Ruhu arındırma metotları

Bedenen ve ruhen, ilkbahara girmek üzereyiz. Kış boyunca alınan kilolar, yaşanan iş stresi ve benzeri sorunlardan oluşan depresyon hali, baharın gelişiyle son buluyor. Reem Nöropsikiyatri Merkezi'nden Nöroloji Uzmanı Doktor Mehmet Yavuz ruhunuzu arındırmanın yöntemlerini anlatıyor

19 Mart 2011, Cumartesi 05:00
A A

ESRA ÖZÜBEK

eozubek@doganburda.com

Hangimizin başına en az bir kez gelmemiştir ki? Günlük hayatın yol açtığı stres, kış ayları boyunca alınan kilolar, benzeri bir sürü sıkıntı... Sonra da ‘hoşgeldin depresyon’... Aslında bahar ayları hem o stresten hem kilolardan hem depresyondan kurtulmak için mükemmel bir fırsat. Özetle; bir taşla üç kuş vurabiliriz baharda.

Bunu gerçekleştirmek için uyulması gereken kuralları Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz açıklıyor. Dr. Yavuz “Yaşantımızda dikkat edeceğimiz ufak detaylar ve beslenme alışkanlığımızdaki değişiklikler, hem depresyon sebebi olabilecek kilolardan kurtulmanın hem de stressiz bir hayat yaşamanın anahtarı” diyor. İşte detaylar:

Derin nefes alın

Sırtınız dik oturun veya ayakta durun. Yavaş ve derin nefes alın. Hava vücudunuza doldukça karnınız şişecektir. Nefes alışınızı hissetmek için elinizi karnınıza koyun. İçinizi olabildiğince havayla doldurduktan sonra birkaç saniye nefesinizi tutun. Şimdi bir mum üflüyormuş gibi nefesi dudaklarınızın arasından verin. Nefes vücudunuzdan çıkarken hissettiğiniz duygu üzerinde yoğunlaşın. Bu işlemi dört-beş kez tekrarlayın, sonra da birkaç dakika sakince oturun.

Hobilerinizi günlük hayata dahil edin

Sevdiğiniz işlerle uğraşmak stresi azaltmanıza yardımcı olur. Nelerden hoşlandığınıza karar verin ve bunları düzenli yapmaya çalışın.

Yaşamınızı aktifleştirin

Bahçe veya ev işleriyle uğraşın. Kısa bir yürüyüş bile stresle baş etmenize katkıda bulunur. Daha aktif olmak için neler yapabileceğinizin listesini hazırlayın. Her hafta veya iki haftada bir listenize yeni maddeler ekleyin. Mesela, bir kır ya da dağ evi gezisi veya yurt dışı seyahati, hayatınıza farklı bir anlam getirebilir.

Pozitif düşünün

Olaylara çok yönlü bakabilmek, nedenlere takılmadan çözüme odaklı düşünmek, yılgınlık duygusunu asla yaşamamak, yaşanan her olaydan bir ders çıkarmaya çalışmak size iyi gelecektir.

Uzak planlar yapmayın

Gelecek belirsizliklerle doludur. Uzun vadeli planlama, hayal kırıklığı ile sonuçlanabilir. Tabii ki hepten plansız programsız yaşamayın. Sadece uzun vadeli planlarınıza çok yoğunlaşmayın ve gerçekleşmeme ihtimalini göz önünde bulundurun.

Önceliklere dikkat!

Yapacağınız işleri önem sırasına göre derecelendirin ve en önemlisinden başlayın. Zira önünüzde çok önemli bir iş varken, ikinci derecede önem taşıyan görevleri yapmak hem daha fazla stres oluşturur hem hata ihtimalinizi arttırır.

Randevularını organize edin

Randevularınız arasında zaman bırakın, iki randevu arasında mutlaka olabilecek ekstra bir iş için gereken zaman dilimini ayırın. Böylece zamandan kazanırsınız. Ayrıca, bu uygulama bir randevunuzun umduğunuzdan uzun sürmesi halinde bunu stres yapmanızı önleyecektir. Stresli işlerin organizasyonunu bir araya sıkıştırmayın. Örneğin, işte yoğunsanız o gün arkadaşlarınızı eve davet etmeyin.

