Pencereden görünenler

New York’da yaşayan ve öncesinde bir kitap eleştirmeni olan yazar A.J. Finn’in imza attığı ilk romanı ‘Penceredeki Kadın’ın hakları şimdiye kadar tam 38 ülkeye satılmış, sinema uyarlamasının kontratı da çoktan yapılmış durumda

10 Şubat 2018, Cumartesi 05:00
A A
Sevim GÖZAY
sevimgozay@yahoo.com


J harfiyle başlayan birçok sözcük (jüpon, jartiyer, jarse, jakuzi, jöle, jaguar, janjan) gibi jaluzinin de cazibesi yüksektir. Sadece pencereyi dilimleyen zarif bir nesne olması bakımından değil İngilizce ve Fransızcada kıskançlık anlamına gelen jealousy-jalousie ile yakınlığı nedeniyle de yüksek voltajlı bir sözcük. İşte bu nedenle Pena Yayınları’ndan çıkan “Penceredeki Kadın”ı elime aldığımda, hacminden ötürü (523 sayfa) minik bir sarsıntı geçirmiş olsam da kapaktaki jaluzi grafiği ve başlangıcındaki Hitchcock atfı sayesinde aradığım motivasyona ışık hızıyla eriştim. Sonrası çorap söküğü! Şüphe kaslarını harıl harıl çalıştıran, kalp atışlarını üst düzeye çıkaran çok elektrikli bir maceranın içinde buldum kendimi.

Kahramanımız Doktor Anna Fox, geçirdiği kazanın yarattığı travma sonrası agorafobiden (alan korkusu) mustarip olan ve kocası ile kızından ayrı yaşamaya mecbur kalmış bir kadın. Üstelik o bir psikanalist. Tüm zamanını evde eski filmler izleyerek, şarap içerek, terapi alarak, satranç oynayarak ve bir internet platformunda, kendisi gibi agorafobik olan insanlara yardım amaçlı tavsiyeler vererek geçiriyor. Ek olarak ise amatör casusluk ile meşgul oluyor. Şöyle ki, hiç dışarıya çıkmadan yaşadığı evinin penceresinden görünen diğer evlerde yaşayanları-yaşananları gözlüyor. Evet, tıpkı bir vahşi yaşam gözlemcisi gibi, diğer evleri ve o evlerde olup bitenleri izliyor. Takıntılı bir şekilde… Komşuları, yabancıları, öpüşmeleri, gülüşmeleri, ağlamaları, haykırmaları, çakırkeyiflikleri ve daha neleri neleri.

38 ÜLKEYE SATILDI

Ancak başı hayli dertte olan zeki ve hassas Doktor Anna’nın makinesinin zumu ile yakalayacağı en kritik, en şoke edici şeyler daha yeni başlıyor! Bir’den Yüz’e kadar ilerleyen bölümler halinde akıyor roman. Akıyor derken lafın gelişi değil kelimenin tam anlamıyla akıyor ve okuyucuyu daha ilk satırlardan itibaren akıntıya kaptırıp yanında sürüklüyor.

New York’da yaşayan ve öncesinde bir kitap eleştirmeni olan yazar A.J. Finn’in imza attığı ilk roman olan kitabın hakları şimdiye kadar tam 38 ülkeye satılmış. New York Times, Amazon ve Sunday Times’ın çok satanlar listesinde bir numaraya yükselmiş, sinema uyarlamasının kontratı da çoktan yapılmış durumda. “Yılın en iddialı kitabı” sunumu boş yere değil anlayacağınız. Arka kapakta göreceğiniz Stephen King referansı da bonus.

Kısacası, sinemalara gelmeden önce kitabı okumak ve bu trendi şimdiden yakalamak fevkalade iyi bir fikir. Sonunda bulacağınız “Kitapta adı geçen filmler” listesi de özellikle meraklıları için çok yerinde bir düşünce. Bir ilk roman olarak göz kamaştırıcı bir başarıya ve çok kuvvetli bir performansa sahip ‘Penceredeki Kadın’.

Penceredeki Kadın
A. J. Finn
Çeviri: Ozan Erdoğan
Pena Yayınları
528 sayfa
 





 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;