Polat emekliliğinde ne yapmalı?

Cumartesi, 13 Mart 2010 - 05:00

Nasıl bir vadiyse artık ölmeden emeklilik mümkün değil ama Polat Alemdar ve adamları “olaylara karışmamak” kararı alıp, yasa giriyorlar. Hatta Polat bildiğin inzivaya çekiliyor...

Kurtlar Vadisi senaristlerinden Ahmet Turgut’un yazdığı Bozkırın Sırrı kitabına (çok sıkı reklam yaptılar yahu) ve balık avlamaya veriyor kendini...

Sonra öğrencilik yıllarında iyi yemek yaptığını filan söyleyerek ödüllü aşçı Jamie Oliver kıvamında çıkıyor karşımıza. Bir kova balıktan dört tanesini diziyor fırın tepsisine (öteki balıklar ne oldu sahi?)...

Bir de resim yapmaya başlamasını rica ediyorum senaristlerden. Mümkünse de atları filan çizsin. Bir sokağa da ismi verilsin; memleket için bu kadar şey yaptı hak etmiştir sanırım!

(Son dakika notu; ben bunları düşünürken o elinde dürbünlü tüfekle geri döndü ve İskender’i vurdu. O halde ismi sokak tabelasına konmasın. Belli ki adamımızı Polat Alemdar Bulvarı’ndan aşağısı kesmeyecek. Maceraya devam!)

Adnan nasıl suçüstü yapabilir?

Adnan Ziyagil (Aşk-ı Memnu/ Kanal D), henüz cin olmadan büyük şeytan Bihter’i öpmeye kalkınca yine tosladı. Bihter adamımızın altından girip üstünden çıkarak tehlikeyi şimdilik bertaraf etti...

Adnan o gece yastığına başını huzurla koyarken, Bihter büyük olasılıkla yine Behlül’ün yatağına doğru kaykılacaktı belli ki... Oysa Adnan hafiyeliğe soyunmak yerine Kurtlar Vadisi’ndeki Yakışıklı karakterinden yardım alsaydı ve Bihter’i uydu sistemiyle takip ettirseydi hakikaten şeytanı öpme fırsatını yakalardı...

Öyle ya, Yakışıklı kardeşimiz; Polat’ın Behlül’ün Riva’daki taş evini aratmayan inziva evini uydudan televizyon gibi izleyebiliyordu...

Adnan’da para var ama akıl yok. Kıyacaksın paraya tutacaksın bir uydu izleme sistemi; bak bakalım bir daha cilaya gerek kalacak mı, saçlarının üst tarafını parlatmak için!

Doktorunuzun adı neydi?

Aşk Bir Hayal’de (atv) çok önemli bir ayrıntı atlanıyor benden söylemesi. Esas oğlanımız Teğmen Altay bildiğim kadarıyla Güneydoğu’da uzun bir süre çarpıştı...

Ardından aşka düştü ve başına gelmeyen kalmadı. Dayak yedi, trenden atıldı, kurşunlandı ve son olarak trafik kazası geçirdi...

Eğer çok iyi bir estetik ve plastik cerrahın tornasından çıkmadıysa geçen bölüm belinde havlu dolaştığı hali gerçek bir mucizeydi... Adamımızın vücudunda bir tane bile yara izi, onu da bırakın çizik filan yoktu. Hakikaten plastik kahraman dedikleri bu olsa gerek! 

Bir haberin düşündürdüğü!

Dilerim haber bir internet dedikodusu olarak kalır. Ama doğruysa hakikaten acı. Dün sanal medyaya düşen bir habere göre Ezel’in başarılı senaristi Kerem Deren beyin kanaması geçirmiş... Doğruysa büyük geçmiş olsun, Allah yardım etsin. Yalansa Ezel’in taktığı saatten bile reyting uman balon medyanın insanlar üzerinde yarattığı bu terör bir an önce bitsin... “Kerem Deren Ezel’i yazamayacak” diyerek haberini okutmak ne insana yakışır ne de insafa çünkü...

Ali Kırca belgesele el atmalı...

Ali Kırca, Siyaset Meydanı’nda (Show TV) “Bay Sinema” başlığı altında ünlü yapımcı Türker İnanoğlu ağabeyimizin hayatı üzerinden sinema ve televizyon maceramızı gözden geçirmeye devam etti...

Bugün ekranlarda zirveye gelmiş kim varsa bir şekilde Türker ağabeyin atölyesinden çıkmış denilebilir hani. Yapılan bağlantılar, röportajlar ve hikayelerden anladığım kadarıyla yaşarken bu kadar sevilen bir başka yapımcı yoktur sanıyorum... İnanoğlu’nun hayatını ve yaptıklarını izlerken yakın tarihimiz de akıp gitti gözlerimin önünden. Evet, bir sinema gibiydi hayat...

Ali Kırca bu çalışmasıyla bir dönem Nebil Özgentürk’ün yaptığı isim belgeselciliğini alıp ciddi bir eşiğe taşıdı...

Bundan sonra biyografik belgeseller, üç eski resim, iki video görüntü ve afili bir metinle kotarılamayacak belli ki...

Siyaset Meydanı’nın bu halini çok sevdim. Ekrandaki önemli bir boşluğu dolduracak. Dilerim Ali Kırca pes etmeden devam eder isim analizlerine...

Firdevs’in yerinde o olsaydı...

Firdevs Hanım, Nebahat Çehre olarak Saba Tümer’in konuğu oldu önceki akşam. CNN Türk’teki Bu Gece’de Çehre’nin uzun yıllar öncesinden kalan fotoğrafları yayınlandı o akşam...

Şu kadarını söyleyeyim; şarap gibi kadın diye bir şey varsa, sanırım mahzenin en iyi yerinde bekletilmişiyle karşı karşıyayız...

Neyse. Çehre, şimdilerde can verdiği Firdevs karakteriyle ciddi zıtlıklar yaşadığını anlattı. Mesela o, kızı Bihter’in Adnan’la evlenmesine izin vermez, Behlül ile birlikteliğini onaylayabilirmiş gerçek hayatında...

Bir de Adnan’ın yanlışı başta yaptığını söyleyerek gülme krizine soktu beni. En azından verdiği örnek çok komikti; “Madem genç kızı alıyorsun, niye evde playboy gibi dolaşan yeğenini uzaklara göndermiyorsun?” Doğru vallahi, bile bile lades bu değil de nedir ki?..