “Peki ya ben? Ben ne olacağım? Yalnız başıma sıkılırım ben evde. Ben de sizin yanınıza taşınacağım”. Ablaların ablası hemen cevabı yapıştırdı: “Sen daha birinci sınıftasın, benden 3 yıl sonra okulu bitireceksin. Önce paranı kazan, ondan sonra gelirsin!”

Duru biraz bozuldu ama cevabı yapıştırmakta da gecikmedi: “Ben büyüyüp para kazanınca kendime Şimşek McQueen arabası alacağım, seni de bindirmeyeceğim tamam mı!” Bize hep küçüklermiş gibi gözükse de aslında çocuklarımız büyüyor, birer birey olarak karşımıza çıkıyor. Çevrelerinde olup biteni pek iyi algıladıklarını, bunları çözümleyip bir sonuç çıkardıklarını görmek insana büyük bir gurur veriyor. Demek ki çocuğa bilinç kazandırmak sözlü uyarılarda bulunarak, vaatler vererek, nasihatlar çekerek olmuyor.

Bağırıp çağırıp, sonra çocuğa “Evladım kibar ol” demek, yerlere çöp atıp sonra “Çevreyi temiz tutalım” demek, eline hiç kitap almadan “Kitap okumak iyidir, hadi yavrum kitabını oku” demek pek sonuç vermiyor. Çıkardığım sonuç şu oldu: Çocuk görerek öğreniyor. Anne babalar olarak hareketlerimize yaşam tarzımıza çok ama çok dikkat etmemiz gerekiyor. Onların hatalı davranışlarını eleştirirken ‘Acaba bunu neden yapıyor, sorun biraz da bende olabilir mi?’ diye düşünmek de işin temelini oluşturuyor.

 

Ferhan Kaya Poroy-POSTA