“Reklamcı sakız çiğnerken aynı anda şarkıda söylemesini bilmeli”

Medya Vadisi Reklam Ajansı sahibi Bülent Seylan, “yazılı basın kolay kolay bitmez, ama dijitalleşmeye ayak uydurmak gerekiyor” diyor.
 

“Reklamcı sakız çiğnerken aynı anda şarkıda söylemesini bilmeli”
“Reklamcı sakız çiğnerken aynı anda şarkıda söylemesini bilmeli”

Reklam planlama ve satın alma konusunda Bursa’nın sayılı ajansları arasında yer alan Medya Vadisi Reklam Ajansı sahibi Bülent Seylan, “yazılı basın kolay kolay bitmez, ama dijitalleşmeye ayak uydurmak gerekiyor” diyor.

Bursa, reklam sektörünün gelişmekte olduğu kentlerin başında geliyor. Reklamcılık, kentimizde büyümekte olan sanayi ve inşaat başta olmak üzere pek çok sektör ile birlikte ilerliyor. Böyle olunca da Bursalı reklamcılar için sektördeki gelişmeleri yakından takip etmek zorunluluk haline geliyor.

Uzun yıllar reklam sektörü içinde çalışan, 2011 yılında ise sektöre yenilik getirmek amacıyla Medya Vadisi Reklam Ajansı’nı kuran Bülent Seylan, dijitalleşmeyi takip etmeyen ajanslar yakın gelecekte ayakta duramayacak noktaya gelecek diyor ve ekliyor; “reklamcılık alanında Bursa, İstanbul’un gölgesinde kalmamalı.”

Bülent Seylan kimdir? Medya Vadisi nasıl kuruldu? Neler yapılıyor?

Çeşitli gazetelerin reklam birimlerinde çalışarak piyasaya adım attım. Bir arkadaşım ile 2008 yılında reklam ajansı açtık. Bir süre çalıştıktan sonra 2011 yılında ayrılarak Medya Vadisi’ni kurdum.

Amacımız Bursa’da olmayan uygulamaları hayata geçirmekti. İki temel hizmetimiz var, medya planlama ve medya satın alma aslında. Fakat sonraki gelişmeler bizi tam hizmet ajansı noktasına getirdi. ilk amacımız ajanslar ve medya kuruluşları arasında anlaşma sağlayarak toplu satın almalar gerçekleştirmekti.



İlerleyen süreçte tasarım konusunda da çalışmalara başladık. Önümüzdeki dönemde daha çok dijital alanda yatırımlar yapacağız. Müşterilerimizi de dijital alana yönlendirmeye çalışacağız. Günümüzde yükselen akım sosyal medya merkezli dijital reklamcılık. Ayrıca açık hava reklamcılığı da yoğun ilgi görüyor. Yazılı medya bildiğiniz üzere eskisi gibi değil. Tirajlar düşüyor. Buna uyum sağlayamayan herhangi bir işletmenin ayakta durma şansı yok. Medya Vadisi’nde arkadaşlarımız gelişmelerle ilgili çeşitli eğitimler alıyorlar. Ayrıca yeni arkadaşlarımız da aramıza katıldı. Önümüzdeki yıl çok farklı olacağız.

İki temel hizmetten bahsettiniz, planlama ve satın alma. Bunlar nasıl gerçekleşiyor?

Basın İzleme ve Araştırma Kurulu’nun Türkiye’de düzenli aralıklarla gerçekleştirdiği  çalışma var. 3 ayda 10 büyük il ve 20 büyük ilçede hazırlanıyor. B.İ.A.K raporları.  Bu rapor, belirlenen il ve ilçelerde yaptığı araştırmalarda vatandaşlara hangi saatlerde televizyon izledikleri, hangi gazeteleri okudukları, yaşadıkların evin kendilerinin mi yoksa kira mı olduğu, bir gazeteyi kaç kişi okudukları gibi birçok soru soruyor. Bu, reklam planlama sürecinde hedef kitlenin tanınması için yapılıyor. Buradan gelen bilgiler değerlendirilerek reklamın planlama süreci gerçekleşiyor. Firmalara medya planlaması  bir ay, üç ay ya da altı aylık yapılıyor. ‘Belirli süre içerisinde şu gazeteyi, şu radyoyu, şu reklam panolarını kullanacağız’ diyoruz. Reklam verenin bütçesi ile seçilen doğru mecra ile satın almayı gerçekleştiriyoruz.

Planlamada dikkat ettiğiniz ayrıntılar neler?

Reklamın hitap grupları farklıdır. A, B, C ve D grupları, kendi içinde de basamaklara ayrılır. Bursa’da bu grupların yaşadıkları yerler arasındaki ayrım oldukça keskin. A ve B grupları şehrin bir bölgesinde, C ve D grupları ise başka bölgesinde yaşıyor. Bu reklamcı olarak bizlerin planlamada işini kolaylaştırıyor. Reklam verenler de zaten hedef kitle olarak şehrin A ve B gruplarının yaşadığı batı bölgesini tercih ediyor.

Bursa dışında çalıştığınız iller var mı?

Evet. İstanbul, Mersin, Samsun’da çalıştığımız firmalar var.

Bu reklam yöntemleri arasında en yüksek maliyetli olan hangisi?

