Putin’in aklından geçenler

İletişim Yayınları’ndan çıkan ‘Putin Ne İstiyor’, Rus lideren Avrupa’dan Ortadoğu’ya oradan Asya’ya uzanan politik hamlelerini anlamlandırmaya çalışıyor 

Putin’in aklından geçenler
Ulaş Başar Gezgin/  ulasbasar@gmail.com 

“Putin Ne İstiyor?”, İletişim Yayınları’ndan çıkan yeni kitabın başlığı. Rusya’ya Avrupa Birliği açısından bakan Jean-Robert Jouanny’un kaleme aldığı kitap, daha en başından merak uyandırıyor. Kitabı okumadan verilecek yarı-şaka yarı-ciddi bir yanıt, “sıcak denizlere inmek” olabilirdi. Resmi tarihin bize öğrettiği buydu. Ancak, elbette, gerçekte, yanıt çok daha karmaşık. Bir kere, Putin, Rusya’nın Sovyetlerin dağılmasıyla yaralanmış berelenmiş döneminin lideri. İçeride otoriter, dışarıda ise, Kırım, Suriye ve Gürcistan Savaşı gibi örneklerde görüldüğü gibi, gerektiğinde askeri güce de başvuran, tek kutuplu dünyaya Çin’le birlikte fakat farklı yollardan kafa tutan bir lider... Rusya yanlısı bir Ukrayna’nın AB eliyle Avrupa yanlısı bir Ukrayna’ya dönüştürülmesi, Ukrayna’nın bölünmesine neden oldu. Ancak AB, bu konuda sessiz kaldı. Kuşkusuz, Putin’in bütün güdüsü, sonuçta, kendi koltuğunu ve ‘ulusal çıkar’ları koruma çabasına dayanıyor. 


Putin Ne İstiyor? 
Jean-Robert Jouanny
Çeviri: Merve Öztürk
İletişim 
174 sayfa ​


Rusya’nın yeni çarı mı?


“Putin Rusya’nın yeni çarı mı?” ya da “SSCB’yi yeniden kurmaya mı çalışıyor?” gibi sorularla açılan kitaba göre Putin, son yıllarda, dini terör nedeniyle, Batı’nın vazgeçilmez bir müttefikine dönüştü. Rus lideri, AB ülkelerinin kendi aralarındaki anlaşmazlıklardan ustaca yararlanıyor. Örneğin 5 üye ülke, Kosova’nın bağımsızlığını tanımıyor. Rusya’nın İngiltere ve Almanya’yla olan yakın ekonomik ilişkileri, AB’nin Rusya’nın attığı adımlara karşı büyük bir tepki göstermesine engel oluyor. Rusya, Ortodoks kültür geçmişine sahip Yunanistan ve Kıbrıs’la yakın ilişkiler içinde; siyasal yapısı dolayısıyla ise Macaristan’a yakınlaşıyor. Ayrıca, birçok Balkan ve Orta Avrupa ülkesiyle de Slavlık üzerinden ilişkileniyor. Putin’in ülkesi, AB’yle bir bütünlük olarak siyasal ilişkiler geliştirmek yerine tek tek her bir ülkeye ayrı çalışarak, AB ülkelerinin Rusya’ya karşı ortak hareket etmesini böylece önlemiş oluyor. 
Kitapta iç politikadan Putin’in söylemine ve Avrasyacılık’a dek çeşitli konularda dikkate değer çözümlemeler yapan Jean-Robert Jouanny, Rusya’nın Avrupa ve çevresine yönelik askeri müdahaleleri (Gürcistan ve Ukrayna) dolayısıyla, AB’nin güvenlik politikalarının iflas ettiğini; sınır ülkelerin bir güvenliğinin ve güvencesinin kalmadığını söylüyor ve AB’nin bu politikalarının yeniden oluşturulmasının zorunlu olduğunu belirtiyor. 
 

Şaşırtıcı bir dilek


Putin’in bir kez daha devlet başkanı adayı olacağını öngören kitap, ilk bakışta şaşırtıcı gelen bir dilekle bitiyor: “Rusya için, ülkenin güçlenmesini ve büyüme ve güven yolunu tekrar bulmasını dilemeliyiz; bu çelişkili dilekle kitap sona eriyor çünkü aslında söz konusu olan bizim güvenliğimiz. Güçlü ve kendinden emin bir Rusya, Avrupa’daki istikrar için bir teminat olacaktır. Güce başvurmadan ikna edebilecektir. Dünyanın büyük dengelerinin yönetiminde sorumlu bir tutum takınacaktır. Uzun vadeyi fırsatçılığa tercih edecek ve içerideki komplekslerini, artan bir saldırganlıkla dışarıya püskürtmeyecektir.” 




 
Yandex.Metrica