A. Yavuz Kocaömer

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/02/01/8186505.a-yavuz-kocaomer.png

Paralimpik Oyunlar Araştırması

Pazartesi, 14 Haziran 2010 - 05:00

Geçtiğimiz haftalarda Infakto Research tarafından ülkemizde ‘Paralimpik Oyunları’ ile ilgili bir kamuoyu araştırması yapıldı. Telefon anketi yolu ile gerçekleştirilen çalışmada Türkiye’nin kentsel bölgelerinde yaşayan insanlarımıza Paralimpik Oyunları hakkında sorular soruldu. Engellilerin yaptığı spor faaliyetleri ile ilgili sorulara ankete katılanların yüzde 72,4’ü “Bilgim yok” cevabını verdi. En çok tanınan sporun ise yüzde 14.7 ile tekerlekli sandalye basketbolu olduğu ortaya çıktı. Engellilere yönelik kurumlar hakkındaki bilgi düzeyi ile ilgili soruya katılımcıların yüzde 98’i “Bildiğim kurum yok” cevabı verirken, yüzde 1 Türkiye Sakatlar Derneği, yüzde 1 diğer dernekler şeklinde ortaya çıktı. Katılımcıların Paralimpik kelimesini tanımamalarından kaynaklanan hatayı engellemek için Paralimpik Oyunlar ‘Çeşitli engelli gruplarından elit sporcuların katıldığı, 4 yılda bir düzenlenen engelli spor organizasyonu’ olarak tanımlanmış ve bu konudan haberdar olup olmadıkları sorulduğunda yüzde 59 evet, yüzde 41 hayır cevabı alınmıştır.

Televizyon farkı

Paralimpik Oyunları’ndan haberdar olduğunu söyleyenlerin en fazla bilgi aldığı kaynak yüzde 86 ile televizyon, yüzde 11 ile gazeteler ve yüzde 6 ile internettir. Bunun yanı sıra görüşülen kişilerin yüzde 15’i Türkiye Milli Paralimpik Komitesi hakkında bilgi sahibi olduğunu söylerken, yüzde 85’i bu konuda herhangi bir bilgisi olmadığını belirtmiştir. Türkiye Milli Paralimpik Komitesi’nden haberdar olanlar kaynak olarak en çok yüzde 77 ile televizyonu göstermişlerdir. Türkiye Milli Paralimpik Komitesi ve Paralimpik Oyunları için bilinirlik düzeyleri düşük olmasına rağmen Paralimpik Oyunları için içerik hatırlatması yapıldıktan sonra, bilinirlik düzeyi yüzde 50’nin üzerine çıkmıştır. Engelli bir tanıdığa sahip olmak farkındalıklar oranlarında ciddi bir farka yol açmaktadır. Buradan engellilerin de bu konudaki farkındalık düzeylerinin çok yüksek olmadığı sonucu çıkartılabilir.

Seviye yetersiz!

Bu araştırmanın geçtiğimiz yıl sonuna doğru Türkiye Milli Paralimpik Komitesi’nin başlattığı tanıtım kampanyalarından sonra yapıldığı göz önüne alınırsa, yine de Paralimpik Oyunları’ndan ve engelli sporlarından insanlarımızın henüz istenilen seviyede haberdar olmadığı anlaşılmaktadır. ‘Paralimpik’ kelimesi özellikle sporla ilgili devlet büyüklerimiz tarafından ne kadar çok kullanılırsa, halkımızda da uyandırılacak merak sonucu bilgilenme seviyesinin artacağına inanıyoruz.

Henry Wanyoike

Sidney 2000 Paralimpik Oyunları’nda 5000 metre görme engelliler yarışı yapılıyor. Kenya’nın Kikuyu kentinde 1974 yılında dünyaya gelen Henry Wanyoike kimsenin tanımadığı bir koşucu. Startın verilmesiyle birlikte Henry geride kalıyor, refakatçi koşucu onu çekerek yarışı başlatıyor.

İnanılmaz tempo

Henry, o andan itibaren öyle bir tempoyla yarışı götürüyor ki, pistin kenarından birileri “Bu süratle, bu deli düşer ve ölür” diye bağırıyor. Bir iki dakika sonra görme engelli sporcunun yayında bulunan refakatçi koşucu (görme engelli ile refakatçi, birbirlerine bileklerinden bir kordonla bağldır) yere düşüyor. Zira refakatçi koşucu sıtma geçiriyor. Refakatçi yerinden doğruluyor, Henry ile pistin ortasında tartışıyorlar. Henry büyük bir hırsla refakatçisini tekrar koşmaya zorluyor. Ve daha sonra bitimden çok kısa bir süre önce yarışı önde götürürken refakatçi tekrar düşüyor, Henry onu ayağa kaldırıyor, zorla çekiyor ve böylece 5000 metrede altın madalyayı kazanıyor.

