Sacit Aslan'ı arıyoruz!

Salı, 05 Ağustos 2014 - 05:00

TV program boşluklarından kaynaklı olsa gerek Ramazan bittikten sonra kendimizi iyiden iyiye magazin alemine verdik... İstatistiklere göre memleketin topyekûn sahillere aktığı en kalabalık tatil günlerini de ardımızda bıraktık. Ama belli ki bir şekilde plajlarda, orada burada göz göze gelme imkanımız olduğu şöhretlerin yaz hayatını da daha bir iştahla izler hale geldik... Uzatmayalım; “Canlı Canlı”, “Hey Canlı” filan derken bütün magazin klasikleri ekranda yerini aldı. Sadece hafta içi her sabah alıştığımız üzere magazin/yorum programları şu sıralarda sezonluk pardon hakkını kullanıyor (Aramızda Kalsın/ tv8 hariç)... Pardon dedim ya; bu tür programları “Dobra Dobra” ile tanımış ama hakkını vermeli ki Sacit Aslan’ın olağandışı yorumlarıyla benimsemiştik... Bizim POSTA’nın magazin müdürü Müge Dağıstanlı ve Gülşen Yüksel’in en hakikatli rakibi de onun yorumları oldu. Herkes hakkını verecektir... Müge ve Gülşen hâlâ ekranda. Ve kendi alanlarında bir rekora doğru koşuyorlar, bu iyi. Ama Sacit Aslan’ın, yani TV’den biraz anlayan birinin bile “cebinde reytingle gezen adam” olarak tanımlayacağı “halk adamının” ekrandaki boşluğuna alışamıyorum... Herkesin yaptığı iş değerli; ama bazıları dediğim gibi klasik olmuş ve olmaya aday iş ve isimler. Eksiklikleri fena belli oluyor. Magazinin o binbir rengi bile tuvaldeki o rengin yokluğunu kapatamıyor!

[[HAFTAYA]]

BENCE MERYEM SUNUCU OLACAK!

“Muhteşem Yüzyıl” dizisinde canlandırdığı Hürrem Sultan karakteriyle ilk işi itibarıyla hayatımıza zirveden giren Meryem Uzerli deyim yerindeyse yapımcıları peşinden koşturuyor... Bir süre önce Acun Ilıcalı’nın bir formatının içinde olacağı kulisi yayılan genç oyuncunun şaşırtıcı bir ters köşe yapacağını duydum... Bunun şimdilik bir dizi çalışması olmadığını söyleyeyim. Meryem Uzerli henüz görmediğimiz o “anne” haliyle karşımıza geçip, izleyiciyi bir hayli kendine bağlayacak gibi geliyor bana... Oyunculuğunun dışında farklı yeteneklerini de göz önüne sererek. Demedi demeyin...

Huysuz onursal başkan!

“Benzemez Kimse Sana” önümüzdeki eylül ortası Star TV ekranlarında olacak bir TV klasiği. Malumunuz geçtiğimiz yıllar içinde hiç fark etmediğimiz yetenekleriyle şöhretlerimize değer katmıştı... Huysuz Virjin olarak anılan Seyfi Dursunoğlu’nun lokomotifliğini üstlendiği jürisinden tutun da içinden lamba cini çıkan Ümit Erdim, Uğur Arslan, Ömür Gedik ve daha nice şöhretleri başka bir hatta sürükleyen yarışmanın bu yıl farklı isimlerden oluşan yarışmacı kadrosuyla ciddi bir ses getireceğini duyuyorum... Şimdilik Eda Taşpınar, POSTA Gazetesi Yazı İşleri Müdürü ‘Aşk Doktoru’ Mehmet Coşkundeniz gibi isimleri yarışmacı kadrosuna katan “Benzemez Kimse Sana” yarışmasının bu dönem Uğur Arslan’ı şaşırtıcı bir içerik, sağlık sorunları yaşayan Seyfi Dursunoğlu’nu da bir “onursal başkan” sıfatıyla seyircinin karşısına taşıyacağı netleşti. Başka netleşen gelişmeler de var; ama ağır sürpriz barındırdıkları için havasını kaçırmayalım. Gelecek sezonun çok konuşulacak bu işine daha başlamadan “başarılar” temenni edelim...

Mehmet Ali uyandı!

Yirmi sekizinci bölümü yayınlanırken “Eyvah Düşüyorum” (Star TV) yarışmasının bir yerinde Mehmet Ali Erbil şöyle bir itirafta bulundu; “Durun bir dakika, galiba ben bu formatı öğrenmeye başladım!”... Birçok izleyicinin gözünden kaçan bu önemli ayrıntı aslında Mali’nin alışık olmadığı formatlar karşısında samimi bir tepkisiydi bana göre... Neyse, meselemiz bu değil. Uzun bir süredir yeni sezon için Star TV’de yapacağı bir format aranan Mehmet Ali Erbil’e cillop gibi bir yarışma bulundu... Yapım şirketi Endemol tarafından tasarlanan yarışmada Mehmet Ali Erbil yine alıştığımız Mali olarak karşımıza çıkacak. Yeni formatına şimdiden ısınan Mehmet Ali Erbil’in keyfi yerinde diye duyuyorum... Mali’den beklediği performansı ikiye katlayacak olan Star TV yöneticilerinin de durumu farklı değilmiş. Hadi hayırlısı...

Ya aynı kadraja girerlerse?

“Diğer Yarım” (atv) dizisinde Asiye karakterini canlandıran Gülen Karaman aslında sesine bir hayli aşina olduğumuz bir seslendirme sanatçısı. Aşinalığımız da görkemli dizilerin vazgeçilmez oyuncusu Nebahat Çehre’ye verdiği sesinden kaynaklanıyor... “Aşk-ı Memnu”dan itibaren yaklaşık her şatafatlı dizide bir miktar ceberut anne veya kayınvalide rolleriyle alıştığımız Nebahat Çehre’nin aksine Asiye rolündeki Gülen Karaman hakikaten farklı bir portre çiziyor. Göz Asiye’yi izlerken kulak Nebahat Çehre’yi dinliyor olunca bizde devreler bir inceden yanıyor sevgili okur... Hayır, düşünsenize her iki aktristin de yanlışlıkla aynı diziye düştüğünü. Hakikaten insanın kendini sorgulayacağı bir paradoks çıkmaz mı ortaya? Allah korusun diyelim!