Peçenin İslam'da yeri yok!

Çarşamba, 04 Ağustos 2010 - 05:00

Kadınların hangi kıyafetleri giyebileceği yüzyıllardır tartışılıyor. Ekonomik ve sosyal kalkınmışlık düzeyi üst seviyelerdeki batı dünyasında, kadınlar toplumsal özgürlük sahasını sonuna kadar kullanabiliyor. Türkiye’nin de içinde bulunduğu doğu coğrafyasında ise durum farklı... Dini kurallar ve gelenekler daha etkin şekilde kendisini hissettirdiği için bu özgürlük alanı iyice daralıyor. Türkiye 1980’li yıllardan bu yana kadınların giyimini tartışan ve hâlâ çözemeyen bir ülke. Avrupa Birliği’ne tam üye adayı, NATO üyesi ve Avrupa Konseyi’nin kurucu üyesi gibi bir ülkede bu tartışmanın bir kavga hatta hesaplaşma haline gelmiş olması düşündürücü... Başlarını türbanla örten hatta vücutlarını çarşafla kapatan kadınların sayısının artmış olmasına rağmen Türkiye’de bu örtünme hadisesini “kadınların özgürleştiği” şeklinde yorumlayanlar da var! Bu kesim “örtünen kadın üzerindeki baskıyı bir ölçüde azaltabildiği için sokağa çıkabiliyor, eğer örtünmezse bu özgürlüğü de kaybolacak” gibi bir açıklama yapıyor.
Bu konuyu dün İslam coğrafyasının en saygın örgütünün başındaki kişiyle konuşma fırsatı buldum. İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) Genel Sekreteri Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu ile dün Ankara’daki Rixos Otel’de kahvaltı yaptık.
Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu 2005 yılından bu yana İslam Konferansı Teşkilatı’nın Genel Sekreterliği görevini yürütüyor. Bu pozisyona gelen ilk Türk olan İhsanoğlu, akademik çalışmaları ve İKT’ye sağladığı katkılarla dünya çapında tanınan ve saygı duyulan bir isim. Merkezi Suudi Arabistan’ın Cidde şehrinde bulunan, 57 ülkenin üye olduğu İKT’yi 2015 yılına kadar Prof. Dr. İhsanoğlu yönetecek.
Kadınların örtünmesiyle ilgili tartışmalar konusunda Prof. İhsanoğlu’nun görüşü çok açık: İslam dininde kadının burka, çarşaf giymesi ya da peçe takması söz konusu olamaz
Prof. İhsanoğlu, sohbetimizde İslam dininin kadının yüzünü örtmesi gibi bir kural koymadığını hatırlattı. İKT Genel Sekreteri’ne göre kadınlar çevrelerinden gelen baskılar ya da gelenekler nedeniyle bu tip kıyafetleri giymek zorunda kalıyor. Kur’an’daki hükümlerden de örnekler veren Prof. İhsanoğlu kutsal topraklardaki hac görevi sırasında bile kadınlarla erkeklerin yan yana yürüdüklerini ve kadınların yüzlerinin açık olduğunun altını çiziyor.
Bu örtünmeyle ilgili tartışmalar Fransa’nın burka ve çarşaf giyilmesi ve peçe takılmasını yasaklamasıyla yeniden gündeme gelmişti. Fransa’daki kimi aydınlar Türkiye’de kadınların kapanmaları yönünde baskı altında olduğunu savunarak konunun uluslararası platformlara taşınması gerektiğini ileri sürmüştü.
Prof. İhsanoğlu bu konuyla ilgili olarak da yıllar önce karşılaştığı İranlı bir din aliminin “İranlı kadınlar giderek açılırken Türk kadınları giderek kapanıyor” dediğini hatırlattı. İhsanoğlu, Türkiye’de daha fazla ekonomik ve sosyal kalkınmanın sağlanması halinde örtünme konusuna bu kadar konsantre olunmayacağı kanısında.
Uluslarüstü siyasi niteliği bulunan İKT sonuçta din alimlerinin toplandığı bir kuruluş değil ancak İslam dinini ve Ortadoğu’yu çok iyi tanıyan İhsanoğlu’nun bu çarpıcı değerlendirmelerini ben çok önemsiyorum. Zira Suriye de geçtiğimiz günlerde okullara peçe ile gelinmesini yasaklamıştı. Dün bu yasağı değerlendiren Suriye Müftüsü Ahmet Bedreddin Hassun da tıpkı Ekmeleddin İhsanoğlu gibi bu tip bir örtünmenin İslam diniyle alakasının olmadığını açıkladı.

Türkiye’ye yeni merkez
İKT yeni aldığı bir kararla “İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsü” adıyla yeni bir kurum oluşturuyor. İslam ülkeleri arasındaki dağınık durumda bulunan standartların sadeleştirilmesi ve uluslararası seviyeye yükseltilmesini hedefleyen kuruluşun merkezi İstanbul’da olacak. Ortadoğu’daki ticareti hızlandırıp hacmini büyütecek olan bu uygulama ile Türkiye’nin bu coğrafyadaki önemi bir kat daha artacak. Bu kurumun merkezinin Türkiye’de olmasına önayak olan Prof. İhsanoğlu’nu kutluyorum.