“Hayır” demeyi öğrenin

Yapabileceğinizden daha fazlasına söz vermeyin.

Yardım isteyin

İhtiyaç duyduğunuzda ailenizden ve arkadaşlarınızdan yardım isteyebilirsiniz. İyi bildiğiniz bir konu bile olsa şeflerinizle ya da arkadaşlarınızla istişare edin. Bu durum, gözden kaçırdığınız bir detayı görmenizi, hatırlamanızı sağlayabilir, daha emin ve güvenli hareket etmenizi sağlar. Unutmayın ki, patronlar, işini çok iyi bildiğini düşünüp kimseye danışmayanları değil, işe çok hâkim olmasa bile sürekli görüş alan elemanları tutarlar.

Düşünceli işveren olun

Eğer bir işverenseniz ve yönetiminizde birçok insan varsa, onlara rahat çalışma imkânı sağlayın. Çalışanlarınızı yoğun elektronik cihazların bulunduğu odalara hapsetmeyin. Çalışma ortamında birçok elektronik cihazın olması iş ve işçi sağlığı açısından olumsuzluğa yol açar. Verimlilik düşer, çalışanlarda baş ağrısı, baş dönmesi, halsizlik, kırgınlık, odaklanamama gibi şikâyetler başlar. Böylece stres eşiği çok düşer, elemanların zorluklara karşı dayanıklılığı ve mücadele gücü azalır.

Motive edin

Çalışma ortamlarında hoş kokulu bir ya da bir kaç çiçek bulundurursanız oradaki herkes memnun kalacaktır. Çünkü güzel kokuların, insanda yarattığı motivasyon gücü, tahmin edilenden fazladır. Yapılan araştırmalar, duyumsamaktan zevk aldığımız kokuların stres düzeyini çok düşürdüğünü saptadı. Limon, zambak, lavanta, mango kokuları hem bağışıklık sistemini güçlendirir hem stresin fizyolojik ve psikolojik etkilerini ‘tolere edilebilir’ düzeye getirir.

Beslenme alışkanlığı değişmeli

- Mümkünse her gün aynı saatte kalkın ve sabah kahvaltısı sakın atlamayın.

- Öğün atlamayın, ara öğünlerle günlük öğün sayınızı arttırın. Mesela, iki tabak yemek yiyecekseniz tabaklardan birinde yemek değil, salata olmasına dikkat edin.

- Açık büfe restoranlardan uzak durun. Siparişlerinizi, mümkünse tezgâhtaki yemekleri görmeden verin.

- Her gün bol su için.

- Yemeklerden sonra dişlerinizi fırçalayın. Diş fırçaladıktan sonra muhtemelen canınız bir şey yemek istemeyecektir.

Egzersiz olmazsa olmaz

- Sporu hayatınıza dahil etmek için özen gösterin. Egzersize vakit bulamadığınızda ya da kısıtlı zaman ayırabildiğinizde, günlük hayatınızı daha enerjik ve aktif hale getirebilecek ufak detaylar katın.

- Açık hava yürüyüşlerini ve oksijenin yoğun olduğu yerleri tercih edin.

- Kısa mesafelerde aracınızı kullanmayın, yürümeye özen gösterin.

- İşyeriniz, eviniz asansörlü ise bu tembel işini bırakın, merdivenleri kullanın.

- İşiniz masa başında olmanızı gerektiriyorsa arada bir yerinizden kalkıp ofisi dolaşın, gün içinde vücudunuzu hareketsiz bırakmayın.

- Her gün mutlaka duş alın. Suyun tedavi edici etkisini unutmayın. Önce sıcak, sonra soğuk su geçişleri de vücuda jimnastik yaptırmak demek.

(12.03.2011 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır.)

3

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;