Sadece bir seçim

Pazar, 12 Haziran 2011 - 05:00

Dün yolda Radyo Habertürk’ü dinledim.
Pakize Suda, gençlere mikrofonu uzatmış soruyordu:;
- Türkiye’nin en uzun nehri?
- Nil Nehri.
Alkışlar.
Bir başkasına soruyordu.
Çoğu da öğrenci:
- Türkiye’nin en uzun nehri?
- Mississippi.
- Türkiye’nin en uzun nehri?
- İzmir.
Aman yarabbi... Bunlar belki de benim okuyucularımdır. Bugün oy kullanacaklar, imdat.

[[HAFTAYA]]

* * *

Siyaset yasak olduğu için, bu pazar kıyıdan gidiyoruz.
Niye yasak sahi?
Vatandaşın atacağı oyu etkilemeyelim diye.
Vay be.
Koca yıl etkilemeyi becerememişiz, son gün etkileyeceğiz.
İyi ki de etkilenmiyorlar. Bizden daha düzgün karar verecekleri muhakkak...
Türkiye’nin en uzun nehri’ni Tuna Nehri zannediyorlar ama siyasette kendilerine nereden hayır geleceğini gelmeyeceğini fevkalâde biliyorlar.
Renk de vermiyorlar.
Sessiz ve derinden.

* * *
Buna mukabil, işi ölüm-kalım noktasına vardıran çok okumuşlar, çok bilmişler var. Herşeylerini ortaya koydular, mesleklerini ve kariyerlerini tehlikeye attılar.
Kader seçimiymiş.
Türkiye’nin bek’ası oylanıyormuş.
Yok öyle şeyler.
Sadece bir seçim bu.
İktidarı ve muhalefeti belirleyecek, o kadar.
Birileri kazanacak, birileri kaybedecek... Gelecek sefer bir daha yarışacaklar...
Yâni, dünyanın sonu değil.

* * *

Ben şuna bakarım.
Bugün... sonuç ne olursa olsun.
- Laiklik elden gitmeyecek.
- Din elden gitmeyecek.
Güzel kızlar, yarın yine Ege Sahilleri’ne akacak. İkoncanlar yine gazetelerde boy gösterecek... Fenerbahçe, Galatsaray yine sezona hazırlanacak. Benim Beşiktaş belki bir golcü daha alacak.
Ne güzel yahu.
Seçim var.
Ve kim kazanırsa kazansın, Atatürk kaybetmeyecek. Çünkü ilk def’a seçime girmiyor.
Şimdi söyleyin bakalım, Pakize ablanıza cevap verin:
- Türkiye’nin en uzun nehri hangisidir?