Rolls Royce'la varoşlarda geziyorum...

a
a
Pazar, 07 Kasım 2010 - 05:00


Rolls Royce'la varoşlarda geziyorum...

Türkiye’de en çok konuşulan kişilerin başında geliyor Ali Ağaoğlu. İnşaat projeleriyle adını duyurdu. Alışılmadık açık sözlülüğü ve yaşadığı gönül ilişkileriyle de dikkatleri çekti. Batı Ataşehir Diamond’daki evine konuk olduk. Güzel kızıyla birlikte bizleri ağırladı. Yaşamın mimarı sloganıyla insanların konuta bakışını değiştiren Ali Ağaoğlu’nun, yıllar önce azmiyle, hırsıyla, ataklığıyla, tek başına kendi yaşamının da mimarı olduğunu öğrendim. Son derece mütevazı yapısıyla sorularıma içtenlikle cevap verdi. Başarı öyküsünden, projelerinden, aşktan konuşurken zaman zaman kahkahalara boğulduk. Babası ve çocuklarından bahsederken aslında çok da duygusal olduğuna tanık oldum. Projelerini anlatırken ise gözlerindeki hırsı gördüm. İşte tüm şeffaflığıyla Ali Ağaoğlu..

RÖPORTAJ: Esra SAVAŞ esra.savas@posta.com.tr

Türkiye’de konut deyince belki de akla ilk gelen isimsiniz. Renkli kişiliğiniz de bu ününüze ün kattı. Son olarak da karşımıza reklam yıldızı olarak çıktınız. Başarı öykünüzü siz nasıl anlatırdınız?

İş hayatına çok erken yaşta başladım. Babam gerçekten çok iyi bir tüccar, çok iyi bir sanayici, çok iyi bir inşaatçıydı. Ben daha ilkokuldayken babamın ekmek fırını vardı. Muhasebesini ben tutuyordum. Çocukluğumdan beri bana iş yapma yeteneğini kazandırdı. Babam 1975 senesinde kalp rahatsızlığı geçirdi. Beni okuldan alıp işin başına geçirdi. Aldığımı üçe dörde katladım. Çok ataktım, risk alıyordum. Babam ise daha tutucuydu. Kuşak çatışması nedeniyle 1977 yılında ayrıldım. Tek başıma kendi şirketimi kurdum. Babamdan aldığım işleri tamamen ona devrettim. Hatta kullandığım son model arabaların anahtarlarını ve cüzdanımdaki bütün parayı bırakarak ayrıldım. Yani sırtımdaki ceketle babamın evinini terk etmiş oldum.

Zor olmadı mı?

Belki on beş gün aynı çorabı yıkayıp giydiğimi hatırlıyorum. Cebimde simit alacak para yoktu. İş yapabilme yeteneğime ve çevreme güveniyordum. En büyük sermaye iş yapma yeteneğidir. Ama o çevrem neticede babamın iş çevresiydi. Bunu hesaba katmamıştım. Arazi işlerinin çok önemli olduğu İstanbul’a göçün aşırı olduğu bir dönemdi. Büyük arazi alıp parselleyip satıyorduk. Bu işi yaparım diye düşünmüştüm. Bir arazi buluyorum. Ya o çevreden ya da bankadan para lazım. Banka müdürü arkadaşlarım vermiyor. Babam benden önce gidip müdahale ediyor. Beni sevmediğinden değil, aksine benim tekrar aile işinin başına dönmemi istediği için yapıyordu. Ama ben bu riski hesaplayamamıştım. Buna rağmen başardım. Arazi aldım, sattım. Kendi başıma ayaklarımın üzerinde durmayı başardım.

İlk konutları ne zaman yaptınız?

1980’ler toplu konut döneminin patladığı yıllardı. Binlerce konut yaptım. Fabrikalar kurdum. Turizme 1988 yılında girdim. Yine o zamanın şartlarına göre binlerce konut yaptım. Türkiye’de en büyük tuğla fabrikaları benimdir. O yönüm hiç bilinmez. Şu anda inşaatlarda kullandığım tuğlalar kendi tuğlalarım.

