Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

Prof. İlber Ortaylı darbeci mi?

Salı, 16 Şubat 2010 - 05:00

Gündemin değişmeyen konusu darbe söylentileri malum. Bunlar TSK’yı asılsız ihbarlar ve karalama kampanyalarıyla yıpratma boyutuna geldiği için bir kısım karşı çıkıyor, bir kısım dedikodu kazanının altındaki ateşi yelliyor! İlber Ortaylı, bir siyasi partinin (MHP )üyeleri için yapılan siyaset dersine katılıp “siyasiler memleketi iyi yönetemeyince darbe tehlikesi doğar” gibisinden bir laf etmiş. Saatler süren bir ders sırasında söylenen onca laftan bu ifade cımbızlanarak alınmış, İlber Hoca, yandaş gazetelerde manşete çekilip linç edilmişti. Başbakan da üstüne alınarak kendisine kırılmış. Siyaset Meydanı’nda bu konu da gündeme geldi ve İsmail Küçükkaya ile Ayşenur Aslan’ın arasında sert rüzgarlar esmesine de yine bu polemik neden oldu. Ayşenur Aslan, bundan çok daha küçük “suçlar” işleyen Mustafa Balbay, Prof. Mehmet Haberal gibi isimlerin Ergenekon davasında terör örgütü üyesi suçlamasıyla cezaevinde yatarken Ortaylı’ya sadece kırılınmış olmasını sorguluyor. İsmail ise “Hoca”ya toz kondurmuyor! İlber Ortaylı, Siyasal Bilgiler’den arkadaşım, meslektaşım. Sevilen bir akademisyenken YÖK’den sonra Ankara’da rahat edemedi, İstanbul’a geldi, burada da edemedi. Cemaate yakın durdu, dergiler mergiler çıkardı diye o takımda fanları oluştu ama bu kez bu takımdan eleştiriler aldı. Hükümetle de yakındı ama beklediği büyükelçilik yerine Topkapı Müzesi Müdürlüğü’yle idare ediyor. Son başına gelen ise kaplanla dostluğun pek de güvenli olmadığını gösteriyor. Bilim adamı da olsan düşündüğünü söylemeden 9 kere düşüneceksin, yine de bir kırgınlıkla ucuz kurtulmuş olmalı, kendisini Silivri’de Ergenekon üyesi olarak bulmadı en azından!

Soru sormaktan korkan gazeteciler!

Sabah ekranının en sevdiğim programlarından biri Medya Mahallesi. Sadece bizim gibi gazeteci olanları değil, gündemi izleyenleri de ilgilendiren konu ve konukları yakalıyor yılların deneyimiyle Ayşenur Aslan. Bu kez cuma akşamı Show TV’de Siyaset Meydanı’na katılıp Başbakan Erdoğan’a soru soran gazetecilerden biri olan Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmail Küçükkaya konuktu ve tansiyonu yüksek geçen sohbette ilginç bir ayrıntı verdi o programla ilgili olarak: davet edilenler sadece bizim gördüklerimiz Mehmet Barlas, Ekrem Dumanlı, Vahap Munyar ve İsmail Küçükkaya değilmiş meğer. Davet edilen ama katılmayan üç gazeteci daha varmış! Peki, Başbakanın konuk olduğu ve ona sorular sorabileceğiniz bir programa sizce bir gazeteci hangi nedenle katılmaz? İsmail, Ayşenur’un bütün sıkıştırmalarına rağmen isim vermedi ama gerekçeleri şuymuş: Gerekli soruları sorarsam dayak yerim, sormazsam da kamuoyundan dayak yerim! Yani üçünün de gerekçesi bu muymuş ve nasıl ortak olabiliyormuş bilemiyorum ama eğer gerçekten üç gazeteci çağrıldığı bir televizyon programında karşısındaki kişi başbakan diye sorularına otosansür yapma zorunluluğu hissediyorsa, bunu yapmayacak kadar cesareti ve özgüveni de yoksa bu medya ne hale getirilmiştir? Ki bunlar uygun bulunup çağrılan gazeteciler! Bir de mazallah çağrılmayanlar var, ne me lazım diye... Durun daha bitmedi yandaş medya yaratma projesi. Satışı planlananlar da satılıp gittikten sonra görün asıl siz!

Sevgililer gününde sigara serbest!

Hayırlısıyla 14 Şubat gününü de atlatmış bulunuyoruz. İtiraf ediyorum, bu vesileyle düzenlenmiş bir etkinliğe katıldım! Ve hakettiğim gibi boyumun ölçüsünü aldım. Ne olmuş sevgilimiz yoksa, müzik sevgimiz de mi yok deyip Suada’da Ajda Pekkan konserine gittik. İnsanlar bir içki ikramı ile ayakta durup Ajda dinlemek için 113 TL verip bilet alıyor ve salonu dolduruyorsa bu kadına helal olsun! O gece iki buçuk saat boyunca şarkı söyledi, dans etti, şov yaptı. O teşekkür etti ama ben mekandan memnun kalmadım. Ayakta bileti olanlara zenci gibi davranılan, ne konser mekanı, ne lokanta, devekuşu gibi tuhaf bir yer olmuş. Bir süre sonra sigaralar da yakıldı, püfür püfür tüttürüldü. Hatta küllük olmadığı için parkelerin üzerine atılıp söndürüldü. Kimse engel olmadı mı? Güzel kızların bedava sigara dağıttığı bir ortamda kimsenin engel olmasını beklemek de mantıklı değildi tabii. Güvenlik sadece kapıda geleni gideni azarlamaya yarıyor burada.