Pazar notları

a
a
Pazar, 26 Eylül 2010 - 05:00

Düşmana Allah Allah
diye saldıran bir ordu,
hiç cami yakar mı?

Komutanlar, bu güzel
argüman’dan hareketle,
mükemmel bir savunma
yaparken, emekli general’in
biri çıkıyor, Kıbrıs’ta
cami yaktık
diyor.
Fıkra gibi.

[[HAFTAYA]]

Bizim mahallede baskı
yoktur diye politikacılar
dert anlatmaya çalışırken,
İstanbul’da klasik bir mahalle
evet, bizde baskı yoktur
ama baskın vardır
diyerek
duruma racon kesiyor.

Biri, diğerinin hayat
biçimine sahiden burnunu
sokuyor ama bilin bakalım
kim kiminkine sokuyor.

*

Kılıçdaroğlu haklı.
Anayasa yapmak için
genel seçimi niye bekleyelim?
Masaya derhal oturulamaz mı?
Pekalâ oturulur.

Ama baraj meselesi
öyle değil.

Zira barajı yarın sabah
kaldırsak, taa 2015
seçimlerinden önce -zaten-
uygulanamaz.

Öyleyse?

Başbakan niçin bekliyor?
BDP’den neyi esirgiyor?
Barajı hemen şimdi
indirmekte ne sakınca var?

*

Son bir not.
100 kişiden 42’si
Türkiye Sevdalısı’ymış.
Başbakan öyle diyor.
Geri kalan evetçiler de,
yâni 100 kişiden 58’i
Büyük Türkiye Sevdalısı
olduğunu söylemektedir.
Öyleyse 100 kişiden
100’ü de Türkiye’ye aşık.
Ama aynı Türkiye, önden
arkadan sağdan soldan, her
taraftan sürekli bıçaklanıyor.

Normaldir.

Biz sevgimizi başka türlü
gösteremeyiz. Hapishaneler,
sevgilisini öldüren
aşıklarla dolu.

Tıpkı onun gibi...

Demokrasi, bizim aşkımızı
anlayamıyor...

Anlayana kadar ona
haddini bildireceğiz.
Tabii, gaflet, dalalet ve
hıyanet
durumları hariç.
Ben bunların içinde gaflet’i
seçtim.

Hem de ezelden beri.