Projelerinizin arsalarını ne zaman aldınız?

Ben daha o zamanlar İstanbul’un ne yöne doğru büyüyeceğini gördüm. Şu anda 1980’li senelerde aldığım araziler üzerine inşaatlar yapıyorum. O zamanlar kazandığım paraların çoğunu araziye yatırdım. Şimdi o zamanlar yaptığım yatırımların meyvelerini topluyorum.

Halk sizi ne zaman tanıdı?

Bizi My Concept projeleriyle tanıdılar ama ben ondan önce de 1980’li senelerde 300-500 konutluk çok büyük inşaatlar yapmıştım. Biz My Concept projesiyle 5 yıldızlı otelde aranan tüm yaşam standartlarını orta gelirli insanların erişebileceği hale getirdik. İnsanlar için konut başını sokacağı bir yer iken My Concept ile yaşam biçimi ve statü oldu. Bu tür projelerde en büyük engel arazi bulmaktır. O da zaten bende vardı. Sonuçta hızlı bir büyüme yakaladık.

Reklamlarda oynama fikri nereden çıktı?

Benim reklamda oynamam, çalıştığımız ajansın fikriydi. Teklif geldi biz de neden olmasın dedik. Çok da başarılı oldu.

Sizin bu kadar ön planda olmanız bir strateji mi?

Hayır. O benim kendi yapımdan kaynaklanıyor. Ben kabına sığan bir insan değilim. Elhamdülillah Ofluyum. Ama doğma büyüme İstanbulluyum. Karadenizliliğin verdiği bir ataklık var. Bir de ben şuna inanırım; ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol! Hayatım boyunca şeffaf olmaya çalıştım. Bizde bütün kararlar ortak alınır. Her ne kadar kamuoyu önünde ben ön planda olsam da aslında Türkiye’nin en kurumsal şirketiyiz.

Ekranda çok rahatsınız. Oyuculuğu düşünür müsünüz?

E tamamen duygusal! Yani paraya bakarız.

Nasıl bir rolde oynamak istersiniz?

O işin esprisi. Herkes diyor ki güzel oynadın. Reklam filmini çeken Sinan Çetin’in söylediği şu; hayatımda çektiğim en kolay film oldu. Burada oyun yok zaten. Ben neysem onu çektik. Bende her sahne bir kerede çekildi biliyor musunuz. Herhalde doğal halim insanlara sempatik geldi.

Hayatınızda örnek aldığınız biri var mı?

Benim en büyük idolüm babamdır. Liderim olmuştur. Arkadaşlarım orada burada gezerken ben mühendislerin başına gidiyordum. Çalışma şevkini de babamdan aldım. Hırsım vardır. Risk almayı severim. Ama hırsım, aklımın önüne geçmemiştir. Babamın “Parayı başının üzerine alırsan paranın ağırlığı seni çökertir, ama parayı ayağının altına alırsan seni yüceltir” sözü, benim hayat felsefem olmuştur.

Size Türkiye’nin Donald Trumph’ı yakıştırmasına ne diyeceksiniz?

Ben onu tanımam. Amerika’da başarılı olmuştur. Ama her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. Onunki farklı benimki farklı. Ben öyle düşünmüyorum.

Sakıp Ağa’ya benzetilmek hoşunuza gidiyor mu?

Sakıp Ağa gerçekten iş hayatında babamdan sonra örnek aldığım kişidir. İş hayatına önemli vizyonlar katmıştır. Önemli katkı sağlamıştır. Vefatını öğrendiğimde ağladım. Beni ona benzetenlere teşekkür ederim, gurur verici ama ben o grupta Ali Sabancı’yı rahmetli Sabancı’ya benzetiyorum.

Yurt dışı projeleriniz var mı?

