Polat yeni sevgili mi yapacak?

a
a
Pazar, 21 Kasım 2010 - 05:00

Birazcık bu işten anlıyorsam; Kurtlar Vadisi Pusu’da (atv) bir anda ortaya çıkan o esrarengiz savcının çok yakında Polat’ın yeni yavuklusu olacağı kesindir...
Polat bu; düz kadın sevmez. Severse de o kadın fazla yaşamaz. Bakınız çocuğunun anası Ebru’nun akıbetine, toprak olup gitti kız...
Dizinin karakterine uygun “esrarengiz” bir sevgili elbette daha çok iş yapacaktır. Göreceksiniz Polat kardeşimiz pat diye hayatımıza giren o hanımefendiye abayı derhal yakacaktır!

Karadağlar yeni yerinde ağırdır
Ne oldu? Bayramda da TV izledik. En kıyağı Star TV’nin, Fox TV’nin kısmen de atv’nin dizilerini molasız, Kanal D’nin son dönem Türk filmlerini “ilk kez”, D-Smart’ın şifreli kanallarını şifresiz vermesiydi. Bunlar aklımda kalanlar. Unuttuklarım içinse özür dilerim...
[[HAFTAYA]]
Bir de bayramda şu çıktı ortaya. Bazı diziler yeni bölümleriyle tekrarlar karşısında öne çıkmış oldu. En vurucusu da Show TV’nin Karadağlar isimli yeni dizisinin gün birincisi olmasıydı. Ama ilginç olanı o saatte reytingi yıkıp geçen dizi Türk Malı’nın geri dönüşüyle yine eski saatine, yani geç vakte dönmüş olacağı gerçeğiydi...
Türk Malı izleyici kaybeden bir dizi, Karadağlar’ın bu performansıyla çok daha iyi sonuç çıkaracağı açıkken soruyorum yayıncı kanala; neden?..

Nesi battı Türkan’ın?
RTÜK’e gelen şikayetlerin çoğunluğu diziler hakkındaymış. Başı da Kanal D’nin çok konuşulan dizisi “Fatmagül’ün Suçu Ne?” çekiyormuş. Hadi buna kısmen doğal diyelim. Dizinin çok magazini oldu. Peki ya ikinci sıradaki dizinin suçu ne?..
Bu ülke televizyonlarında gösterilen entrikasız, tuzaksız, skandalsız, küfürsüz, fikri olan az sayıda işten biri Türkan dizisi hakkında tonlarca şikayet yağmış RTÜK’e.
İnsan aynı soruya kilitleniyor; niçin?.. Bu ülkede politik hesaplaşmasını dizileri RTÜK’e şikayet ederek halletmeye çalışan sıkıntılı bir izleyici profili mi var? Soru çok salakça oldu; elbette ki var ve ne fena...

İnternette değil ekrandasınız...
Geniş Aile’de (Star TV) sokak dilinden internet diline doğru hızlı bir kayış var. Sanıyorum senaristler internette fenomen olan sözlükleri filan yakından takip ediyorlar...
Oradaki popüler başlıklardan yarattıkları esprilere önemli bir izleyici kesimi kelimenin tam anlamıyla “Fransız” kalıyor... Hayatımızın bir kısmı sanal alemde geçtiği için orada konuşulanları, takip edilenleri hatta kelime kısaltmalarını filan ezber halindeyiz...
Mesela son bölümde Kütük karakterine yapılacak albüm için arkadaşa bir imaj çalışması gerçekleştirildi. İsmi “Kütük A.Q.” olarak değişen adamımızın kuyruğundaki A ile Q harfleri sanal alemde bir araya gelince sıkı bir küfür anlamı içeriyor...
Tamam gülüyoruz da, bir inceden ayıp da oluyor...

Sezon finali de ne ola?
Karadağlar’ın saati, Behzat Ç.’nin yayın günü, Kılıç Günü’nün ömrü filan değişirken Fox TV’nin en beğendiğim dizilerinden olan Çakıl Taşları da tarih oldu... Üstelik ekran geçmişimizin en komik anonsuyla oldu bu. Kasım ayının ortasında ekrana kocaman “Sezon Finali” yazarak oldu.
Bu yıl yayın sezonunun ekim ortasında başladığını bilmeyen yok; o vakit kasım ortasında sezon finali de nedir? Yaz; “Anam babam, dizi tutmadı biz de kaldırdık” diye açıktan da kimsenin karnına ağrı sokma...
Bir laf da kendime bu noktada; “Bu ülke televizyonlarında hatta bahsi geçen kanalda gençleri zehirleyen onca dizinin tahrifatını serum niyetine temizleyen bir dizinin akıbetinin böyle olmasına neden şaşırdın Mesut efendi; ekranda iyiler ne zaman kazandı son dönemde sahi?”...

Ekran hesaplaşma yeri değildir...
TV 1 hayatımıza yeni giren, Kayseri menşeli bir kanal. Buradan daha önce aramıza hoş geldin yazısı yazmışlığım da vardır hakkında... Ama önceki gün sistemli bir çağrıyla Kayserispor taraftarını Hagi’yi protesto etme meselesini provokasyona çevirmeye yeltenmesi çok da hoş olmadı...
Henüz Bursaspor TV’nin Trabzon taraftarlarına yönelik tatsız girişiminin üstü soğumadan bir başka Anadolu ekranının spor meselelerini böyle ateşli hale getirmesi hiç de sağlıklı değil...
Centilmenliğin sadece sahada değil ekranda da esas olması gerektiğini hatırlatmak istedim. Üstelik bunu fanatik bir Beşiktaşlı olarak söylüyorum.
Futbolun ve rövanşın yeri saha içidir, TV ekranı değil...