Rutin dışı

Pazartesi, 26 Eylül 2016 - 16:00

Tutukluluk, hani istisnai bir durumdu? “Bizden değilse” tutuklanmalı.

“Bizdense” tutuksuz yargılanmalı.



Siyasi davalar şöyle dursun. En basit trafik suçundan, her türlü darp ve gasp’a kadar, tahliye kararları sökmez oldu.

“Tekrar yakalama emri.” Niye? Kamuoyu baskısı var diye. Bu mahkemeler, kamuoyu baskısına göre mi karar versin yoksa yasalara bakarak mı?



Hele ünlüyseniz...

Ya da ünlü bir aileye mensupsanız işiniz zor. Kamuoyu baskısı, sizin hakkınızı hukukunuzu çiğneyip geçebilir. Kaldı ki... Hangi kamuoyu bu?

Ortaya sandık koyup oylama mı yaptınız? Bari beraat vereydiniz. Ya da müebbet.

- Olmaz böyle şey.



Devletin kapısına bacasına, 3 bin kişi toplayıp organize olabilenler, bize bunu kamuoyu baskısı diye yutturuyor.

Buna tenezzül etmeyenler ya da kimsesi olmayan garibanlar, kaderlerine katlanıyor.

Sinan Çetin gibi terbiyeli insanlar ise, devlete ve adalete olan saygısından, kenara sessizce çekilmiş, oğlunun akıbetini bekliyor.



Siyasete dönersek...

Darbe fırsatçılığı yakışık almaz. Çok doğru... Almaz. Lakin sap ve saman gerekçesini sömürüp, darbecileri korumak, hiç yakışık alır mı?

Yargı’nın elini kolunu bağlayarak hangi diyet borcunu ödeme peşindeler acaba?