Pazar notları

Pazar, 24 Kasım 2013 - 05:00

Daha biz yazmadan
Bekir Bozdağ
söyledi zaten:
- 5 tane generalin
yaptığı anayasayı,
siviller yapamıyor.
Dahası da var.
“Darbeler meğer
ne kadar haklıymış”
diyenler bile çıkacaktır.
Hiç kızmayın.
Bu laflara sebebiyet
vermek, darbeler
kadar vahim.

* [[HAFTAYA]]

Gelelim şu Dershaneler
meselesine.
Bilen bilmeyen konuşuyor.
Niçin?
Sırf mevzilenmek için.
İş öyle bir hale geldi ki
dershaneler
kapanmasın diyenler
hükümet karşıtlarıymış gibi
algılanıyor, kapansın
diyenler ise kendini
yandaş addediyor.
Hayrola?
Maç mı yapıyoruz?

*

Ahmet Kaya’yı
epey sömürdük.
Ama herşey 12 Şubat
1999 akşamından
ibaret değil ki... Asıl linç,
o akşamı takip eden
günlerde başladı.
Kendini savunanlar
ise zamanın ruhu’na
sığınıyorlar.
Ne demek zamanın ruhu?
Bizim köyde ona
ne derler, bilir misiniz:
- Dün dündür.
Öyle ya.
Eski “Bebek katili”
şimdi “Sayın Öcalan”
olduğuna göre,
Serdar Ortaç’ın
yakasını bırakın artık.

*

Bundan 10 yıl evvel
Kemal Derviş demişti ki:
- CHP, türbanlı
bir kadın Belediye
Başkanı çıkarsaydı,
türban meselesi
çözülmüş olacaktı.
CHP, bunu 10 yıl evvel
yapmadı ama şimdi
yapıyor. Afyonkarahisar’ın
Akharım Beldesi’nde,
türbanlı bir hanımı
(Sevinç Özdemir’i)
Belediye Başkanlığına
aday gösteriyor.
İyi ya işte.
Niye 10 yıl evvel değil de
şimdi?
Yine zamanın ruhu
diyeceksiniz.
Demeyin.
Öztürkçesini
söyledim size:

- Dün dündür.
Bu lafın mucidi,
altı kere gidip yedi kere
geldiğine göre,
kaldırımların yürümekle
aşınmayacağını da yavaş
yavaş öğreneceğiz...
Atasözlerine bayılırım.