Parfüm heykeltraşı

O dünyanın en ünlü markalarının sıradışı parfüm şişelerine imza atıyor. Pierre Dunand parfümlerin arkasındaki gizli kahraman

Parfüm heykeltraşı

Yves Saint Laurent’in kült olan Opium’u, Calvin Klein’ın çığır açan, yarı saydam golf topu malzemesi kullanılarak yapılan parfüm şişesi Obsession’u, Moschino’nun Safinaz’ı andıran Cheap and Chic’ini o tasarladı. ‘Parfümün heykeltıraşı’ denen Pierre Dinand’la ‘and mag’ dergisinin ağustos sayısı için Arda Savacı röportaj yaptı...

Bir parfüm şişesinin kendine has unsurları nelerdir?

Parfüm şişesinde önemli olan, yansıttığı bütünsel görünüm ve genel imajdır. Yves Saint Laurent’in Opium parfümü için hazırladığım şişeye baktığınızda şişenin gövdesinin, hatta barındırdığı sıvının bile tasarım üzerinde etkili olduğunu görürsünüz. Bence parfümün şişesi kadar ambalajı da bütünsel imaj için son derece önemli.

Parfüm şişesi tasarımcısı olmaya nasıl karar verdiniz?

Aslında ben bir mimarım. Paris’teki Ecole des Beaux-Arts’da öğrenim gördüm. Ancak matematikle aram yeteri kadar iyi olmadığı için reklam sektörüne geçiş yaptım. Çalıştığım ilk reklam ajansı lüks ürünler üzerinde uzmanlaşıyordu. Müşterilerimiz arasında Hermes, Remy Martin, Schiaparelli, Rochas ve Christian Dior gibi isimler vardı. Rochas benden bir parfüm şişesi tasarlamamı istedi. Ben de Madame Rochas’yla 1959’da ilk parfüm şişemi tasarlamış oldum.

1950’li yıllarda asker olarak Hindiçin’e tayin edilmiş ve daha sonra Kamboçya’da sanat ve arkeoloji üzerine çalışmalar yapmışsınız. Buradaki deneyimleriniz ve gözlemleriniz, yaratıcılığınız üzerinde nasıl etkiler bıraktı?

Bir hayli etkili oldu çünkü Kamboçya’da 1,5 yıl boyunca Angkor Wat tapınağında çalışmıştım, ki bu henüz 20-21 yaşlarındaki biri için muhteşem bir deneyim. Mimarideki süsleme detayları özellikle çok etkiledi beni. Zamanımın çoğunu gümüş ve ahşap malzemelerden küçük objeler tasarlayarak geçirdim. Benim için mükemmel bir deneyimdi.

Parfüm şişesi tasarımlarında endüstriyel tasarım ya da moda dünyasında olduğu gibi belirgin şekilde değişen trendlerden bahsetmek mümkün mü?

Evet, tabii ki. Bu işe ilk başladığımda şişelerin kapakları da camdandı. Hatta bazen kristal ve kurşunlu kristal de kullanılıyordu. Parfümler sadece kadınların tercihiydi ve tuvalet masası üzerine yerleştiriliyordu. Şişenin kapağı çıkarılıp sürülüyordu. Ancak günümüzde kadınlar parfümleri sprey olarak kullanıp çantalarında taşıyorlar. Bu nedenle cam kapaklı bir parfümün çantada taşınması, akma riskinden ötürü çok zor.

İlham perileriniz neler?

Profesyonel yaşamın dışında vaktimin büyük bölümünü spora adıyorum. Bir dönem buz hokeyi oyuncusuydum. Daha sonra yelken sporuna kaptırdım kendimi. Hatta dünya çapında yarışmalara katıldım. Son zamanlardaysa rüzgar sörfüne merak saldım. Rüzgarı olan tüm sahillerde sörf ve diğer su sporlarıyla uğraşmak bana heyecan veriyor.

Bugüne kadar Yves Saint Laurent, Givenchy, Dior ve Balenciaga gibi dünyaca ünlü birçok moda tasarımcısıyla çalıştınız. Kıyafet tasarımlarını tamamen kontrol altında bulundurmayı tercih eden bu isimler parfüm şişelerinin tasarım sürecine ne kadar dahil oluyorlardı?

Moda tasarımcıları parfüm fikrine bayılıyorlar çünkü bu onların en başarılı girişimleri oluyor. En çok parayı parfümden kazanıyorlar. Yves Saint Laurent parfümleriyle milyarder oldu. Armani, Valentino, Givenchy de öyle. Bu nedenle parfüm onlar için büyük önem taşıyor ve tasarımcıyla epey vakit geçiriyorlar. Doğru renkleri seçmek için en az 2-3 saatlerini bana ayırırlar. Talepleri doğrultusunda bir tasarım yapar ve onu bir biblo heykel olarak sunarım. Haliyle moda tasarımcıları çoğu zaman ufak bir obje tasarlama konusunda bilgi sahibi değiller. Neticede tasarladıkları elbiseler büyük objeler. Şişe gibi küçük bir obje üzerinden kendilerini ifade etmeleri son derece zor. Bu nedenle Kamboçya’da ufak objeler üzerine edindiğim deneyim son derece yararlı oldu. 

Favori tasarımcınız ya da stil ikonunuz kim?

Sanırım favori tasarımcım Balenciaga.

Kimin için bir parfüm şişesi tasarlamak istersiniz?

Chanel. Ancak kendisi ne yazık ki hayatta değil.

Favori seyahat destinasyonlarınız hangileri?

New York ve tabii ki İstanbul. Fransızca bir kelime vardır; “C’est Byzance”. Bizans’tan gelir ve bir şeyin muhteşem olduğunu ifade etmek üzere kullanılır. Konstantinopolis, yani İstanbul da gerçekten muhteşem...

2