Yurt dışında 1981 yıllarında girişimlerimiz oldu. Şu anda başta körfez bölgesi olmak üzere çok ciddi teklifler geldi. Bizde görünmez kahraman çoktur. Ekip çalışmasına çok önem veririm. Projelerimiz çok yoğun. Yakın zamanda düşünmüyorum.

Gelecekle ilgili neler düşünüyorsunuz?

Türkiye dünyada kendi gücünün farkında olmayan ender ülkelerden biri. Ben Türk ekonomisinin dinamizmine her zaman inandım ve her kriz döneminde iş yaptım. 2001 krizinde herkes yandık, battık derken ben çıktım beş tane projeye aynı anda kazma vurdum. Bankalarda konut kredisi diye bir ürün yoktu, faizler yüzde 150-200’dü. Ben yaptım. Sattım ve kazandım. Benden alan kazandı. 2009 küresel krizinde de aynı şeyi yaptık. Krizin başladığı dönemde durmayacağız, devam edeceğiz dedim. Bugün küresel kriz Türkiye’ye teğet geçtiyse bunun sebeplerinden bir tanesi de kesinlikle My City projesidir. O projeyle biz sadece inşaat sektörünün değil beyaz eşya, otomotiv sektörünün de önünü açtık. Doğru işler yaptığınızda Türkiye’de her zaman iş var diye düşünüyorum. 

Araba koleksiyonunuz dillere destan. Lüksü seviyor musunuz?

Ben neysem oyum. Toplumda zenginler böyle şeylerden çekinirler diye bir algı var. Ben 1 Mayıs’ta Gazi Mahallesi’nde üstü açık Rolls Royce arabamla arazi baktım. Halkın içindeyim. Oradan geliyorum. Lisedeyken altımda son model Mercedes vardı. Lüks arabalarla şantiyelerimi gezerim. Millet ciple girmez. O kadar para verdim. Bebek’te de gezerim en varoşa da giderim.

Lüks yaşam sizce ne?

Ben lüks yaşamıyorum ki! Benim en büyük lüksüm arabalarım, giydiğim elbiselerdir. Ben bir kere Bebek’te kahvaltı yapıyorsam en az üç kere beş kere şantiyede amelelerim ile birlikte kahvaltı yapıyorum. O zeytin ekmeği, soğan ekmeği yemek, beni Bebek’teki kahvaltıdan daha çok mutlu eder. Mesela gece saat 11’de şantiyeye gider toplarım insanları, “Hadi mangal yapacağız” derim. Sevgililerimle bile cumartesi pazar şantiye gezerim. O yüzden de sevgililerimle ciddi problem yaşarım.

Nerelere tatile gidiyorsunuz?

Aslında her gün tatil yapıyorum. Tatil dediğin nedir? Sevdiğin işi yapmaktır. İşim olmazsa ben sudan çıkmış balık gibi olurum. Tatilim en fazla bir günlüktür. Onlarda da işle birlikte olur. Günde ortalama 16-18 saat çalışıyorum.

Cem Yılmaz ‘İşimizi elimizden alıyorsun’ dedi”

 Yeme içme ile aranız nasıl?

Çok midesine düşkün bir insan değilim. Masamda on çeşit yemek olsun isterim. Ama bir tanesiyle karnımı doyururum. Diğerlerine bakmam. Balığı çok severim.

Giyiminize ne kadar harcıyorsunuz?

Mağaza gezmem. Sıkılırım. Benim zevkimi bilirler, ofise gönderirler. Aralarından seçerim. Tom Ford’un çizgilerini çok beğeniyorum.

Hayatınızı anlatan bir kitap yazmayı düşünüyor musunuz?

O konuda çok talep, teklif geliyor. Ama daha yaşım genç. İleride olabilir.

Gençlere başarı için ne tavsiye edersiniz?

Şimdiki gençlik çok çabuk sıkılıyor. En ufak bir engelde hemen geri dönüyorlar. Benim karşıma duvar çıksa deler geçerim. Gençler o duvarı nasıl geçeceğini hesaplamalı. Sabırlı olmalılar.

