Portreler...

Pazartesi, 19 Nisan 2010 - 05:00

Volkan Demirel: Galatasaray maçında Keita’nın 90’a giden topunu müthiş bir refleksle çıkardı. Dün Bobo’nun penaltısında soluna doğru uzadı. (Benim yaşımdakiler hatırlar. Hop hop değiş Tonton gibi vücudunu uzattı ve gole izin vermedi) Bu iki kurtarışıyla takımının şampiyonluk yarışında varolmasını sağladı.

Gökhan Gönül: Ciddi sakatlığı nedeniyle derbide oynaması büyük riskti. Ama oynadı, hem de süper.

Alex de Souza: Daha 2’nci dakikada müthiş bir vuruşla Rüştü’yü avladı, takımını rahatlattı, Beşiktaş’ı ateşe attı. Büyük maçlarda yok diyenlere attığı gol bir kez daha kapak oldu.

Daniel Güiza: Dün varlığıyla yokluğu belli değildi. Var olsa Fenerbahçe çok rahat kazanırdı. Yok olduğu için maç 1-0 bitti.

Bilica: Tamam cengaver, tamam sahaya yüreğini koyuyor. Ama penaltı noktasını kramponlarıyla eşelemek neyin nesi? İşte bu hareketleri nedeniyle sevimsiz oluyor, tepki çekiyor.

Hüseyin Göçek: Çaldığı, çalmadığı düdükler, gösterdiği kırmızı kartlarla derbiye direk etki etti. Beşiktaşlılar’ın Göçek’i istememesinin nedeni belli oldu. Lugano’nun pozisyonunda penaltıyı üflemedi, sonrasında tartışılabilecek bir pozisyonda Beşiktaş lehine penaltı verdi. Ernst’e gösterdiği kırmızı kart bana göre yanlıştı. Sarı kartla geçiştirilebilirdi. Dünkü maça direk etki eden portreleri yukarıda sıraladım. Gelelim sonuca. Öyle veya böyle bu galibiyet Fenerbahçe’nin şampiyonluk şansını çok artırdı. Fenerbahçe kalan maçlarının tamamını kazanırsa şampiyon olur. Bursaspor’un bütün maçları kazanabileceğini düşünmüyorum. Beşiktaş ise dünkü mağlubiyetle hem şampiyonluğa hem de Şampiyonlar Ligi’ne havlu atmıştır.