Engellilerin sesi

Henry bugün 36 yaşında ve Afrika’daki engelli insanların sesi. Kendisi, dünyanın renklerinden mahrum kalmanın ne demek olduğunu biliyor ve yıllardır bir sembol olarak dünyadaki sayısız engelli insana azmi ile örnek oluyor. 1974 doğumlu Henry, 1995 yılında bir gece görme yetisini kaybediyor. Okulda iken, 10.000 metrede ilk şampiyonluğunu kazanan atlet, kör olduktan sonra da koşmaya devam ederek, büyük başarılar yakalıyor. 2004’te Boston Maratonu’nu 2 saat 33 dakikada tamamlıyor. 5000 metrede 15:17, 1000 metrede ise 32:34 ile dünya rekorlarını elinde tutuyor. 2004 yılında Almanya’da Herdel Yayın Evi tarafından çıkarılan ve Henry’nin hayatını anlatan ‘Işığa Doğru Uzun Koşu’ adlı kitabında yaşadıkları anlatılıyor. Bu kitabın Türkçe’ye çevrilmesi eminizi ki ülkemizdeki yalnız engelli sporcuların değil, tüm engelli insanlarımızın da neler yapabileceklerini okumaları bakımından çok faydalı olacaktır.

ÇENGELLİ PANO

ARKADAŞ ARIYORUM

Sevgili Yavuz Kocaömer, o cesur yüreğinle ve o iyilik dolu kalbinle daima biz engellilerin gururu ve ümidi oldun. Ben yüzde 58 ortopedik engelliyim. Dekorasyon işleri ile uğraşıyorum. Konuşabileceğim, dertlerimi paylaşabileceğim engelli-engelsiz arkadaşların aramasını bekliyorum.

Ali Musa Erdem 0536 814 65 08

YARDIM İSTİYORUM

29 yaşındayım. 4 ay önce tüp patlaması sonucu sağ kolumu kaybettim. Güvenlik görevlisiyim, işten çıkarmadılar, hâlâ çalışıyorum. Ama çok zorlanıyorum, protez istiyorum. Bebeğimiz prematüre doğdu, onun için de ciddi paralar harcadık, aile olarak durumumuz çok kötü. Protez kolu alamam çünkü SGK sadece 1OOO TL’sini karşılıyormuş. Kimseden yardım alamadım. Bir doktor buldum 15 bin TL bulursam kol taktırabileceğim. Lütfen bana yardım edin. Sizden destek bekliyorum.

Ümit Tekin sevda_tekin@hotmail.com

Engellilerin sorunu

İlk yazımı 19 Temmuz 2004’te bu köşede yazmıştım. Sonrasında da ara ara yazı yazdım, önemli dostluklar kurdum. Ama bundan önce çıkan yazımdan dolayı, bilinçsiz bazı kişiler beni arayıp rahatsız etti. Hatta bir mesaj aldım. “Duygu sömürüsü yapıyorsunuz, engelli olduğunuza inanmıyorum, meşhur olmak için yazıyorsunuz” diyordu. Bunun üzerine “1 hafta engelli yaşa, ne demek gör” diye mesaj gönderdim. Geçen aylarda yakından tanıdığım bir hanım arkadaşımızın yazısı çıktı. Onu da çok rahatsız etmişler. Neyi paylaşamıyoruz anlamış değilim. Telefon numaramı yazmaktan hiç çekinmedim, hep yazdım. Bu köşe kavga köşesi veya evlilik köşesi değil, artık bunu herkes bilsin.

Erdem Ateş/ BURSA Tel: 0555 616 57 98 erdem-ates@hotmail.com

KOCAÖMER’E

Yılmadan mücadele etmeyi öğrettin

Aydınlık günlere umudumuz oldun

Ve en zor zamanda engelliye güç verdin

Unutmak mümkün mü Kocaömer seni

Zamanla insanlar tanıyacak seni

Kanadı yaramız sen merhem oldun

Ocağımız sönmedi aşımız oldun

Canımıza can yüreğimize derman

Annemiz, babamız hepimiz sana hayran

Özümüz sözümüz hep Ömer’imiz

Melekler gibi kanadımızsın

Edebiyete kadar başkanımızsın

Rasyonel hür babamızsın

Servet Bardak / Siirt

2