Parklardayız

Geçtiğimiz hafta 24 yaşındaki Çağla Köse ve arkadaşı Burcu Şentürk, Maçka Parkı’nda özel güvenlik görevlisi tarafından giydiği kıyafet bahane edilerek taciz edildi ve parktan çıkarılmak istendi. Halkın tepkisi büyüktü. Bize de park yolları göründü. İpek Atcan, Bebek, Abbasağa ve Maçka parklarını dolaştı.

06 Ağustos 2017, Pazar 15:52
Parklardayız
#kıyafetime karışma

Kadınlar Pazar günü İstanbul Maçka Demokrasi Parkı’nda “istedikleri kıyafeti giyerek” piknik yapacak. Pikniğin ardından kadın forumu düzenlenecek. Sonrasında sanatçıların katılımıyla şarkılar söylenecek. Maçka Parkı’ndaki buluşma bugün saat 15.00’te.

İPEK ATCAN / [email protected]

Maalesef ülkedeki birçok kadın gibi defalarca tacize uğramış biri olarak aynı gün içinde üç parka gittim. Hem de ne giymek istiyorsam onunla! Konuya genel olarak herkes tepkili. Bu ve bunun gibi olayların tekrar tekrar yaşanmasından endişeliler. ‘Özgürlük’ kelimesi ortak nokta. Güvenlik görevlileri yorum yapmaya pek yanaşmıyor ancak geri kalan herkesin söyleyecek bir çift lafı mutlaka var...

BEBEK PARKI: HERKES BİR ARADA



İlk durağım hafta sonları Arap turistlerin istilasına uğrayan Bebek Parkı. Girişte bankta oturan kadına usulca yaklaşıp, Maçka Parkı’nda yaşananlarla ilgili düşüncelerini soruyorum. “Benim de senin yaşlarında ve senin gibi giyinen bir kızım var. Ancak artık otobüse öyle binmek istese ‘binme kızım’ diyecek noktaya geldim” diyor. Olaylara tepkili. Ardından parkta turluyorum. Açığı, kapalısı, denize gireni, bankta uyuyanı bir arada. Denize giren iki kadınla sohbet etmeye karar veriyorum. Kalabalıklar ve keyifleri yerinde. Yıllardır Bebek’ten denize girdiklerini, hiçbir ters olay yaşamadıklarını, gidişattan endişe duyduklarını ancak burada olmaya devam edeceklerini söylüyorlar. Yer yer dilleri sertleşiyor. Bebeğiyle keyif yapan kapalı bir kadınla da gayet keyifle sohbet ediyoruz. “Bu park daha çok sizin tarzınızdaki insanlara ait. Ama ben de buradayım. İnsanlar kıyafetlerine göre ayrıştırılmamalı, herkes özgürdür” diyor.

ABBASAĞA: HABERSİZ



Abbasağa Parkı sakinleri gerçekten sakin. Olaydan habersizler. İki çocuğuyla parka gelmiş 30 yaşında kapalı bir kadınla sohbet ediyorum. Maçka Parkı’ndaki olayı duymamış. Eminönü’nde sigara içerken ayıplandığını anlatıyor: “Ben kapalı halimle tepki gördüysem, sizin gibi açık biri ne kadar tepki görürdü.” Bir yandan da ‘herkes istediğini yapmalı’yı savunuyor. Büyük ihtimalle istemeden ayırıyor. Parktaki genç çiftten erkek olanı ise beni hayli şaşırtıyor. “Bunlar artık hep olacak. Olacak, tepki göstereceğiz. Yine olacak yine tepki göstereceğiz, böyle gidecek.” Ve ekliyor: “Geçen gün Kadıköy metrosunda güvenlikler bizi uyardı diye kız arkadaşımla sarıldık.”

MAÇKA PARKI: KÜÇÜK AVRUPA



Malum, olay Maçka Parkı’nda cereyan etti. Buradaki diğer güvenlikler konu hakkında yorum yapmaya çekiniyor. Piknik yapanlar, jonglörler, güneşlenenler, kitap okuyanlar, çiftler, teyzeler, amcalarla küçük bir Avrupa gibi burası. Kalabalık bir gruba yaklaşıyorum. Olay karşısında şaşkınlar, “İlk defa böyle bir şey duyduk, nasıl olur” diyorlar. 20’li yaşlarında iki genç kızın yanına oturuyorum. Biri “Köpeğimle sürekli bu parka geliyorum, sütyen de takmıyorum! Daha önce böylesini duymadım ama bu olaylar bizi buralardan uzaklaştıramayacak” diyor. 30’lu yaşlarında üç kişilik bir erkek grubuna bu kez sorumu yöneltiyorum. İçlerinden biri, “Herkes özgürdür ancak bir kadın da sütyensiz dışarı çıkıp, o şekilde gece 12’lerde sokakta yürümemelidir” diyor. Yorumu aralarında kısa bir tartışmaya sebep oluyor. Parktan ayrılırken kadın olmanın, özellikle bu ülkede ve İstanbul’da kadın olmanın zorluklarını düşünüyorum.