Polis ile BDP'li göstericiler arasında gerginlik

İstanbul'da ve Diyarbakır'da BDP'liler Hatip Dicle'nin YSK tarafından milletvekilliğini düşürülmesini oturma eylemiyle protesto etti. İstanbul'da ise olaya müdahele eden polis ile göstericiler arasında gerginlik yaşanıyor

Polis ile BDP'li göstericiler arasında gerginlik

DİYARBAKIR'DA PROTESTO

Protestoya katılan BDP'nin desteğiyle Diyarbakır'dan milletvekili seçilen Altan Tan, sert eleştirilerde bulunup, "Eğer sizde zerre kadar onur, vicdan, insaf varsa bu hırsızlığa hayır deyin. Hırsız milletvekili istemiyoruz. Benim oyumu çalarak sokakta yürümemeliler. Halkımızı bu hırsızlara, hırsız yani bizim oyumuzu çalarak utanmadan bir koltuğa oturanlara selam vermemeli, meşru kabul etmemelidir. Bütün Ak Parti Diyarbakır milletvekillerin bugün bunu kınamalı, eğer düzeltemiyorlarsa istifa etmeli" dedi.

BDP'nin desteğiyle Diyarbakır'dan bağımsız milletvekili seçilen Hatip Dicle'nin YSK tarafından vekilliğinin düşürülmesi Diyarbakır'da BDP'liler tarafından oturma eylemiyle protesto edildi. Merkez Yenişehir İlçesi BDP önünde toplanan yaklaşık 1000 kişi sık sık 'Yaşasın başkan Apo', 'AKP şaşırma, sabrımızı taşırma', 'PKK halktır halk burada' sloganları attı.

BDP Genel Başkan Yardımcısı Filiz Koçali ile Tunceli'den bağımsız milletvekili seçilemeyen sanatçı Ferhat Tunç'un konuşmalarından sonra söz alan Diyarbakır Bağımsız milletvekili Altan Tan, Ak Parti Diyarbakır milletvekillerine uyarıda bulundu. Konuşmasına başladığı sırada ikindi ezanının okunması üzerine ara veren ve daha sonra devam eden Altan Tan, "Yarabbi bu ezanın yüzü bu sahtekarların sahtekarlıklarına bir son ver yarabbi" deyince kalabalık 'Amin' diyerek karşılık verdi. Dersim isyanının lideri Seyit Rıza'nın asılırken söylediği, 'Ben sizin hile ve oyunlarınızla baş edemedim bu bana dert oldu, ama sizde bize boyun eğdiremediniz bu da size dert olsun' sözüne atıfta bulunan Tan, "İnanın biz bunların yalanlarından, sahtekarlıklarından, hilekarlıklarından bıktık usandık. Ama sizlerin bu direnişiniz de bunlara dert oldu. Zehir zıkkım olsun inşalah" dedi.

SAVAŞ İSTEYENLERLE BARIŞ İSTEYENLERİN KAVGASI

Tan, 5 bin Kürt siyasetçisinin tutuklanmasının nedeninin halkın demokratik siyasal temsil çıkarmasını engellemeye dönük olduğunu iddia etti. Tan, şöyle dedi:

"Seçimlerde sandıkları patlatacağız dediler. Ama seçimde sandıklar başlarına çaldı. Bu onları korkuttu. Bilgili, kültürlü, yetenekli ve kararlı 36 kişininin Ankara'ya gelmesi maalesef savaş isteyenleri bu sorunun çözümünü istemeyenleri korkuttu. Hadise budur. Bu savaş isteyenlerle barış isteyenlerin kavgasıdır. Temelinde bu var. Mesele Türkiye'nin artık Kemalizmi tasfiye etmesi gerekenlerle eski rejimin devamından yana olanların kalfasıdır. Bunlar Ankara'ya gidip TBMM çatısı altında yeni bir anayasal mücadelenin verilmesini istemiyorlar. Bugün Hatip beydir. Yarın bir başkasıdır. Gaye bu meseleyi çözüm yoluna sokmamak, Kürtleri çatışmaya ve silaha mecbur etmek.Türkiye'yi demokratik bir hukuk devleti haline getirmemek. Yani meselenin esası bu. Bizde diyoruz ki bakın bunu böyle yapmayın"

KÜRTLER KAVGADAN, SAVAŞTAN KORKAN BİR HALK DEĞİLDİR

Kürtlerin savaştan ve kavgadan korkacak bir halk olmadığını söyleyen Tan, şunları söyledi:

"Ama savaşın, kavganın kimseye faydası yok. Gelin bütün dünyadaki demokratik devletler, milletler gibi bizde 21'nci yüzyılda artık insanca yaşabilmenin yolunu bulalım. Ama Ankara'daki bu savaş baronları asla buna izin vermiyorlar. Cumhurbaşkanı ve Başbakan'a sesleniyorum. Başbakan, Cumhurbaşkanı da diyorlar yargı kararlarına müdahale edilemez. Dün akşam Mehdi Eker'e sordular oda dedi ki ben buna doğru da diyemem yanlışta diyemem e peki ne diyorsun?.Bugün Başbakan birinci dereceden mesuldür bu işlerden. Sen 9 senedir siyasi partiler kanunu ve seçim kanunu değiştirmemesisin, ısrarla değiştirmemişsin ne kadar bu anti demokratiktir demişsekte ısrarla hiçbir şeyi değiştirmedi. Bir demokratik oyunu oynuyorlar bir cemaatle el ele kendilerine lazım olan ne varsa değiştiriyorlar. Millete lazım olan Kürtlere lazım olan Müslümanlara lazım olan ne varsa bunarlı değiştirmiyorlar"

MAZBATAYA DÖKÜLEN KAN YERDEYKEN AKP'YE 6. MİLETVEKİLİNİ VERDİLER

Hatip Dicle'nin YSK tarafından miletvekiliğinin düşürülmesinin tartışıldığı sırada Diyarbakır'dan Ak Partiye 6'ıncı milletvekilinin verilmesini eleştiren Tan, "Daha sevgili Mehmet Hatip Dicle'nin 77 bin küsür oyla mazbatasına dökülen kan yerdeyken Ak Parti'ye 6'ncı milletvekilliğini verdiler burada. Diyarbakır milletvekillerine sesleniyoruz

.Eğer sizde zerre kadar onur, vicdan, insaf varsa bu hırsızlığa hayır deyin. Hırsız milletvekili istemiyoruz. Benim oyumu çalarak sokakta yürümemeliler. Halkımızı bu hırsızlara, hırsız yani bizim oyumuzu çalarak utanmadan bir koltuğa oturanlara selam vermemeli, meşru kabul etmemelidir. Bütün Ak Parti Diyarbakır milletvekillerin bugün bunu kınamalı, eğer düzeltemiyorlarsa istifa etmeli. Yoksa bir yandan hırsızlık malı oyları cebine indirme bir yandan da timsah gözyaşları dökmek hiç birimiz kandıramayacak"

Konuşmaların ardından bir süre oturma eylemi yapan grup daha sonra dağıldı.

(DHA)