Pazar Kahvesi

Pazar, 04 Şubat 2018 - 05:50

Kurultay’dan kalan en önemli iz, Muharrem İnce’nin şu vurgusu:
- Seçim kazanmak. İlle de kazanmak...
Kazanmak. Nitekim, kazanmaya hasret partili taraftarlar ve delegeler, bu vurguya çok önem verdiler...
Büyük alkış.



Ne var ki, CHP, değişik bir parti. Diğer ülkelerdeki muhalefet partilerine hiç benzemiyor.
70 yıldır iktidar değil ama yine de muktedir sayılır.
70 yılda öyle hükümetler gelip geçtiler ki, en hayati kararlarda “acaba CHP ne der” tereddütünden hiç kurtulamadılar. Bu duyguyu ilk defa AK Parti aştıysa bile, CHP o özelliğini, büyük ölçüde sürdürüyor.



Buna rağmen... Fiilen iktidar olmak başkadır. Esasen partiler iktidar olmak için vardır.
CHP tabanı, çoktandır bu lezzetten mahrum kaldığı için Muharrem İnce’nin sözleri, ilaç gibi gelmişe benzer. Hele buna bir de tüzük kurultayı vaadi eklenince, salon epey hareketlendi.



Ama oraya kadar işte. Önce gerekli imza sayısını bulacaksın. Sonra da sandıktan çıkacaksın. Ah o sandık. “Her şey sandık değildir” derler ama sandık olmadan kurultayı nasıl kazanıp genel başkan olacaksın? “Muhtar bile olamazsın.” Sonuç malûm. Mükerrer imza krizi, bir fair-play’le aşılınca, sıra sandığa geldi: Beğenmedikleri o sandığa...