Paranızı alırsınız

a
a
Çarşamba, 21 Nisan 2010 - 05:00

Bir limited şirkette çalışıyorken işime son verildi. Kıdem tazminatımı alamadım. Dava açtık kazandık. Ancak iş tahsilata geldiğinde gördük ki şirket satılmış. Böyle olunca paramızı alamazmışız. Gerçekten böyle midir? N.A.

Bir limited şirket, (Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiş diğer şirketler de) hükmi şahsiyeti haizdir. Yani bir kişiliktir. Ancak yasa hükümlerine göre oluşmuş bir kişiliktir. Bunlara hükmi şahsiyet denir. Hükmi şahsiyetin ortakları değişir, hükmi şahsiyetlerin tüm ortakları değişebilir, ancak alacakları ve borçları devam eder. Sizin alacağınız ortak Ahmet Bey’den veya ortak Mehmet Bey’den değil, şirket hükmi şahsiyetindendir. Bir ortak gider diğeri gelir ama sizin alacağınız durur. Yani sonuç olarak demek istiyorum ki şirket el değiştirmiş olsa bile sizin alacağınız orada duruyor. İcra takibi yapın paranızı alırsınız.

Bekleyeceksiniz

Babam otuz yılı aşkın süredir yurtdışında yaşıyor. Annemle babam boşanmıştı. Bugüne kadar babamdan ne bir nafaka ne bir yardım gördük. Şimdi ikinci evliliğini yapmış. Yurt dışındaki ve yurttaki gayrimenkullerini yeni eşinin üzerine yapıyor. Oysa bu hanımın okuma yazması bile yok. Yani bunları para ile alacak gücü yok. Bu durumda babam hayatta iken bu olaya müdahale edebilir miyim?  N.A.

Babanız hayatta iken yaptığı bu devirlere müdahale edemezsiniz. Bunun tek şartı var: Babanızın akli dengesinin yerinde olmaması. Ancak bu safhada müdahale edebilirsiniz. Ama yazdıklarınızdan böyle bir sonuç çıkmıyor. O halde babanız hayatta iken bu işlemlere müdahale edemeyeceksiniz. Müdahale ancak babanızın ölümünden sonra olabilir. Bu halde müdahale için, babanızın yaptığı devir işlemine göre bir yıllık süreniz söz konusu olabilir. Babanızın vefatından sonra hâlâ müdahale etmeyi düşünüyorsanız bu bir senelik süreyi her ihtimale karşı geçirmeyin.

Zararı tartışmalı

Bizim evin tam karşısında bize bakan bir çatıya baz istasyonu konuldu. Kaldırılması için beş bine yakın imza topladım. Üç bakanlığa gönderdim. Biri, valiliğe bildirildiğini söyledi. İkisi yanıt bile vermedi. Yapabileceğim başka bir şey var mı? N.C.

Bugüne kadar bu ve benzeri sorulara karşılık, gidin dava açın diyorum. Sanki biraz standart yanıt gibi geliyor ama hayır değil. Pek çok iş bazen belediye vasıtası ile bazen kaymakamlık, valilik veya bakanlık kanalı ile halledilir. Ancak belediye, oy kaygısı ile kimseyi karşısına almak istemez. Bakanlık ise başka işlerle uğraşır. Vatandaşın derdi onun için küçük işlerdendir. Bir yere havale etmiş olması bile lütuftur. İşte ben de çoğunlukla böyle idari yoldan halli mümkün işler için bile gidin dava açın diyorum. Size de aynı şeyi söyleyeceğim. Baz istasyonlarının sağlık açısından yaratacağı zarar çekişmeli. Mesafesi, yönü, gücü hepsi tartışmalı. Ancak son görüş, bakış istikametinin çok önemli olduğu yolunda. Dolayısı ile dava açın. Bilirkişi incelemesi yapılacak ve yukarıda saydığım faktörlere göre zararı belirlenirse kaldırılma kararı verilebilir.