Saatçi'ye ayar verme enstitüsü

Çarşamba, 04 Kasım 2009 - 07:37

Ezeli rakibine tek küfreden Ercan Saatçi miymiş? Değilmiş. Değil elbet.

Bunun dışında…

Omzuna Fenerbahçe dövmesi yaptıran tek kişi de değildir eminim.

Galatasaray’ın sarı-kırmızının yanı sıra yeşili de kullandığı tribün şovundan sonra PKK iması yapmak sadece onun aklına mı gelir? Hiç sanmam.

Yetenek yarışmasına katılan genç kıza Ahmet Kaya şarkısı söyledi diye “23 Nisan’da öyle şey söylenmez” diye özetlenebilecek şekilde köpüren milyonlarca insan vardır. Saatçi de onlardan biridir.

Hepsi bu kadar değil. Türkiye’de ilk ve tek olarak becerdikleri de var.

“Ebabil bir kuştur, sözünden dönen…” kalıbını, popüler bir şarkıda kullanan tek kişidir. Ya da “Biz burdayız gitmeyiz / Ülkemizi bekleriz / Karşı çıkan olursa”nın ardına imalı bir sessizlik yerleştirmenin ve bu yaptırımı hayal gücümüzle bırakmanın haklı gururunu da kendisine teslim etmeliyiz. Onun buluşudur.

Ama şöyle böyle 15 yıldır Saatçi’ye kızan herkes ona bir şekilde alıştı.

Onun şiddete yakın duran, kendine uymayanı aşağılayıp çirkin gösteren tarzı her geçen gün daha az rahatsız edici hale geldi.

Diyorlar ki “Hürriyet gazetesinin spor koordinatörü olduğu için karşı lobi devreye girdi. Yoksa neden bilmem kaç yıllık görüntü şimdi sızdırılsın?”

Hikayenin tamamını bilmiyoruz, belki de hiç bilmeyeceğiz.

İş her zamanki gibi döndü dolaştı, “Siz de Kızılderilileri kestiniz” haline geldi. Bütün spor yazarları, spor müdürleri, gazeteciler ezeli rakiplere küfredermiş özel konuşmalarda. Olabilir.

Ama Saatçi’nin farkı şurada: Onun “Nasıl s… Galatasaray’ı” derkenki ruh halinin, her günkü gazeteye yansımasından endişelenmek doğal. Bir güven bunalımı var yani. Nitekim “Saatçi’ye ayar verme enstitüsü” bu videodan önce çalışmaya başlamıştı. Yani onun şarkılarıyla konuşursak “Sayenizde” gibi değil de “Yellenme Üzerine” gibi sayfalarla karşılaşma endişesidir söz konusu olan.