'Pop müziği sanattan saymıyorum'

Yanında Her Kimse” adlı yeni albümünü piyasaya süren Fatih Erkoç, Hafta Sonu'na açıklamalar yaptı. Maddi sıkıntılardan ötürü albümünün mikslerini kendisi yapan Erkoç, pop şarkıları çabuk tüketildiği için sanattan saymadığını söyledi

13 Mart 2011, Pazar 12:13
A A

Sohbetimize yeni albümünüz “Yanında Her Kimse” ile başlayalım.  

- 2007 yılından beri pop müzik albümü yapmıyordum. Bu, geçen yazdan beri kafamda olan bir projeydi. Editörüm Erdem Uyanık bana çok güzel şarkılar buldu. Bu parçalardan üçü Adnan Ergil’e, ikisi Ayhan Çakar’a, biri de Mahmut Oğul’a ait. Bunların dışında Gökhan şahin ve Burcu Tatlıses’e ait sözler de var.

Yoğun bir ekip çalışması yapılmış gibi görünüyor.     

- Küçük bir ekibiz ama rahatlıkla söyleyebilirim ki büyük işler başardık. Ara sıra sinirli hallerim oluyor ama çevremdekiler artık buna alıştı. Sanırım “Delidir ne yapsa yeridir diye düşünüyorlar. Haklılar! Müzisyenlerde biraz delilik olmalı.

Albümün düzenleme ve miks dahil pek çok noktasında imzanız var. Sanki biraz egoistlik varmış gibi…

- Egoistlik olacaksa, bu işlerin hepsini yapabildiğim duygusunun verdiği müzikal egoistlik olabilir. Belki bu röportajı okuyacak miksçiler ve aranjörler tüm yaptıklarımı onaylamayabilirler ama bunları yapmak hoşuma gidiyor ve yeni şeyler öğrenmenin hazzını yaşıyorum. Bunun için ısviçreli bir miksçiden ders aldım.

Albümünde aşkı nasıl tanımladınız, nasıl anlattınız?

- Ben değil de şarkılarını aldığım isimler aşkı tanımlamışlar. “Yanında Her Kimse”, uzun zaman önce aşık olduğu birini hatırlayıp ona karşı halen bir şeyler hisseden bir adamı anlatıyor. Bu şarkı bana şöyle uyuyor; 23-24 yıldır süren güzel bir evliliğim var. ılk günkü kadar birbirimize bağlıyız. Aşk, birçok insan tarafından kısa süreli bir duygu olarak tanımlanıyor. Aslında buna ben de katılıyorum ama bunun yerini sevgi ve saygı alıyor. O sürdüğü müddetçe çiftler mutlu olabiliyor.

Yılların popçusu Nilüfer rock’çılarla düet yaparken, caza yatkın bir isim olarak siz pop müzik albümü yaptınız. Neden pop?

- Çünkü insanların benden bu yönde beklentileri vardı. Sonuçta caz ve klasik batı müziği dinleyicisinden daha çok pop müzik dinleyicisi var. Ben de onlara bu kadar güzel şarkılar sunabildiğim sürece pop müzik yapmaya devam edeceğim.

“Pop müzik de diğer müzikler kadar hayatımda var” diyorsunuz. Peki, pop müziğe nasıl bakıyorsunuz?

- Pop müziği sanata sokmuyorum. Gerçi geçen gün bir yerde, 30 yıldır dinlenen şarkıların sanat başlığı altında değerlendirilebileceğini okudum. “Ellerim Bomboş” şarkım 19 yılı geride bıraktı. Böyle giderse o da sanat sayılacak. Ama genelde pop müzik, sanata girmiyor diye düşünüyorum. Çünkü sanat, uzun soluklu bir şey... 1600’lü yıllarda yazılan eserler bugün bile çalınıyor, dinleniyor. Halk müziği ve Türk sanat müziği de aynı. Bunlar sanatın kendileri ama pop müziğin sanata giren en çok yüzde 10’luk bir barajı var. Onlar 30-40 yıl dinlenebilir ama genelde daha çabuk tükenir.

Albümünüzde 16 parça var. Sanatçıların single çalışmalarına ağırlık verdiği bir dönemde bu biraz kumar olmuyor mu?

- Temel düşünce önce işini yapmak, sonrasında pazarlamayı düşünmek olmalı. Önce satışı düşünürsen başarılı olamazsın. Mp3 ve korsan satışların albümlere sekte vurduğu yılları yaşıyoruz. Bu sebeple sanatçılar ve yapımcılar albümleri ucuza mâl etmek zorunda kalıyor. Albümdeki miksleri yapma sebeplerimden biri buydu. Miks yapan arkadaşa ya da aranjöre vereceğim ücreti, albümüme daha çok şarkı koymaya harcadım. Çok fazla albüm yapan bir sanatçı değilim ve bu kadar aradan sonra çıkardığımda da mümkün olduğunca fazla şarkıya yer vermek istiyorum.

Müziğe verdiğiniz arada İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’ndan mezun oldunuz. Müzikal anlamda zaten son derece yeterli ve yetkin bir isimken neden okulu bitirme gereği duydunuz?

- ıçimde kalan bir ukteydi. Ayrıca yapı olarak bilgi edinmekten çok zevk alan bir insanım. Böyle olunca da neden üniversite bitirmedim diye hırs yaptım. Dört yıllık okulu son yıl iki sınıf birden okuyarak üç yılda bitirdim. Kendime güvenim arttı, gururlandım.

Bazı popçular gündeme gelmek için cinsellik içeren klipler çekiyorlar. Bu konuda ne diyeceksiniz?

- Bu batının pop müziğinde de var. Mesela Christina Aguilera ya da Mariah Carey gibi isimler bile kliplerinde neredeyse çıplak görünüyor. Türkiye’de de bu durum gittikçe ilerliyor. Geçenlerde estetiğin dışında cinsellik içeren bir klip izledim. Samimiyet görseydim laf etmezdim. Yabancılar en azından iyi yorumcular ve çok fazla laf etmek içimden gelmiyor. Ama bizde yorumculuğu kötü olanlar bunu yaptığında rahatsızlık duyuyorum.

Fatih Erkoç özel hayatında neler yapar?

- Yazları Bodrum’da oluyorum, hafta içi iki gün program yapıyorum ve bunun dışında pek bir çalışma yapmıyorum. ılham gelirse yazıyorum. 11.5 metrelik bir yelkenlim var. Onunla dostlarımı ve kendimi gezdiriyorum. Kışları genelde İstanbul’da oluyorum ve evden çıkmıyorum. Yoğun iş temposundan sıyrılmak ve kafamı dağıtmak için evlilik programlarını izliyorum (gülüyor). Esra Erol’un programında şarkı söyleyen vokalistim Burcu var, onu seyrediyorum. Bunları yapmak işten kopmamı sağlıyor ve elbette bunun da gerekli olduğunu düşünüyorum. 14 saat boyunca tek bir işle ilgilenirsem sağlığımı kaybedebilirim. şu sıralar albüm tanıtımları için koşturuyorum, önümüzdeki kış da çıkarmayı düşündüğüm Türk sanat müziği albümü için koşturacağım. Projeler bitmiyor, fırsat buldukça çalışıyorum. (Hürriyet)

2

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;