Sanat camiasından kimlerle görüşüyorsunuz?

Herkesle görüşürüm. Tarkan kardeşim gibidir. Fasıl yaparız. En son Cem Yılmaz “Abi mesleğimizi elimizden alıyorsun” dedi.

Bana öyle bir şey söyleyin ki sizi tanıyanlar şaşırsın!

Çok sıradan, sade, vasat bir adamım. Bende yapmacık hiçbir şey yok.

Aşk için neler söyleyeceksiniz?

Önce çocuklarıma sonra işime aşığım. Ondan sonra aşkım gelir. Balık burcuyum. Duygusalım.

Çapkın mısınız?

Aslında öyle değilim. Ben her gün dışarı çıkan bir insan da değilim. İlişkilerimde uzun süreli istikrar var. Çok kısa ilişkileri sevmem. Bir şey yaşıyorsam hissetmem lazım.

Sizce iyi bir aşık mısınız?

Evet. Eğer biriyle berabersem koluma takıp adam gibi giderim. Bende gizli saklı yok. Öbür çapkınların eline su dökemem. Çorap değiştirir gibi sevgili değiştiriyorlar. Ben öyle değilim.

Resmi nikahlı eşiniz var. Bu ilişkiler sorun olmuyor mu?

Evliyim ama evimizi tamamen ayırdık. Çocuklarımın annesi. Benim için son derece kutsal. On iki senedir eşimden ayrıyım.

Eşinizden neden hukuken de ayrılmıyorsunuz?

Daha önce “O benim diğer kadınlara karşı sigortam” demiştiniz. Bu hala geçerli mi? Doğru o benim sigortam. Çünkü çok talibim var.

Aşık olursanız ayrılır mısınız?

Evet aşık olursam ayrılırım. Eşim de bir zorluk çıkarmaz. Anlayış gösterir.

Aşkı istiyor musunuz?

Tabii. Ben çok duygusal bir insanım. Bakma böyle göründüğüme!

Cömert bir sevgili misiniz?

Evet. Eğer bir ilişki varsa, sevdiğim insanı mutlu etmek beni de mutlu eder. Ama ilişkilerimde sadece maddiyat yoktur. Onu hissettiğimde kesinlikle öyle bir ilişkide olmam. ¦ Bir kadın hangi özellikleriniz için sizi tercih edebilir? Bir kere çok şakacıyım, eğlenmeyi severim. Kadınla sadece yatak paylaşılmaz. Onunla hayatı paylaşırım. Sohbet ederim. İşimde çok ciddiyimdir. İşin dışında başka şeylerle de mutlu olmam lazım.

Bir kadında sizi ne etkiler?

Fiziki özelliğinin yanında kafasının dolu olması, espritüel olması, oturup kalkmasını bilmesi gerekir. Dürüst olması çok önemli.

Sevgililerinizin yaşı 25’i geçmiyor neden? Daha mı genç hissediyorsunuz?

20’nin altına inmem 25’in üstüne de çok çıkmam. Ben zaten 22’yim. Gönlüm ise 18.

Kadınlarda en sevmediğiniz huy nedir?

Nankörlük, yalan ve riya.

Duygusal olduğunuz noktalar ne?

Çocuklarım. Gerek oğlum gerek kızım çok iyi yetişiyorlar. Bizde aile bağları çok önemlidir.

Sizi en çok ne mutlu eder?

Çok hümanist bir insanım. İnsanları çok severim. Benim varlığımın eşime, dostuma, ülkeme bir faydası yoksa Allah bana o varlığı vermesin. Yaptığın işi başardığın zaman arkasından para geliyor. Amacım sadece para kazanmak değil. Katma değer yaratmasını bilen bir insanım. Bu ülkede çalışıyorum, bu ülkede kazanıyorum, insanlara aş, iş verebiliyorsam beni en çok bu mutlu eder.

(Bu yazı, 31.10.2010 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır.)

4