Saniye başı ücret alındığı için televizyon reklamlarının maliyeti yüksek. Sonra ise en maliyetli olanı açık hava reklamları. Reklam panoları, duraklardaki panolar, raketler. Ama en etkilisi de bunlar.

Reklam maliyetinin yüksek ya da düşük olması reklam kalitesini nasıl etkiler?

Eğer tanınmış ve kaliteli bir firmanın tanıtımını yapıyorsanız daha ciddi çalışmak gerekir. Örneğin büyük bir firma için rastgele el ilanı dağıtamazsınız. Çünkü ücretsiz dağıtılan ilan, gazete ve dergiler vatandaş tarafından kıymet görmez. Ama gazete ilanı verirseniz etkisi daha büyük olur. Çünkü vatandaş, para verip aldığı gazeteyi kolayca kenara atmaz. İnceler, arabasına koyar, evine götürür.

Gazete çabuk eskiyor. Dergi daha kalıcı. Reklam açısından hangisi daha verimli?

Ülkemizde 40 yaş ve üzerinin gazete okuma alışkanlığı var. Gazete kolay kolay bitmez. Ekmekten daha çabuk bayatlansa da erişimi daha yüksek. Dergi de kalıcı ama maliyeti yüksek. Tiraj anlamında ise dergiler, gazetelerin yarısı kadar değil. En iyisi, tanıtımı yapılan ürüne göre reklam alanı belirlemek gerekiyor.

Dijitalleşme konusuna dönersek, bu gelişmeler reklam ajanslarını nasıl etkiliyor?

Kurulduğumuzda ciromuzun yaklaşık % 80’lik kısmı yazılı medyadan geliyordu. İlerleyen dönemde yazılı medyanın reklam pastasından aldığı pay düştü. Ajansların ve firmaların dijitali çok daha hızlı keşfetmesi ve buna göre hareket etmesi gerekiyor.

Siz hangi reklam yönteminin daha verimli olduğunu düşünüyorsunuz?

Tüm reklam yöntemleri birbirini destekliyor aslında. Fakat “outdoor” dediğimiz açık hava reklamları olmazsa olmaz. Birde tabiki dijital reklam yabana atılmaz.

Medya Vadisi ekibinden bahsedelim. Nasıl bir çalışma ortamınız var?

Bursa’daki reklam ajansları arasında en kalabalık ekiplerden biri biziz. Medya planlama, satın alma, müşteri temsilcisi, sosyal medya uzmanı, grafik tasarımcı arkadaşlarımız var.
Reklamcılık okuyan üniversite öğrencilerinin en büyük hayali ise girdikleri ajansta metin yazarı olarak çalışmaktır. Sizin metin yazarınız var mı?

Bursa’daki ajanslarda sadece metin yazarlığı bölümü yok denecek kadar az. İstanbul’daki büyük ajanslarda olabilir ama burada bizim arkadaşlarımız sakız çiğnerken şarkı söylemeyi bilen insanlar. Kaliteli ve işi bilen reklamcılarla çalışıyoruz.

Ekibimizin bir diğer özelliği ise ilk günden beri büyük ölçüde aynı arkadaşlarla çalışıyor olmamız. Müşterilerimiz de görüşmelerini daha önce tanıştığı çalışanlarımız ile gerçekleştirmek istiyor. Sürekliliği önemsiyoruz.

Bursa’da faaliyet gösteren bir firma olarak, çalışanlarınıza yönelik bir çalışmanız olduğu duyduk. Nedir bu, anlatır mısınız?

Milyonlar kazanmak önemli değil, milyonluk insanlar olmak önemlidir. Medya Vadisi olarak çalışanlarımızın maaşlarını geciktirmemeye çok dikkat ediyoruz. Bu yılsonunda arkadaşlarımıza belirlenecek oranlarda kâr payı dağıtmayı hedefliyoruz. Kazancımızın bir kısmını arkadaşlarımızla paylaşacağız. Çalışanlar, çalışmalarının karşılığını alırsa mutlu olur. Mutlu olursa başarılı olurlar, yaptıkları işi sahiplenirler.

Bursa merkezli bir ajans olarak zorlandığınız noktalar oluyor mu?

Kentimizde işi bilsin bilmesin, kartvizit bastırıp bir çanta alan herkes ajans açtım diyebiliyor. Benim de üyesi olduğum Bursa Reklamcılar Derneği verilerine göre kentimizde yaklaşık 350 reklam ajansı var. Bunların arasından rakibim olmasına rağmen, işlerine kefil olacağım ajans sayısı en fazla on tanedir. Ayrıca Bursa’da işlerini biraz yoluna koyan ajanslar hemen İstanbul’dan bir ortak bulup karşılıklı çalışmaya başlıyor. Bu da zaman zaman İstanbul’un gölgesinde kalmamıza neden oluyor.

Kentimizde gelişmekte olan bir reklam sektörü var. Firmalar ajanslara güvenmeli. Çünkü bizler firmaların çözüm ortağı olarak çalışıyoruz. Sistem temelde kazan-kazan olarak işliyor. Yani reklam danışmanlığını yaptığımız firma ne kadar başarılı olur ve kazanırsa, biz de o kadar başarılı oluruz.