Prof. Dr. Teoman Kadıoğlu

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/02/01/8186532.teoman-kadioglu.png

Riski azaltmak mümkün

Cuma, 08 Ağustos 2014 - 05:00

Prostat kanseri saatli bomba gibi. Çünkü uzun süre vücut içinde gelişiyor ve belirti vermiyor. Fast food beslenmenin prostat kanseri riskini arttırdığı söyleniyor. Bu hastalığın ortaya çıkışını önlemek mümkün olmasa da en azından meyve-sebze ağırlıklı beslenilmeli

[[HAFTAYA]]

SORU: Hastalığım bulaşıcı olabilir mi?

22 yaşındayım. 3 ay önce hayat kadınıyla korunmasız ilişkiye girdim. İlişkiden sonra penisim acımaya başladı. Bol miktarda da irin geliyordu. Doktora gittim, ilişkiye girdiğimi söylemedim. Bana bir ilaç yazdı. Kullandıktan sonra geçti. Ama içimde kuşku var. Acaba bulaşıcı bir hastalık kapmış mıyımdır?

CEVAP

Muhtemelen cinsel yol ile bulaşan bir hastalık kapmışsınız ve gittiğiniz doktor da bunu siz söylemeseniz de fark ederek uygun ilacı vermiş. Cinsel yol ile kapılan tedavilerde tetkik yapılarak kapılan hastalık veya hastalıklara uygun ilaçların belirlenmesi onemlidir, sizde bu tetkiklerin yapılmadığı anlaşılıyor. Belirtiler geçmis olsa da bir üroloji uzmanına başvurarak tüm detayları anlatmanızı ve gereken üretral kazıntı kültürü adı verilen tetkiki yaptırmanızı öneririm. Sağlığımız utangaçlık ile riske atılmayacak derecede önemlidir.

SORU: İktidarsız mı olacağım?

47 yaşındayım ve artık prostat yüzünden endişe yaşıyorum. Prostat kanserinin belirtileri ile prostat hastalığının belirtileri aynı mı? Bu hastalığı önlemek için yapılacak bir şeyler var mı? Bir de prostat ameliyatı sonrası iktidarsızlık olur mu?

CEVAP

Prostat kanserinin kendine özgü bir belirtisi yok. Bu hastalık bir saatli bomba gibi. Vücudun içinde gelişiyor taki ilerleyip kemiklere atlayıp bir kemik kırılması durumda araştırma yapılması sonucu ortaya çıkabiliyor. Sebze-meyve türü ağırlıklı öneriliyor. Batı usulü fast-food tarzı beslenmenin prostat kanseri riskini artırdığı söyleniyor. bu nedenle prostatı önlemek için yapılacak belirli bir tedavi şekli olmasa da doğal beslenmenin her türlü hastalığa olduğu gibi prostat kanserine de iyi geldiği belirtiliyor. Bitki kökleriyle ilgili ilaçlardan da bahsediliyor. Ancak bunların hiçbirinin yüzde 100 doğruluğunun kanıtlanmadığı da bir gerçek.

Kanser ameliyatlarında kısırlık sorunu yaşanır

Bu tip ameliyatları olan insanlar genellikle yaş nedeniyle büyüyen prostatı küçültmeyi amaçlıyorlar. Bu nedenle yaşları ileri. Bir de ameliyat geçirince iktidarsızlık en azından kendine güvensizlik dönemi olabiliyor. Ayrıca ileri yaş grubunda ve başka, şeker, kalp, tansiyon gibi sorunları olabilen yani zaten cinsel gücü etki altında olanların bu ameliyatı olduğunu göz önünde bulundurmak lazım. Kapalı prostat ameliyatı sonrası yüzde 10, açık prostat ameliyatı sonrası yüzde 15 bir iktidarsızlık riski var. Kanser ameliyatında ise iktidarsızlık riski çok daha yüksektir. Kanser ameliyatı olanların çoğu ereksiyon güçlerini kaybeder. Bir de bu ameliyattan sonra yaklaşık hastaların dörtte üçünde meni ileriye doğru değil, arkaya idrar kesesine doğru fışkırıyor bu durumda da iktidarsızlık değil ama kısırlık sorununu ortaya çıkarıyor.